"Cengiz Semercioğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Cengiz Semercioğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Cengiz Semercioğlu

Acun’un gözünden Ahmet Hakan’la 5 maddede Çeşme

Ahmet Hakan geçenlerde Çeşme’de konuk olduğu Acun Ilıcalı’yla ilgili gözlemlerini yazdı...

Aynı buluşmanın Acun gözünden nasıl göründüğünü merak edip Acun’a telefon açtım...

Tavlada yendin mi, ne yaptınız ne ettiniz diye sordum Acun’a...

O da bana 5 maddede Ahmet Hakan’la Çeşme buluşmasını anlattı...

1- Alternatif programın olsun

Ahmet Hakan’la program yapacaksanız, mutlaka elinizde alternatif bir programınız olsun. Zira çeşitli etkenlerden dolayı sizinle buluşma ihtimali yüzde 50’dir... Ama durumu o kadar güzel açıklar ve özür diler ki siz kendinizi suçlu hissedip onu ikna etmeye çalışırsınız. Nitekim bir gün gecikmeyle de olsa Çeşme’ye geldi....

2- Neşesi yerindeydi

Yüz ifadesinden ne hissettiğini anlama şansınız yok, sürekli bir gülümseme hali... Acaba sıkıntıdan patladım mı diyor, yoksa mutlu mu, anlamak uzman işi... Ama anladığımız kadarıyla Çeşme’de neşesi yerindeydi.

3- Tavlada yensen ayıp oldu mu derdim

Söylendiği gibi tavlada yenmedim, fazla ağırbaşlı durduğu için onunla tavla oynamak gelmedi içimden. Bana gıcık olduğum rakip lazım. Ahmet Hakan’ı yensem ‘acaba ayıp oldu mu’ diye düşünürüm.

4- Psikolog gibi dinliyor

Muhabbeti, konulara intibak hızı süper. Karşı tarafa dinlediğini hissettirdiği için sürekli anlatasınız geliyor. Bazen bir psikolog yakınlığı hissettirdiği için bir süre sonra özel sırlarınızı bile anlatabilirsiniz.

5- Japonlar gibi şaşkındık

Benim için Türkiye’nin tartışmasız en iyi kalemlerinden, onu ağırlamak bir zevkti. Hayatı yaşama şeklimizdeki 100 farka rağmen beraber güzel bir gün geçirmeyi, Japon turistlerin dünyayı gezerken yaşadıkları keşif zevkine benzettim. İkimiz de hayretle birbirimizi inceleyip durduk.

Çiftlerin derdi

Bir iki akşam evde yalnızdım, her gece, haldır huldur 4-5 bölüm dizi izledim...

Ve anladım ki bir modern zaman sıkıntımız daha var...

Çift olarak bir internet platformunda birlikte dizi izlemek büyük bir dert.

Sevgilinle ya da eşinle dizi izlemeye başlıyorsunuz...

Üç-dört bölüm birlikte gidiyorsunuz, sonra bir akşam sen ya da o evde yoksunuz.

Evde kalan diziye devam ediyor.

Ya da izlerken biri uyuyakalıyor, diğeri dizide bir iki bölüm tek başına ilerliyor...

Geride kalan onu yakalayamıyor ve dizide birlikte izleme zevki yok olup gidiyor. Daha kötüsü önden giden spoiler vermek için can atıyor, geride kalan yetişemediği için diziden soğumaya başlıyor.

Ve birlikte dizi izlemek hayal oluyor.

Netflix belki de modern zamanların yalnız insanları için biçilmiş bir kaftan.

Norm Ender: Ben Atatürk devrimcisiyim

Şu rap müzikte takım tutar gibi şarkıcı tutulacaksa eğer ben Norm Ender taraftarıyım.

“Mekanın Sahibi” olarak geldi ve kendinden sonraki kuşaklara, sadece Amerikan rap’i özentisi oldukları için ayar verdi...

Dün Norm Ender’le uzun uzun canlı yayında sohbet ettim.

Norm Ender gibi Amerikan hip hop’unda sözü ve müziği ucuzlatan ‘trap’ denilen tarzı sevmeyenlerdenim ben de...

Popo sallayan kadınlar, sadece zenginlik, kolyeler, jantlar, havuz başı partiler sunan ama müziği ve sözü geri plana atan tarzdan söz ediyorum.

Norm Ender de buna aynen özenen yeni kuşak Türk rap’çilerine kızıyor zaten...

Mekanın Sahibi şarkısındaki “Beni dinler devrimci gençler, sizi yavşak lümpenler” sözünü de sordum...

“Devrimci gençler derken kimi kastediyorsun, solcu musun siyasi görüşün nedir” dedim.

Aynen şu yanıtı verdi:

“Sağ sol falan diye hiçbir siyasi yöne kendimi adayamam...

Bu ülkenin devrimi Cumhuriyet’tir... Devrimcisi de Mustafa Kemal Atatürk’tür...

Devrimci gençler derken bu ilkelere sahip çıkan gençlerden bahsediyorum...”

Norm Ender’i tanıdıktan sonra daha çok sevdim.

 

 

 

 

X