Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Siyaseten intihar biçimleri

AK Parti’nin CHP’yle arasındaki görüş ayrılıkları, MHP’yle arasındakilerden çok daha büyük, çok daha köklü, çok daha eski.

Bahçeli’nin de teslim ettiği üzere, AK Parti’yle aralarında bir kesişme kümesi var. Siyasi çizgileri, bu kümede örtüşüyor. Birbirlerini belirli noktalarda kapsıyorlar. Zaten tabanları arasında da geçişkenlikler var.
Buna mukabil, AK Parti ile CHP birbirini dışlayan iki siyasi eğilimden geliyor. İhtilafları çok daha derin, farklılıkları çok daha giderilemez, çelişkileri çok daha uzlaşmaz.
Yine de AK Parti ile CHP arasında bir koalisyonun mümkünatını hepimize gösterdiler. Arayı daha da açmaktansa kapatma çabasına girdiler.
Taban tabana zıt iki siyasi kutup, bütün benzemezliklerine rağmen bir uzlaşma zemini yakalayabildi.
A- Yan yana gelmeleri bile korkunç tehlikeliyken bir de koalisyonu kursalar, el ele tutuşup Boğaz köprüsünden atlamış olurlardı. İkisini de bitirirdi, uçurumun kıyısından, intiharın eşiğinden döndüler.
B- ‘Büyük uzlaşma’nın ihtimali bile yetti, yan yana verdikleri fotoğraf bile gerilimi düşürdü, ülkeye nefes aldırdı. Bir de o koalisyonu kursalardı, ikisi de ne yaşardı kim bilir.


* * *


MHP’nin zorlamalarının da ciddi katkısı oldu AK Parti’yle CHP’nin bir münasebet geliştirmesine.
Fakat ne hikmetse AK Parti ile MHP arasında bir koalisyon, bütün benzerliklerine rağmen mümkün olamadı.
Tabanları yakındı ama tavanları yakınlaşmaya yanaşmadı.
Aralarında bir çekim oluşmadı, oluşturulamadı. Aksine olanca kuvvetiyle AK Parti’yi CHP’ye itti MHP.
Güya AK Parti açısından MHP ile koalisyon kolay, CHP ile koalisyonsa zor olan seçenekti...
Koalisyon arayışları sırasında tersi doğru çıktı, bu algı tamamen değişti. CHP ile olabilir ama MHP ile neredeyse imkânsız noktasına gelindi.
Aralarındaki makası kapatmak şöyle dursun, daha da açmak MHP için bilinçli tercihti. Bunun için aşılmaz bir duvar ördü aralarına. AK Parti-MHP formüllerinin önüne koyduğu blokajla kendini de muhatabını da bağladı, uzlaşmazlığa mahkûm etti.
A- Akıllıca bir strateji izledi. “Önce ülkem ve milletim, sonra partim ve ben” şiarıyla ayağına gelen iktidar ortaklığı fırsatını geri tepti. Böylece hem fedakârlık gösterisi yaptı hem de AK Parti ile CHP’ye kök söktürdü, ikisini de uçurumdan aşağı itti. Son anda kurtuldular ama ikisi de yara aldı. Göreceksiniz, en kazançlı MHP çıkacak.
B- Koalisyona kendi gireceğine AK Parti-CHP koalisyonuna önayak olması, hatta bu formüle baş koyması... Kendinden soğutup AK Parti’yle CHP’yi ısındırmaya, anlaşmalarını ‘büyük uzlaşma’ diye topluma sevdirmeye çalışması... Bu uğurda en uzlaşmaz, en ters, en müşkülpesent parti rolünü üstlenmesi MHP açısından intihar girişiminden farksızdı.


* * *


Dünkü Davutoğlu-Bahçeli görüşmesinde bir yumuşama sağlanabilir miydi?
Olacağı vardıysa bile o ihtimal, MHP’nin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı hedef alan şartlarına AK Parti’den verilen karşılıklarla sabotaja uğradı.
MHP, tutumunu revize ederse koalisyona bir şans verip erken seçimi engellemiş olurdu.
Böyle bir sürprizin önü zıtlaşmayı, inatlaşmayı körükleyen sürtüşmelerle kesildi.
Sonuçta, koalisyon seçenekleri sırasıyla tüketildi, bir bir öldürüldü.
A- Verilmiş sadakası varmış, koalisyon tuzağını ucuz atlattı. AK Parti, şeytani bir pusudan ustaca manevralarla sağ çıktı. CHP’yle de MHP’yle de koalisyon, maazallah AK Parti’yi bitirirdi. İkisi de siyaseten, Erdoğan’ın bir vesileyle buyurduğu gibi intihar etmekle eşdeğerdi.
B- Apar topar ülkeyi erken seçime sürüklemek, en çok AK Parti’ye yaramayacak. Üstüne bir de başkanlık tartışmasında ısrar eder, ‘fiili durum’ diyerek ‘oldu bitti’ye getirmeye kalkar, emrivaki mesajlarıyla damara basar... Yanı sıra hamasete de abanırsa seyreyleyin gümbürtüyü...


* * *


Varsayımımız şu, seçmen ‘Sen misin 7 Haziran’dan ders almayan’ diyerek bu ikisinden birini cezalandıracak. Biri hızarın ağzında. Sizce hangisi; A’lar mı, B’ler mi intihara meyilli?

X