Doğal çekiciliğe sahip birileri her zaman vardır

Emerald Fennell’in hem senaryosunu yazdığı hem de yönetmen koltuğunda oturduğu “Saltburn” filminde başrolleri Barry Keoghan ve Jacob Elordi paylaştı. Bu İngiliz draması, Oxford Üniversitesi’nde kendini dışlanmış hisseden Oliver Quick’in yaz tatili için onu ailesinin göz kamaştırıcı evine davet eden aristokrat Felix Catton’un dünyasını altüst etmesini konu alıyor. Konusu, yarattığı atmosfer, cesur sahneleri ve oyuncularıyla geçen yılın çok konuşulan filmlerinden “Saltburn”ü başrol oyuncuları Barry Keoghan ve Jacob Elordi ile konuştuk.

Haberin Devamı

Doğal çekiciliğe  sahip birileri her zaman vardır

Felix karakteri çok karizmatik... Onun gibi çekiciliğiyle insanları etkileyen birileriyle karşılaştınız mı?

- Barry Keoghan: Herkesin etkilendiği bir veya iki figür mutlaka vardır. Herhangi bir şey söylemelerine bile gerek olmayan ama sahip oldukları enerjiyle insanları mıknatıs gibi çeken tipler. Ben Barry olarak aslında karakterim Oliver’a benziyorum, yaptıklarıyla benzer olduğumuzu söylemiyorum. Meraklı biriyim.

Sizce ne yapıyorlar da insanlar kelimenin tam anlamıyla onlara doğru çekiliyor ve neden onların etrafında olmak istiyor?

Barry Keoghan: Galiba bu aura! Mesela biz öyle olmaya çalışırsak üzerimizde tuhaf görünür. İnsanlar ‘Ne yapıyorsun? Neden cool olmaya çalışıyorsun’ der bence...

Haberin Devamı

Jacob Elordi: Aynı duyguyu paylaşıyorum. Okulda her zaman diğerlerinden etkileyici olan biri ya da birileri vardır. O tipler sporda iyidir, iyi konuşurlar. İsimleri de cool olur, mesela William... Her zaman en iyi saç stiline sahiptirler. Spor yaparken girdiğimiz formalar onların üzerinde daha güzel duruyordur.

Barry Keoghan: Terlemezler miydi?

Jacob Elordi: Evet, terlemezlerdi ve her zaman güzel kokarlardı. Kısacası doğal çekiciliğe sahip biri ya da birileri her zaman vardır.

Doğal çekiciliğe  sahip birileri her zaman vardır

Yönetmeniniz Emerald Fennell karakteriniz Oliver’ı nasıl oynayacağız yönünde mutlak inancınız ve korkusuzluğunuz olduğunu söyledi. Siz neler söylersiniz?

Barry Keoghan: Ben sadece zanaatıma nasıl adandığım konusuyla ilgileniyorum. İşimi ciddiye alıyorum ve bir aktör olarak beni yükseltecek ve zorlayacak seçimler yapmaya hazırım. Bu kendimi anlamamı da sağlıyor. Bence bu korkusuzluk değil. Tabii eğer ortada bir korku varsa...

Rol aldığınız projelerde iş birliği yaptığınız insanlara güvenmenin performansa etkilerine dair neler söylemek istersiniz?

Haberin Devamı

Barry Keoghan: Direktörünüze ve ekibinize güvenmek işinizde daha hassas noktalara gitmenizi sağlar. İzleyicilerin gerçek ham performansı görmesine ve hissetmesine sebep olur. Bunların hepsinin kaynağı birlikte yürüdüğün kişilere gerçekten güvenmek.

Jacob Elordi: Eğer belirli sanatçılarla ve belirli film yapımcılarıyla çalışma fırsatınız varsa, tereddüt etmeden hareket edebilirsiniz. Kendinizi role bırakabilir hatta deliğe atlayabilirsiniz çünkü yanınızdaki insanlara güveniyorsunuzdur. Onların ekrana ne koyacaklarını biliyorsunuzdur, nasıl algılanacağım gibi konularda stres yapmanıza gerek yok. Tek yapmanız gereken sete girip oyuncu-aktör olmak.

Haberin Devamı

Emerald Fennell filmlerinde ve karakterlerinde kötüye sempati duyma isteğinden bahsetti. Bu fikrin hem Felix hem Oliver için ne anlama geldiğini düşünüyorsunuz?

Jacob Elordi: Emerald’ın bütün kişiliği bir nevi kötüye karşı sempati... Geleneklere karşı geri adım atma konusunda harika biri Emerald. Karakterleri darmadağın, kötü ve hilekâr görmek onu rahatsız etmiyor. O her karakteri eşit miktarda seviyor. Sanırım aslında bu filmde en çok Oliver’ı seviyor. Bu Emerald’ın akışın tersine gitme yeteneğine sahip olduğunu gösteriyor. Emerald eşsiz ve şeytani bir perspektiften bakabilen bir yönetmen. Çok çok kıvrak zekâlı.

Bir Avustralyalı olarak İngiliz aristokrasinde sizi en çok şaşırtan şey neydi?

Haberin Devamı

Jacob Elordi: Biz onların sadece bir uzantısıyız. Şaşırtan bir şey yoktu.

Oliver umutsuzca kendi ortamını bulmak istiyor, kabul edilmek istiyor. Siz böyle bir şeyi yaşadınız mı?

Barry Keoghan: Meraklılık konusunda evet, onunla ilişki kurabildim. Gözlemlemek konusunda bağlantı kurabildim. Oliver tam bir gözlemci. İnsanları, onların davranışlarını ve ahlaki değerlerini gözlemliyor. Bu konularda tam bir araştırmacı. Ben onun gibi tuhaf şeyler yapmıyorum. Evin içinde çıplak dans ettim tamam onu kabul ediyorum ama küvetle ilgili sahne, öyle bir şey yapmadım. Dürüst olmak gerekirse mezarlığa gitmedim bile. Oliver kötü adam, ancak amacına olan bağlılığı nedeniyle seyirciye garip bir şekilde sevimli geliyor.

Haberin Devamı

Doğal çekiciliğe  sahip birileri her zaman vardır

ROLÜ OYNARKEN ONU KÖTÜ BİR ADAM OLARAK GÖRMEDİM

Böyle gri alanları anlamak ve sevmek sizin için kolay mı?

Barry Keoghan: Seyirci olarak izlediğimde onu artık bir kötü adam olarak görüyorum. Rolü oynarken göremedim. Yapmayı seçtiği her şeyin belli bir nedeni vardı ve bunun yanlış bir neden olduğunu düşünmüyordu. Şimdi kötü mü dersen, evet o kötü bir adamdı. Dahi bir kötü ruh.

Karakteriniz gibi dışlanmış hissettiniz mi hiçbir zaman?

Barry Keoghan: Evet, sette ilk iki hafta kimse benle konuşmadı. (Gülüyor) Başka seçenekleri yoktu. Ben herkesle konuşuyordum. Şaka bir yana “Saltburn”ü çektiğimiz yazı her zaman güzel hatırlayacağım. Tatile çıkmış gibiydik. Tatile çıkmışken film de çektik hissi vardı.

Lokasyon muhteşemdi. Biraz lokasyon hakkında konuşalım o zaman, çekim yaptığınız malikaneyi biraz anlatır mısınız?

Jacob Elordi: Ohh o şato her şeydi...

Barry Keoghan: Çok fazla odası vardı.

Jacob Elordi: Biz çekimler sırasında başka yerde kalıyorduk. Annemi oynayan Rosamund (Pike) orada yaşıyordu. Biz filmde yaz partisini verirken, aile de evin diğer tarafında parti veriyordu. O büyük giriş kapısına gelince kapı açılır araba içer girerdi. Sonrası tüm gün oyun oynamak gibiydi. Hangi odada olacağız acaba? Şu odaya da girelim mi? Şatoda etrafta dolaşma özgürlüğümüz vardı. Emerald bize aşırı büyümüş çocuklara istediğimiz gibi davranabileceğimiz alanı verdi.

Ortalama bir insan olduğumu düşünmüyorum

“Killing of a Sacred Deer”, “The Banshees of Inisherin” şimdi de “Saltburn”... Hepsi o kadar farklı roller ki. Bu büyük rollere sizi yönlendiren nedir?

Barry Keoghan: Karakterlere asla sosyopat ya da izleyicilerin onları algıladığı şekilde bakmam. Onlara insan olarak bakıyorum. Ne yaparlarsa yapsınlar, haklılar diyerek yaklaşmaya çalışıyorum. Karakterler bir şeyleri yaparken haklı sebepleri olduğunu düşünüyorlar. Ben bu adam bir sosyopat ya da herhangi başka bir şey diye etiketleyip rolleri oynamam. Benim işim karaktere gerçek duyguyu katmak ve karakterin duygusunu açığa çıkartmak. Bilmediğim yerlere ulaşmak istiyorum: Bilmediğim şeylerden faydalanmak istiyorum. Ekrana karakterle ilgili saf dürüstlüğü getirmek istiyorum.

Peki bu büyük karakterlere dönüşüm süreciniz hakkında neler söylemek istersiniz?

Barry Keoghan: Dönüşmek çok hoş ve farklı. Farklı karakterlerin farklı özellikleri ve farklı ihtiyaçları vardır. Tüm bu farklı karakterleri oynayabilmek oldukça cool. Kesinlikle ortalama bir insan değiller. Ben de ortalama bir insan olduğumu düşünmüyorum. Ortalama insan kimdir? Aslında tuhaf olan ortalama insanlar. Bakmamız gereken kişiler onlar.

 Emerald ortamdaki en zeki kişi

Emerald’la (Fennell) çalışma deneyiminiz nasıldı?

Barry Keoghan: Öncelikle çok dürüst. Ama Emerald konusunda en özel bulduğum şey, oyuncunun sağlığı ve huzurunun her şeyden önce gelmesi. Bu çok nadir görülen bir şey değil ama sete adım atmadan önce birisinin sizinle gerçekten ilgilendiğini ve gerçekten önemsediğini görmek benim için özel. Sizin yüzde yüz iyi olduğunuzdan emin olmak istiyor. Bu çok çok özel bir durum.

Jacob Elordi: Ve bu ekibin her üyesi için geçerli. Filmi yapmaya başlamadan önce her şeyinizle, ilgilenen bir ekip var. Filmi yapmaya başladıktan sonra Emerald her ortamdaki en zeki kişi...

Barry Keoghan: Ona saçmalayamazsın...

Jacob Elordi: Zaten her şeyi biliyor ve çok komik bir kadın... Çok spesifik bir filmci. Ne yapmak istediğini tam olarak biliyor.

Barry Keoghan: Bazı setlerde şunu ekleyeceğim dersin. Çünkü bir şeylerin eksik olduğunu düşünürsün. Bu sette en küçük detay bile Emerald’dan. Her seçim ona ait. Bu oyuncuya kendinin gerçek bir film yapımcısının ellerinde olduğunu gösteriyor.

 

Yazarın Tüm Yazıları