"Ayşe Arman" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ayşe Arman" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ayşe Arman

Bir sukutuhayal olarak LADY GAGA

Kızım, Lady Gaga seviyor.

Bir sukutuhayal olarak LADY GAGA

Dün heyecanla İTÜ’deki konsere gittik.
Doritos’un davetlisiydik.
Benim Lady Gaga kültürüm çok yok, birkaç şarkısını biliyorum o kadar.
Ama bir sempatim vardı, benim için “özgünlük” demekti, “özgürlük” demekti...
Hani paltosunu açıp, sergilediği çıplaklıkla insanları şaşırtan ama bunu daha çok önyargıları kırmak için yapan “zararsız deliler” vardır ya, benim için onlardandı.
Çılgın kıyafetleri, file çorapları, perukları, tipten tipe, kılıktan kılığa girmesi beni eğlendiriyordu.
Madonna’yla kıyaslandığında, “Haşa! Alakamız yok. Ben siyasi mesajlar vermiyorum. Ben siyasi bir figür değilim!” demesini ilgiyle izliyordum.
Ama tekrar ediyorum, müziği beni açmıyordu.
Hatta birkaç parçası hariç, gerisi sinirimi bozuyordu, bir süre sonra, “Biraz kısar mısın şunun sesini!” moduna geçiyordum.
Muhtemelen anlamıyorum.
Ama Alejandro, Bad Romance iyidir mesela.


GAGA ŞARKILAR

Alya, önce evde bir poster yaptı.
Üzerine, “En iyi şarkıları sen yapıyorsun!” yazdı.
Sonra “Beli açık tişört giyeceğim” dedi, “Tamam” dedim, “Şort giyeceğim!” dedi, “Tamam” dedim.
“Ama üşütürsün!” diye de ekledim.
İnat bir kızım var, olsun, bu bile hoşuma gidiyor, hayatta ne istediğini ve istemediğini benden daha iyi biliyor, “Onu bunu kırarım!” derdi yok, “Hayır” demekten de çekinmiyor, benden daha ileride Allah’tan...
“Sırt çantama kot, kazak ve yağmurluk koyarız. Üşürsem giyerim, tamam mı?” dedi.
Anlaştık.
Bir tek gözlerinin altına sürdüğü simleri sevmedim. Hoşuma gitmiyor bit kadar çocukta bu tür numaralar.
Söyledim, “Bir de zaten o, gözün üzerine sürülür, altına değil. Evde kılıktan kılığa girerken makyaj serbest, ama sokakta değil!” dedim.
Bazen ben de net olabiliyormuşum demek ki!


AKUSTİK YOK, ATMOSFER YOK


Neyse gittik.
Bir kere İTÜ’nün konser alanı olacak şey değil.
Üzgünüm ama durum bu.
İstanbul gibi şehre yakışacak yer değil, utanç verici.
Futbol sahasından bozma
bir yer.
Akustik desen yok, atmosfer, ambiyans yok.
Yayık, dağınık bir yer.
Fena yani.
Alya’nın zorlamasına rağmen o “diamond ring”e de girmek istemedim, ezilirdik orada.
Uzaktan seyretmek de dürbün gerektiriyordu.
Ama bu kadarla kalsa iyi, daha kötü şeyler de yazacağım.

İÇİM ŞİŞTİ

Lady Gaga beni hayal kırıklığına uğrattı.
Resmen yıkıldım.
Beklediğimin çok daha altında bir performansla karşılaştım.
Ve şaşırdım.
İsmi büyük, kendi küçük.
Bayağı uyduruk geldi bana.
Sinirlendim de, o kadar yol teptik diye.
Sahnede kendini yerden yere atan, üstelik çok da iyi dans edemeyen biri çıktı.
Benim çıplaklığa, erotizme, hatta iyi pornografiye itirazım yok, asla olmaz.
Sen sahneye jinekolojik muayene masası çıkarırsın, öyle de bir şov yaparsın ki, estetik olur.
Ama dün izlediğim öyle değildi.
Bence uyduruk ve bayağıydı.
Ona eşlik eden dansçılar da kötüydü.
Cirque du Soleil kıyafetlerine benzer kıyafetler içindeydiler, ama onlar muhteşemdir, bunlar onlar gibi de değildi.
Hani desem ki, bu yepyeni bir tarz, öyle değil.
Hani desem ki, kadın seni senden alıyor, o kadar seksi, öyle de değil.
Hani desem ki, sesi muhteşem, gözlerini kapat dinle, öyle de değil.
Müzikler de harika değil.
Netice de içim şişti yani.
Hiçbir tarafından tutamadım, tutturamadım, sevemedim.
Ve kendime kızdım.
Hatta, “Sen bu kültürü anlayamıyorsun!” diye kendimi suçladım.

GAY’LERE MESAJ GÜZELDİ

Bir de galiba o küfürlü konuşmalar filan yaratıcı gelmiyor bana, hani izleyiciyi gaza getirmek için yapılan o protest tavırlar, el hareketleri filan.
Bunun çok daha içinde zekâ olanı yapılıyor...
Hah, dün “zekâ” eksikti bence o sahnede!
Böyle yazarken bile utanıyorum ama gerçek duygularım bunlar. Bir tek gay’lere iyi mesajlar verdi, o güzeldi bak.
Tanrı için gay, hetero ayrımı olmadığını söyledi, ‘önemli olan iyi kalptir’ dedi.
Kendince eşitlik, özgürlük, cinsel özgürlük ve barış mesajları verdi.
Belli ki Lady Gaga, tatlı, küçük bir kız ama o kadar...
Madonna ile onu kıyaslamak ona haksızlıkmış.
Kalibreleri farklı.
“Sahnede soyundu, kostüm değiştirdi, şok, şok şok”luk bir olay da yoktu, keşke olsaydı...
Sırttan görüyorsun, bir kostümü çıkarıyor, iki kişi yardım ediyor, bir başka kostümü giyiyor...
Yani öyle şok olacak bir şey yoktu.
Bir başka tespitim de, Lady Gaga izleyicilerinin beklediğinden çok daha farklı bir kitleden olmasıydı.
Diyeceğim benim için bir sukutuhayaldi.
Ama yine de, kimseyi kırmak istemem, belki de olan biteni ben anlamıyorum.
Bakın, bu da olabilir...

X