"Ayşe Aral - Kelebek" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ayşe Aral - Kelebek" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ayşe Aral - Kelebek

Susmayacağız artık

Çarşamba günkü yazıma okurlardan gelen bazı yorumlar çok çarpıcı olduğu için paylaşmak ve cevap vermek istedim.

Erkan Bey demiş ki; “Az Gülsünler, Çok Ağlasınlar.( Tevbe Suresi 82.Ayet )... Çok gülmek kalbi öldürür ve müminin değerini düşürür (Hadis.Hz Muhammet).. ışte Kuran Ayeti ışte Peygamberimizin Dediği.. Hal Böyle ıken Kurana ve Peygamberimizin Dediğine mi ınanalım.. Yoksa Bu Ayşe Aral Ve Hıncal Uluç Gibi Yazarların Dediğine mi ınanalım..”

Bir diğer okur Ayşe Hanım da; “Dinden imandan haberi olmayanlar böyle sözleri başka yerlere çekerler o yüzden demeseymiş daha iyiymiş...” demiş!

Yettiniz be! Sizin gibiler adamı dinden imandan çıkartır, Allah’tan bizim inancımız sağlam. Dinden imandan haberimiz olmadığını nereden çıkartıyorsunuz, ne cüretle?

Hepimiz hesabımızı Allah’a vereceğiz, kulun kula hesap sormaya ne hakkı var!

Atasözümüz bile demez mi “Parayla imanın kimde olduğu belli olmaz” diye. Neye dayanarak birilerini dinsizlikle, imansızlıkla suçlama hakkını kendinizde buluyorsunuz, günaha girdiğinizin farkında mı değilisiniz?

Alevi’yi, Sünni’yi ayırdınız, düşman ettiniz, birbirine soktunuz.

Yahudisi’ne, Hristiyanı’na, küfür kıyamet edersiniz.

Siz Alevi, Yahudi hepsini ayırıyorsunuz da hepsinin Allah’ı tek değil mi, onlar da sizin inandığınız Allah’a inanmıyor mu, Kuran bunu açıkça söylemiyor mu? Sizce bir değil 8, 10, 15 Allah mı var!

Hadis’i de yanlış anlamışsınız, işinize geldiği gibi yorumluyorsunuz.

Bir hadisin hangi şartlar altında söylendiğini bilmeden, araştırmadan nasıl yorum yapma cüreti gösterebiliyorsunuz ki?

Peygamberimiz böyle bir şeyi belki biri üzgünse yanında çok gülmeyin anlamında söyledi, belki başka bir konuda ben de bilmiyorum. Bu nedenle bu hadisin açıklamasını aklı başında bir hocadan da bekliyorum.

Bizler sustukça dini sömüren ya da yanlış algılanmasına bilerek neden olanlar kafamıza edecek. Artık konuşma zamanı, yetti diyorum.

Ben sizin yaşadığınız bu memlekette yaşamak istemiyorum. Ama heveslenmeyin benim bir yere gittiğim yok.

İnadına bu memlekette dibinizi kurutana, sizleri hizaya getirene kadar ben ve benim gibiler yaşayacağız.

Bugün yazım biraz kısa oldu, kusura bakmayın ama Allah’tan kısa yazıyorum, içimdeki her şeyi dökecek olsam pek hoş kaçmayacaktı bu zihniyete.

Bence artık susmamalı,

Artık konuşma, Artık bu zihniyete dur deme zamanı.

X