"Cengiz Semercioğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Cengiz Semercioğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Cengiz Semercioğlu

Hollywood’un 11 Eylül’ü

Akıllı telefonların hepimizin hayatına soktuğu korkunç bir gerçek var... Mahremiyeti korumak artık çok zor!

iCloud hesapları, bütün fotoğraflarımıza, bilgilerimize erişen telefon uygulamaları, chat programlarında paylaşılan fotoğraflar, görüntüler...
Bunları telefonumuzdan silsek bile tamamen yok olmadığı bir gerçek...
İşte akıllı telefon çağının en büyük korsanlık olaylarından biri gerçekleşti...
Bilgisayar korsanları 101 Hollywood ünlüsünün, fotoğrafları otomatik arşivleyen iCloud hesaplarını ele geçirdi...
İlk olarak Jennifer Lawrance’ın telefonundaki özel resimleri yayınladılar...
Dün de Kate Upton’ın...
Devamının geleceği söyleniyor... 101 ünlü isimden bahsediliyor...
İki gündür internet, Hollywood ünlülerinin çıplak fotoğraflarından geçilmiyor...
Hollywood’un 11 Eylül’ü bu...
İkiz Kuleler gibi özel hayatlara yapılmış en büyük saldırı...
En büyük yıkım...
Hollywood şokta, “Acaba benim de fotoğraflarım çıkar mı” diye endişeli bir bekleyişte oyuncular...
Daha önce de pek çok oyuncunun çıplak fotoğrafları, seks videoları ortaya çıkarılmıştı ama bu kadar geniş çaplı bir saldırı ilk kez gerçekleşiyor...
Akıllı telefon çağında herkes risk altında artık...
Özellikle de ünlüler...
Yıllardır paparazzilerin çektikleri fotoğrafları sonrası, mahremiyet ve özel hayat tartışması yapan ünlüler yağmurdan kaçarken doluya yakalandı.
Bizimkilere sirayet etmese bari...

Abdullah Gül, Black Box’a komşu oldu

Önceki gün 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün İstanbul’daki yeni çalışma ofisini gördüm...
Maslak’ta Sultan Aziz tarafından dönemin ünlü mimari Sarkis Balyan’a yaptırılan Ayazağa Kasrı’nı...
Abdullah Gül, iki katlı, her kata dört oda bulunan, yaklaşık 2000 metrekare kapalı alana sahip Ayazağa Kasrı’nı çalışma ofisi olarak kullanacak...
Müthiş güzel bina...
Bu kasrın hemen yanında ise İstanbul’un yeni konser mekanı Black Box yer alıyor...
Bu yaz Bob Dylan, Pixies ve Travis konserlerine ev sahipliği yapan Black Box 3500, ayakta seyirciyle 5000 kişiye kadar yükselen kapalı bir konser alanı...
Bu cumartesi de Black Box’ta Blondie konseri var...
Black Box’ın bir benzeri Bayrampaşa’daki Ora AVM’nin içinde vardı ama ne yazık ki AVM geçen yıl iflas edince, o konser mekanı da hayatımıza tam anlamıyla giremeden kullanılmaz oldu...
Maslak’taki Black Box’ı Pozitif işletiyor ve bu kış çok konuşacağımız bir yer olacak orası...
Ses sistemi, yalıtım son sistem ama ben yine de Gül’ün çalışma ofisinin buradaki kalabalıktan, gürültüden olumsuz etkilenip etkilenmeyeceğini merak ettim...
Çünkü bu yapıların tamamı Uniq İstanbul kompleksi içinde...
Black Box dışında hemen yanında MEF üniversitesi’nin iraladığı bir kampüs...
Uniq İstanbul’un içinde ofisler, restoranlar, serge alanları bulunuyor...
Bu kasım ayında açılacak Uniq İstanbul’a her gün 5000’e yakın ziyaretçinin gelmesi bekleniyor.
Bunların hemen yanında da Gül’ün çalışma ofisi...
Çankaya Köşkü’nün sakinliğine alışmış Cumhurbaşkanı Gül ve Hayrünissa Hanım’a fazla kalabalık gelir mi bilemedim...

Çocuğunuz 12 yaşına gelmeden izlemesi gereken 10 film

1 Yumurcak / The Kid (Charles Chaplin, 1921)
2 Oz Büyücüsü / The Wizard of Oz (Victor Fleming, 1939)
3 Kırmızı Balon / Le Ballon Rouge (Albert Lamorisse, 1956)
4 Şaka ile Karışık Sadri Alışık (Osman F. Seden, 1965)
5 Yellow Submarine (George Dunning, 1968)
6 Pal Sokağı Çocukları / A Pal Utcai Fiuk (Zoltan Fabri, 1969)
7 Willy Wonka ve Çikolata Fabrikası (Mel Stuart, 1971)
8 Neşeli Günler (Orhan Aksoy, 1978)
9 The Muppet Movie (James Frawley, 1979)
10 E.T (Steven Spielberg, 1982)
Sinema eleştirmeni Burak Göral’ın “Bir Film Sevdim” adlı blog sayfasından aldım bu listeyi...
Aslında Burak 1920’lerden başlayarak günümüze 60 filmi listeye almış ve bu filmlerin nereden nasıl bulunacağını da yazmış...
Ben onların içinden yukarıdaki en beğendiğim 10’unu seçtim, listenin tamamını görmek için blog sayfasını ziyaret edebilirsiniz...


THY reklamı: 10 Vakıfbank: 8

Biz milli takım sponsorlarının, gaza getiren, destekleyen, duyguları ayağa kaldıran reklam filmlerini milletçe seviyoruz...
Bunun şahikası 12 Dev Adam’dır...
Şimdi aynı anda hem Erkek Milli Basketbol Takımı’nın hem de Kadın Milli Voleybol Takımı’nın reklamaları dönüyor ekranda...
Dünya şampiyonasından mücadele eden basketbol takımının sponsor THY...
23 Eylül’de oynanacak dünya kupasına katılacak voleybol takımının sponsor ise Vakıfbank...
THY reklamı fikir olarak daha iyi...
Sokaktaki vatandaş milli basketbol takımı oyuncularını turnuvaya hazırlıyor...
Çıkardıkları zorluklarla son antrenmanlarını yaptırıyorlar ve takımı test ediyorlar...
Vakıfbank’ın “Bizim Kızlar Hazır”da ise çok klasik bir anlayış var...
Düşen süt şişesini, kaçan balonu yakalayan kadın voleybolcular...
Ben birbirine benzer tarzdaki iki reklamı da sevdim...
THY’nin fikri daha hoşuma gittiği için de birine 10, diğerine 8 verdim...
Bu arada iki reklam filminin de müziklerini iyi olduğunu söylemeliyim...

Cihangirli Başbakan!!!

Benim aklımda Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun 2000’li yılların başında Cihangir’de oturduğu kalmış...
Nereden mi çıkarıyorum bunu...
2003’te Başka Yerde Yok programını hazırlıyordum, Mehmet Barlas o dönemki sunucusu...
Irak Savaşı çıkınca o dönem Beykent Üniversitesi’nde hocalık yapan, dış ilişkilerde uzman Ahmet Davutoğlu’nu konuk olarak çağırdık programa...
İlk kez orada tanıştım kendisiyle...
Mehmet Barlas’ın program öncesi bana söylediğini bugün gibi hatırlıyorum: “Bak bu adam çok önemli bir profesör... İlerde Türkiye siyasetinde çok önemli bir yere gelecek...”
Yıl daha 2003... Ak Parti seçimleri kazanalı daha bir yıl bile olmamış...
Mehmet Barlas bana bunu söyledi...
Ve benim aklımda o gün Davutoğlu’nu araçla Cihangir’den aldırdığımız kalmış...
Savoy Pastanesi’nin hemen yanındaki apartmandan...
Davutoğlu, Barlas’ın dediği gibi siyasette çok önemli yerlere gelip, hatta Başbakanlık koltuğuna oturunca, “Davutoğlu eski bir Cihangirli mi gerçekten” diye merak etim...
Cihangir Muhtarlığı’na sordurdum, Savoy Pastanesi’ne, hatta apartmanın sahibine bile sordurdum.
Kimsede böyle bir bilgi yok... “Cihangir’de otursaydı bilirdik” dediler.
Demek ki ben o gün bir başka konuğu Cihangir’den aldırdım ve aklımda Davutoğlu olarak yer etti...
Ama değilmiş işte...
Heyecanla patlatacağım diye düşündüğüm, “Başbakan Davutoğlu, Cihangirli çıktı” haberi de elimde patladı!...

X