"Ayşe Baykal" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ayşe Baykal" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ayşe Baykal

“Türk Kadını”yla ilgili tespitlerim

Herkese merhaba!

Bu hafta kendime torpil geçtim ve en sevdiğim konuyu ele aldım. Dekorasyon… Binaların mimarileri, dekorasyonu önceliğimdir.


Film izlerken dahi oyuncuların kıyafetlerinden ziyade bulundukları mekânları incelerim. Bu kadar da fanatiğim yani. Arkadaşım instagram’dan bana Sorella diye bir sayfa gösterdi, müthiş parçalar var ama mekân Bursa’da. Nasıl yapsam ne zaman gitsem diye düşünürken bir baktım İstanbul’a gelmişler. Açıldıklarının 3. günü damladım tabii. Bir de güzel bir balkonları var ki, Bebek Parkı’na karşı, sormayın. Sahipleri de güler yüzlü ve işlerine âşık kadınlar. Gerisi bana kaldı artık, sık sık taciz edeceğim bu yaz.


Önce Sorella’yı sonra İki Kafadar’ın “Derviş Baba” yazısını keyifle okuyabilirsiniz. Eminim siz de benim kadar çok seveceksiniz.


Bu sayfayı hazırlamaya başladığımdan beri “Türk Kadını”yla ilgili iki gerçeği tespit ettim. İlki, günümüz kadınları kız kardeşlik müessesini iş hayatına çok başarılı bir şekilde taşıyor. İkincisi ise girişimci kadınlar genellikle mühendislikten geliyor. Belki isteyerek belki de mecburiyetten bilinmez, almış oldukları eğitim dalında kalmayı tercih etmeyip hayallerinin peşinden gidiyorlar.


Bugün de sizlere hayallerinin peşinden giden Hülya Yemenici ve kardeşleri Büşra ile Tuğba’yı tanıtacağım.

“Türk Kadını”yla ilgili tespitlerim

Hülya Yemenici, Kimya Mühendisliği eğitimi almış. "Mimar olmak istiyordum ama öğretmenimin yönlendirmesiyle Kimya Mühendisi oldum." diyor. Çocuklarım olunca işi bıraktım ve gönlümde yatan dekorasyonla ilgili bir şeyler yapmaya karar verdim. İki kız kardeşim var düşüncemi onlara açtım ve birlikte başladık.


Anlayacağınız fikir öncüsü Hülya Hanım.

“Türk Kadını”yla ilgili tespitlerim

Yıl 2014. "Bursa'nın Balat semtinde bir dükkân bulduk kendimize ama caddede sadece kuaför ve bakkal var. Düşünün, biz de aksesuar satacağız. Bursalılar da o dönemde nedense İstanbul’dan alışveriş yapmayı tercih ediyorlardı ama biz bu algıyı kırdık. Sağ olsunlar bizi yalnız bırakmadılar ve birlikte büyüdük. Kocaman bir aile olduk.”

“Türk Kadını”yla ilgili tespitlerim

“Enteresan olan, İstanbul’dan bize ürün almaya gelen müşterilerimiz oldu. Zamanla talep o kadar arttı ki, İstanbul’da butik açmaya karar verdik. Yer bakarken Bebek’teki bu mekânı beğendik.”

“Türk Kadını”yla ilgili tespitlerim

“Neden Alışveriş merkezi değil de bağımsız bir mekân tercih ettiniz?” sorusunu “Biz insanların kendilerini rahat hissedeceği bir yer olsun istedik. Buraya gelen müşterilerimiz istediği kadar mekânda kalıp uzun uzun ürünleri inceleyebilirler. Birlikte kombin yaparız.” şeklinde yanıtlıyorlar.

“Türk Kadını”yla ilgili tespitlerim
 
“Neden Sorella?” sorusuna da "İlk ürünlerimizi İtalya’dan almıştık. Sorella da İtalyanca’da kız kardeşler demek. Hoşumuza gitti ve markamız oldu." diye cevap veriyorlar.

“Türk Kadını”yla ilgili tespitlerim

Sorella’da iç mimar hizmeti de veriliyor. Hülya Hanım, müşterilerinin talepleri doğrultusunda yaşam alanlarını A’dan Z’ye tasarlıyor.

“Türk Kadını”yla ilgili tespitlerim

Her bütçeye hitap eden ürünleri var. Ama dünyaca ünlü markanın ürünleri bir tık üstte tabii. Hülya Hanım kendisi yurtdışından seçiyor ürünlerini; İtalya, Belçika, Hollanda, İspanya, Fransa, Hollanda ve Prag’dan getirtiyor. Karma koleksiyon var.

“Türk Kadını”yla ilgili tespitlerim

“Ekonomik krizlerden etkileniyor musunuz?” sorumuza ilginç bir cevap veriyor Hülya Hanım; “Şimdiye kadar sadece 15 Temmuz’da durgunluk yaşadık, bunun dışında sorun yaşamadık.”

“Türk Kadını”yla ilgili tespitlerim

Bu güzel mekana ivedilikle gitmenizi öneririm, merak etmeyin Hülya Hanım ve kardeşleri size müşteri muamelesi yapmayacaktır. Selamımı söyleyin ve balkonda kahvenizi için. Sizin için fotoğraf da koyuyorum 

“Türk Kadını”yla ilgili tespitlerim
 

YİNE, YENİDEN BALAT

+Nereye çıkıyor bu yol tam olarak?
-Fener Rum Patrikhanesi’ne sanırım.
+Biraz yoruldum, bir çay içelim. Sanki şurada bir kafe var?
-“Derviş Baba” yazıyor tabelada.
+”Deliler, abdallar, meczuplar, âşıklar kahvehanesi” diyor.
-E, haydi o zaman! 


Böyle başladı Derviş Baba ile tanışmamız yıllar önce. Ve ne zaman Balat'a gitsek, son durağımız oldu; her seferinde ‘mekâna geldik’ fotoğrafı çektiğimiz.

“Türk Kadını”yla ilgili tespitlerim
 

Bir sosyal yardımlaşma derneğine ait bu kafe. Gönüllülük üzerine kurulu. Herkes elinden ne iş gelirse yapıyor burada, tüm güler yüzlülükleri ile. Edinilen gelir yoksul insanlara yardım olarak gidiyor.


Tam bir aile ortamı ve sıcaklığı ile karşılıyorlar sizi. Sıcak gözlemeleri, demli çayı, delisi ile o kadar bütünleşiyorsunuz ki, kendinizden bir şeyler buluyorsunuz mutlaka. Herkese kucak açan, huzur veren bahçesi sizi bir an şehirden soyutluyor. Sessizlik ve dinginlik kendini her şekilde gösteriyor.

 

‘Bu kafenin adeta bir ruhu var’ diye geçiriyorsunuz içinizden. Kafe, kahvehane, dernek, ev... Neresinden bakarsanız bakın, bir çatı altında toplanmış onca gönüllü ile Derviş Baba, yardımseverlik ve samimiyet ile gösteriyor kendini.

“Türk Kadını”yla ilgili tespitlerim

Tam bir aile ortamı ve sıcaklığı ile karşılıyorlar sizi. Sıcak gözlemeleri, demli çayı, delisi ile o kadar bütünleşiyorsunuz ki, kendinizden bir şeyler buluyorsunuz mutlaka. Herkese kucak açan, huzur veren bahçesi sizi bir an şehirden soyutluyor. Sessizlik ve dinginlik kendini her şekilde gösteriyor.

 

‘Bu kafenin adeta bir ruhu var’ diye geçiriyorsunuz içinizden. Kafe, kahvehane, dernek, ev... Neresinden bakarsanız bakın, bir çatı altında toplanmış onca gönüllü ile Derviş Baba, yardımseverlik ve samimiyet ile gösteriyor kendini.

“Türk Kadını”yla ilgili tespitlerim

Derviş Baba size; ‘Görüyorsan, duyuyorsan, sorumlusun!’ diyor. Asla milliyet, din, dil, cinsiyet ayrımı yapmıyorlar. Bu fikirsel birlikteliklerinin en güçlü yönlerinden birisi. Bu vizyonları sadece kafeye gelip çay içen veya yardım eden insanlar için değil, yardım edilenler için de geçerli.

 

Öyle ki, kafenin kurucularından olan Ali Denizci; “Buraya gelip ‘Karnım aç!’ dediğinizde, istediğinizi yer ve çıkarsınız.” diyor. Kimsenin ötekileştirilmediği bu kafenin, geri planda bir kafeden çok daha fazlası olduğunu anlıyorsunuz.


Bir diğer kurucusu Musa Dede ile de kısa bir sohbet gerçekleştirme imkânı bulduk. Bizimle yakından ilgilendiği için ve Derviş Baba fikrini anlattığı için kendisine teşekkür ediyoruz.

“Türk Kadını”yla ilgili tespitlerim

 

 

 

 

X