"Ayşe Baykal" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ayşe Baykal" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ayşe Baykal

Başörtülü kadınların hapiste olması kimin suçu?

Yeni Asya gazetesinden Kâzım Güleçyüz, 9 Kasım tarihli yazısında “Başörtüsü serbest, başörtülüler hapiste” başlıklı yazısını hayretler içinde okudum.

Geçmiş dönemdeki başörtü yasağı ile söylenen sözleri hatırlattıktan sonra bugün başörtünün serbest olduğunu ama ortada bir tuhaflık olduğunu yazıyor. Diyor ki, “…Malûm operasyonlar çerçevesinde elleri kelepçelenip gözaltına alınarak tutuklanan çoğu başörtülü 17 bin kadın hapiste. Yeni doğum yapmış genç anneler ile beraberlerinde, 150 kadarı bir yaşın altındaki 700’e yakın çocuk da cezaevinde.

Bu garabeti daha da katmerleyen bir durum ise, bakanlar ve milletvekilleri başta olmak üzere, AKP’li başörtülülerin, hemcinslerine reva görülen bu muameleler karşısındaki duyarsızlığı. Ve minel-garaib... Tarihte benzeri görülmemiş bir hal...

Kâzım Bey; bakanları, milletvekillerini ve Ak Partilileri “duyarsızlıkla” itham etse de başörtülü bir kadın olarak dün üzerinden bugünün istismarına itirazım var.

FETÖ soruşturmaları yüzünden mağdur olanların yanına sadece başörtülü olduğu için kadınları ekleyemezsiniz.  Temiz suyu bulandırmaktan başka hiçbir şey değildir bu. Başörtüsü masumiyet karinesi değildir.

Bugün FETÖ yüzünden suçlu veya suçsuz hepsinin tek sorumlusu GÜLEN’dir. Annelerin gözyaşına sebep olan, insanların hayatlarını alt üst eden, bizi bize vurduracak kadar gözü dönen kişidir GÜLEN.

Bununla birlikte, geçmişi cımbızlayarak önümüze sunmak da nedir? Sanki başörtü yasağında Gülen bizim derdimizle çok dertlenmiş gibi... Sanki “İktidarla ters düşmeyin, başörtü teferruattır, çıkarın.” talimatını veren Gülen’in kendisi değil gibi... Sanki insanlara din üzerinden dinde asla yeri olmayan, ikiyüzlülüğü tavsiye eden, kendisine mensup olan askerlere “Eşleriniz başlarını açsın, evinizde alkol alın, namaz kılmayın.” vs. talimatlarını veren Gülen değil gibi... “Müslüman, dilinden ve elinden emin olunan kişidir.”  Ama bugün adam öyle bir yapı oluşturmuş ki, yıllarca tanıdığınız insanın masumiyetine kefil olamıyorsunuz.

Bizi bu duruma düşüren tek kişi, GÜLEN’dir. Önce bunu kabul edin. Ak Parti ile arası dürüst olduğundan veya haksızlığa karşı olduğundan dolayı bozulmadığını hepimiz biliyoruz. Bugüne kadar hangi haksızlığın karşısında durmuştur GÜLEN?

Tarihte benzeri görülmemiş bir hâl yaşıyorsak bunun sebebi tarihte benzeri görülmemiş bir kazık yemiş olduğumuzdandır. Ve asıl garip olan da; sizin, sapla samanı karıştırma gayretinizdir.

Elbette masumların yanında olmak bizim insani görevimizdir. Sesini duyuramayanların sesi olmak vicdani bir sorumluluktur.  Lakin bunun için karşımızdakinin başına değil, başörtüsüne hiç değil sade ve sadece durumuna bakarız. Aksi takdirde FETÖ’den farkımız kalmaz.

 

MİNE TUGAY’IN UĞRADIĞI TACİZ…

Oyuncu Mine Tugay, minibüs şoförü tarafından tacize uğramış. Kendisine buradan geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Bu arada haberin medyada “39 yaşındaki oyuncu…” diye verilmesini anlamış değilim. Yaşının olayla bağlantısını kuramadım vesselam.

Mine Hanım’ın yaşadığı olayı ben de yaşadım. Şahsen yaşadığımız bu olayların müsebbibi olarak emniyeti görüyorum. Ehliyet alırken bizlere minibüslerin geçiş üstünlüğü olduğu söylense biz de haddimizi bilirdik.

Bu kadar kuralsız bir şekilde hareket etmelerinin başka bir nedenini bulamıyorum zira.

Ne kimseye saygıları var ne de kuralları takıyorlar. O kadar ki kırmızı ışıkta duran minibüs görünce gözlerim doluyor artık.

X