"Ayşe Arman" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ayşe Arman" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ayşe Arman

Bir anda değişiverir hayatın

Yarım Kalan Hayatlar, benim bebeğim.

Üzerine titrediğim bir proje.
Bugüne kadar 40 tane gerçekleştirdik.
Hayatı yarım kalmış 40 kişiye, karınca kararınca destek olduk.
Kelebek.com.tr’ye girip görebilirsiniz, hepsi toplu halde duruyor.

Bir anda değişiverir hayatın

HENÜZ 24 YAŞINDA

Ve işte bugün bir tane daha...
40. Yarım Kalan Hayat, 24 yaşındaki Zeynep İlhan’la devam ediyor.
Birlikte hayata geçirdiğimiz “sosyal proje” kapsamında Memorial Sağlık Grubu, Zeynep İlhan’a destek oluyor.
Zeynep’in yaşadıkları herkesin başına gelebilecek türden bir şey.
Şansızlık.
Kısa çubuğu çekmek.
Felaket.
Artık siz ne derseniz deyin.
Gerçi o bunun altından kalkacak ama hepimizin dualarına, desteğine ihtiyacı var...
Bir anda değişiverir hayatın.
Tıpkı Zeynep İlhan’ın başına geldiği gibi.

O BİR ANAOKULU ÖĞRETMENİ

Zeynep, bir anaokulu öğretmeni. Çocuklar ona bayılıyor. Hayat dolu. Bıcır bıcır. Pozitif. Sürekli gülümseyen, içinde kötülük barındırmayan, kimseyle alıp veremediği olmayan biri...
Zaten onunla konuşunca, biraz sohbet edince anlıyorsunuz.
Tertemiz bir ruh.
Ve çocuklar ona aşık.
O da çocukları çok seviyor.
Sirus Koleji’nde çalışıyor.
12 tane 2 yaşında öğrencisi var.
Onlardan ilham alıyor.
Onlarla sevinen, onlarla üzülen, onlara, “Biraz daha ne verebilirim?” diye düşünen dünya tatlısı bir öğretmen.
Yeni evli.
Daha 4 ay oldu.
5 yıldır sevgilisi olan Recep İlhan’la geçtiğimiz Eylül’de hayatlarını birleştirdiler.
Demek istiyorum ki...
Ortada makul bir sebep yokken...
Sevdiği adamla birlikte olabildiği ve sevdiği işi yapabildiği için şükrederken...
O bitmek bilmeyen baş ağrıları başladı.



LİMON BÜYÜKLÜĞÜNDE BEYİN TÜMÖRÜ

Ve derken beyninde, limon büyüklüğünde bir tümör olduğu anlaşıldı.
Zeynep, kara kara, ameliyat parasını nasıl bir araya getireceğini düşünürken, o çok sevdiği öğrencilerinin velileri, imece usulüyle parayı denkleştirdi.
Nasıl seviniyorum, nasıl mutlu oluyorum böyle şeyler duyunca anlatamam.
Bu da ancak bizim ülkemizde görülebilecek bir muhteşem dayanışma örneği.
Tam 19 bin lira toplandı.
7 bin lirası Zeynep’in bilezikleriydi.
Etti mi 26 bin.
İşte o parayla Zeynep ameliyat oldu.
Doktoru da herhangi bir ücret talep etmedi.
Tümör alındı ama 6 hafta boyunca, hafta 5 gün ışın tedavisi görecek.
Ve inşallah eski sağlığına kavuşacak.
Bir anda değişen hayatını bakın Zeynep nasıl anlatıyor...

Bir anda değişiverir hayatın
Ameliyattan önce, ameliyattan sonra.

HER AN HEPİMİZİN BAŞINA HER ŞEY GELEBİLİRMİŞ

Baş ağrıların ne zaman başladı?

-İki ay önce. Günün yorgunluğu zannettim. Geçer zannettim. Geçmedi. Ağlatacak kadar şiddetliydi. Ağrı kesici aldım. Ama “Bana mısın?” demedi. Ertesi gün de devam etti, sonraki gün de...

O zaman kadar bir sağlık sorunun var mıydı?

-Hayır hiç. Her zaman çok sağlıklıydım. Ben ateşlendiğimi bile hatırlamam.

Sonra n’aptın?

-Bir hastanenin nöroloji servisini aradım, randevu aldım. İki hafta sonrasına verdiler. Beklememe imkan yoktu. Eşimle Acil’e gittik. İğne yaptılar, serum taktılar. “Migren başlangıcı olabilir” dediler, gönderdiler. Sabah okula gittiğimde tekrar başladı. Öğrencilerimden birinin annesi hemşire. Sağ olsun,“Ben bugün nöbetçiyim. Doktorla seni görüştürürüm gel” dedi. İş çıkışında gittim. BT çekildi. Doktor, “Bulanık bir yer görüyorum. Beyin kanaması geçiriyor olabilirsin ya da damar tıkanıklığı” dedi. İlaçlı MR istedi.

Sen ne hissettin o sırada?

- Dondum kaldım! 24 yaşındayım. Hayatımın en mutlu dönemi. Yeni evlenmişim. Eşimi, on dakika arayamadım. Sonra aradım, geldi, ilaçlı MR’a girdim. Ve doktor acı haberi verdi: “Beyninde tümör var!” dedi. Doğuştanmış. Zamanla büyümüş.

“Alınması gerekiyor” dediğinde...

-Çok korktum tabii. “Basit bir işlem değil. Doktor araştırman gerekiyor” dedi. Sonra başladık araştırmaya.
20 doktor dolaşmışızdır. Hepsi, “Bu tümörün acilen buradan çıkması gerekiyor. Ama bazı riskleri var, felç kalabilirsin, görmende sorun olabilir” dedi. En son Dr. Türker Kılıç’a gittim. Benimle açık konuştu. Bu da bana güven verdi. Ona ameliyat oldum.

Kolay mı bu işlerin halledilmesi, nasıl bir tecrübe yaşadın?

-İnanılmaz zor! Cerrahpaşa’ya da gittim, Çapa’ya da. Ülkenin en iyi hastaneleri. Ne var ki çok yoğunlar. Sıra gelmiyor. Bana, “İsminizi yazarız ama bir yıl sonra da sıra gelebilir, 6 ay sonra da...” dediler. Benim o kadar bekleme şansım yoktu.



İMECE USULÜYLE PARA TOPLANDI

Bir anda değişiverir hayatın

Bir de işin maddi yanı var...

-Evet. Bizim bir çırpıda verecek 28 bin liramız da yoktu. Bu da sağlık sigortası sayesinde. Normalde 60-70 bini buluyormuş. Benim doktorum kendi alması gereken parayı da almadı...

Para denkleştirme nasıl oldu?

-Benim hiç ümidim yoktu, o kadar parayı nasıl bulacaktım. Ama işte mucizeler var, inanmak gerekiyor. Velilerim benden habersiz, okulun müdürüne gidip, “Biz destek olmak istiyoruz” demişler. Herkes, gönlünden ne koparsa vermiş. Çok müteşekkirim. Allah’a şükür ameliyat güzel geçti. Pataloji sonucu da geldi.

Nasıl?

-“Tümörü aldık ama kötü hücreler kalmış olabilir bu yüzden ışın tedavisine başlıyoruz” dendi. 30 gün boyunca tedavi göreceğim.

Nasıl izah ediyorsun başına gelenleri...

-Edemiyorum. Hayat böyle bir şeymiş, her an, hepimizin başına her şey gelebilirmiş...


Yarım Kalan Hayatlar'ın diğer röportajı:
http://www.hurriyet.com.tr/kelebek/yarim-kalan-hayatlar/28068912.asp

X