"Ayşe Aral - Kelebek" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ayşe Aral - Kelebek" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ayşe Aral - Kelebek

Saldırmak, sevmek, bir oturup düşünmek

Uzun senelerdir böyle sıcak bir yaz olmadı.

Kavurdu resmen bizi.
Belki de içimiz üzüntüden kavrulduğundan biz sıcağı daha çok hissettik, suçu güneşe verdik.
Bu yaz güzel geçmedi. Ne karpuz, ne kavun, ne kiraz tat verdi. Denizin mavisi bile hayaller kurmaya yetemedi.
Neden mi?
Aslında hepsinin tek bir nedeni var.
Sevgi, daha doğrusu sevgisizlik.
Sokakta yürürken birbirimize moka bakar gibi bakan insanlarız.
Sanki aramızda bir husumet geçmiş, ha desek birimizden biri saldırıvereceğiz birbirimize o derece yani.
Dükkâna girsen aynı şey.
Bir pantolon fazla dene, almadan çıkarsan içinden aynen iade ediyorum de, çünkü yedin küfrü garanti.
İş yerleri aman yarabbi!
Herkes gergin, sinir katsayısı hesap bile edilemiyor.
Televizyonlarda okumuş etmiş adamlar kadınlar çığırından çıkmış bir halde mıçını yırtmışçasına birbirine saldırıyor.
Sevgiyi bırakın, herkes birbirinden nefret ediyor ülkemde.
Kızgın boğalar gibiyiz, burnumuzdan dumanlar çıkıyor.
Zavallı çocuklarımız da bu sevgisizlikten kendilerine düşen paylarını alıyor.
Karı koca evde harikalar yaratıyoruz.
Güya sevmiştik birbirimizi ama şimdi şeytan görsün senin yüzünü e mi?
Saldır, ama sen bana ya da bize saldırdıkça ben pof diye sönemiyorum ki.
Beni bastıramıyorsun ki.
Bilakis beni gaza getiriyorsun. Beni azdırıyorsun.
Aynı fikirde olmasak da, beni çok sevmesen de, en azından saygı duysan çok mu zor?
İşte senin içinde sevgi yok.
Demek ki sen hayatındaki kimseyi sevmiyorsun.
Belki de nedeni, hayatın boyunca seni hiç kimsenin sevmemesi.
İnsanoğlu ne tuhaf.
Sokakta bir köpek görüyor adam, gidiyor köpeği “ay bici bici, ay oğlum sen ne şekersin, ay ay ay” diye seviyor.
İçinden diyorsun ki, ne sevgi dolu ne merhametli biri.
Sonra arabasının yanına gidiyor, yanında başka bir araba. Bir kadın otomobilin yanında.
Başlıyor kadına bağırmaya; “Ulan hiç mi gözünün nizamı yok, böyle araba mı park edilir...”
Ve dedim ki adama, hay senin içindeki insan sevgisine...
Ahlaksız, köpeği de ellemez olaydın, şimdi hayvanı götürüp yıkamak lazım!
Beş dakika önce bir sokak köpeğinin duygulandırdığı adamın, beş dakika sonra saldırmaya hazır olması sevgisizliğin son noktası.
Niye böyleyiz?
Hayat şartları mı? Ne yapalım yani?
Hepimizin yaşadığından daha kötüsünü yaşayan illa var.
Kayıplar mı? Hepimizin kayıplarından daha fazla kaybı olan var.
Memleket meseleleri mi? Bitmeyecek duaya âmin denmezmiş.
Sevgilin mi, kocan mı?
En mühimi sağlık. Allah çaresiz bir şey vermesin. Boşa hırpalıyoruz kendimizi.
İçimize sevgiyi zorla da olsa koymak lazım.
Koyacaksın kardeşim. Ben, o, öbürü için değilse de kendin için.
Yoksa dar gelir buralar sana. Bak gelmiş bile saldırıp duruyorsun oraya buraya, eşine dostuna... Her şey aynı kapıya çıkıyor yani.
Sevgi...

X