"Cengiz Semercioğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Cengiz Semercioğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Cengiz Semercioğlu

Kimlik bilgilerimiz ortalığa saçılmış, biz Hürriyet’in manşetini tartışıyoruz

50 milyon Türk vatandaşının nüfus kayıtları çalınmış...

Hepimizin ev adresinden ana-baba adına kadar her şeyi ortalığa saçılmış...
Başbakan Davutoğlu’nun bile kişisel bilgileri ele geçirilmiş...
Bu skandalın neden kaynaklandığı sorgulanacağına, Hürriyet’in manşeti tartışılıyor...
Hürriyet ilk günden beri bu konunun üzerine gidiyor çünkü geçiştirilecek bir mesele değil...
Belki de 3-5 ay sonra hepimizin başına türlü işler gelebilecek...
Kimlik bilgilerimizi ele geçirenler tapu işlemlerinden kredi işlemlerine kadar pek çok dolandırıcılığın kapısını zorlayacaklar...
Bilgilere ne kadar kolay ulaşılabildiğini göstermek için Hürriyet önceki gün, Beren Saat, Kenan İmirzalıoğlu ve Kıvanç Tatlıtuğ üzerinden konuyu manşete taşıdı...
Üç oyuncunun da kimlik bilgilerini kapatarak durumun vahametini ortaya koydu...
Haberde yer alan kimlik bilgilerinde sadece oyuncuların adı-soyadı ve cinsiyeti görünüyordu...
Geri kalan tüm bilgiler arkadaşlarımız tarafından gri bantla kapatılmıştı...
Çözüm tüm TC kimlik numaralarını değiştirmek mi, yoksa başka bir şey mi, tartışmamız gereken buyken, Hürriyet’in bu manşeti tartışılıyor...
Manken Didem Soydan bu manşeti “deşifre kimliklerle neler yapabilirsiniz dersi” olarak değerlendirip, “Bir de üstüne üç ünlü ismin bilgilerini kapayıp matah bir iş yapmış gibi ‘buraları kapadık’ yazmışlar” tweet’ini attı...
Matah olmayan ne yapsaydık sevgili Didem, bilgileri açık mı bıraksaydık...
Ayrıca o haberde ne var? Bu bilgileri şöyle indirebilirsiniz, böyle ulaşabilirsiniz diye yol mu gösteriliyor?
Herkesin konuştuğu ve merak ettiği konuya üç ünlü isim üzerinden dikkat çekiyor...
Hadi Didem’in bunu yapması yine anlaşılır bir durum; okur olarak hissiyatı böyle olmuş, yanlış değerlendirme yapmış der geçeriz...
Gazeteci değil çünkü...
Peki Didem’in tweet’ini alıp manşetlere taşıyan, oradan Hürriyet’e sallama fırsatını kaçırmayanların gazeteciliğine ne diyeceğiz...
Dünkü Günaydın’ı görünce vallahi bu arkadaşların Hürriyet kompleksine aklım ermez oldu artık...
“Didem Soydan’dan Hürriyet’e büyük tepki” diye manşet yapmışlar haberi...
O haberi “dolandırıcılara yol göstermek” diye görenlerin gazeteciliğinden, zekasından, aklından şüphe ederim...
Ünlülere bir tavsiyem var; hadi gelin denemesi bedava...
Oturup birlikte test edelim...
Sabah’a, Günaydın’a manşet olmak istiyorsanız Twitter’dan Hürriyet’e sallayın... Konu ya da ne dediğiniz hiç önemli, yeter ki sallayın...
Kendinizi bir gün sonra haber olarak Günaydın’da göreceksiniz...
Çünkü oradaki arkadaşlar ne dediğinize bakmadan alıp manşete koyarlar sizi...

İspark yerine parkmetre...

Kurulduğu ilk günden beri İspark’ın en büyük savunucularından biri benim...
İstanbul’da değnekçiliği bitirdiği, yollardaki otopark keşmekeşini bir düzene soktuğu için hep alkışladım...
Peki bugün geldiğimiz nokta ne?
İstanbul’da hiç olmayacak ara sokaklar bile İspark tarafından yönetilir hale gelmiş durumda...
İspark personeli için yollara kulübeler bile kuruldu...
Sonuçta bugün 23 ilçede 1300 personel ile hizmet veren dev bir yapıya dönüştü İspark...
Tüm dünyada otopark işleri otomosyana geçerken, bizde her gün daha fazla insan gücüne ihtiyaç duyan bir hâl aldı...
Günümüz teknolojisi, hızı ve otomasyonu ile İspark taban tabana zıt duruyor artık...
Bu yüzden İspark’ın sokaklarda parkmetre sistemine geçmesinin zamanı geldi...
Dünyanın pek çok modern şehrinde 10 yıllardır kullanılan bir sistem bu...
Aracını park edersin, hemen önündeki parkmetreye duracağın süre kadar para atarsın...
2 liraya 15 dakika, 3 liraya 30 dakika falan her neyse, park süresi satın alırsın...
Süreyi aştığında da hemen cezayı yersin...
Bizde işlemez o sistem demeyin...
Bal gibi de işler...
İspark’ın 1300 personelinden 300’ü gün boyu parkmetrelerin önündeki araçları kontrol etse iş çözülür...
Ona bile gerek yok, parkmetre süre aştığı anda arabanın plakasının fotoğrafını çeker...
Sürücüye cezayı evine postalar...
Ya da abonelik sistemi getirilir... Parkmetreli sistemin hayata geçeceği 40 tane yol bulunabilir...
Ama en kötüsü personel üzerine kurulu bugünkü İspark sistemi...
Başından beri alkışladığımız İspark’ın bu sistemi miadını doldurdu, İstanbul’a parkmetre sisteminin zamanı geldi artık...

Danışmanlığı en çok hak eden isim

Hidayet Türkoğlu’nun Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın başdanışmanlarından biri olması çok tartışıldı...
Erdoğan’a spor konularında danışmanlık yapmaya başlayan Hido’nun 60 bin lira maaş alacağı, korumalarla, zırhlı araçlarla dolaşacağı palavraları sıkıldı...
Öyle olmadığı görüldü...
Maaşının 9 bin lira olduğu resmi olarak açıklandı...

Kimlik bilgilerimiz ortalığa saçılmış, biz Hürriyet’in manşetini tartışıyoruz

Kusura bakmayın arkadaşlar da danışmanlık görevini en çok hak eden ve layığıyla yapacağına inandığım isimlerin başında geliyor Hido...
Erdoğan’ın yıllarca NBA’de görev yapmış, sporu çok iyi bilen Hidayet Türkoğlu’ndan danışmanlık almasından daha doğal ne olabilir...
Keşke bütün danışmanları böyle kalifiye olsa...
Ayrıca para üzerinden Hidayet’i eleştirmek de fazlasıyla saçma geliyor bana...
15 yıl NBA’da forma giyen bir basketbolcunun ekonomisinin hangi noktalara varacağını az buçuk tahmin edin...
Hidayet, Türk spor tarihinin en çok kazanan oyuncularının başında geliyor, 9 bin lira dediğiniz, 3 bin dolar, NBA’de
çerez parasıdır...

X