Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Hıyar ve çilek

Radikal kararlar almaya başladım bir süredir... Bunlardan biri de kendimi “hıyar”dan “çilek”e terfi ettirmek! Hatta belki de en önemli kararım bu...

Seneler boyu, kendinden önce hayatındaki adamı düşünecek, onun tüm beklenti ve isteklerini bir emireri edasıyla eksiksiz yerine getirecek, istemeyi bilmeyecek, üzüldüğüm zaman adamın keyfi kaçmasın diye durumu belli etmemeye çalışacak, aman canı sıkılmasın, kendini baskı altında hissetmesin diye geceleri rahatlıkla sokağa salacak, haddinden fazla güvenecek, adam doğum gününde “Gel sana bir yüzük alalım” dediğinde “Hayır, ben bir mangal beğendim, tam bahçeye göre; bana en güzel hediye o!” diyecek kadar hıyarmışım(!) meğer...
Hatta, arkamdan turşumu bile kurmuşlar! Şimdi elimde maşa, gezip dolanıyorum bahçede ara sıra!
Bundan sonra ben bir çileğim...
Bundan sonra hayatıma girecek erkeğe de bu anlamda acımaktayım; ama bu da hoş, en azından hâlâ bir acıma duygum var. Rengim, kokum ve görüntümle beraber fikirlerim de değişti benim. Öyle beni her aradığında, hıyar gibi bitmem artık ortalıkta!
Beni bazen yanıbaşındaki en lüks markette bulabilirsin; ama bazen de dağ çileği olasım geliverir: Bayağı bir tırmandırabilirim seni, haberin ola!
Artık öyle katur kutur da yiyemezsin beni; üzerime en kaliteli en lezzetli pudra şekerini, krem şantiyi koymak zorundasın!
Her mevsim aynı lezzeti veremeyebilirim sana... Gün gelir tadımdan geçilmez, sonra bir bakarsın ki sarartıvermişim kendimi; üstüme ne koysan tat alamazsın!
Kadın gibiyim ben, bakarsın bazen hormonluma rast gelirsin: Aman seçerken dikkat et!
Sakın ola ki “Acaba bugün kiraz mı yesem, her gün her gün de çilek gitmiyor” deme! Kurtlusuna rast gelirsin, yediğine yiyeceğine pişman olursun! Zaten çilekten sonra da gitmez ki!
Unutma ki gerek koku gerekse şekil itibarıyla sana nasıl lezzetli, iç gıdıklayıcı, güzel görünüyorsam; dışarıdan bakanlar da beni aynı şekilde görüyorlar!
Beni öyle ayaklarını sermiş, televizyon seyrederken falan yemeyi düşünüyorsan eğer, şimdiden vazgeç; müzik ve şampanya yoksa ben baştan yokum!
Bu arada artık küçük çilek ne der, büyük çilek ne der, onlar da umurumda değil; çünkü artık kendimi “baş çilek” ilan ettim! Zaten bu ilandan sonra da tüm çilekler suspus oldular!
Aaa, bu arada en lezzetli günlerimi yaşamaktayım; olgun çilekten daha tatlı ne olabilir ki!
Bundan sonra öyle muza, karpuza falan da fazladan kıyak yapmak yok, enayi gibi...
Çünkü, anlamıyorlar; bir bakıyorum çıkmış biri tepeme, reçel olmaya az kalmışım!
Neyse, benim gitmem lazım... Bir süre dolaşacağım kendime en uygun rafı bulana kadar.

X