"Akif Beki" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Akif Beki" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Akif Beki

Masa kimin üstüne yıkılsın?

FEHMİ Koru bir gazetede yazdırılmıyor şu an.

Şayet yazdırılıyor olsa, her zamanki kuşkuculuğuyla şöyle bakardı muhtemelen: ‘Bir şey akılla, mantıkla açıklanamıyorsa, o şey göründüğü gibi değildir. Altında mutlaka başka bir şey vardır...’


Anayasa Uzlaşma Komisyonu, daha 3. toplantısında dağıldı.


Fakat görünürdeki sebepler, sonucu izah etmiyor. Bahanelerin tutarsızlığı, kavgayı çıkarmak için uyduruldukları izlenimi veriyor.


Tam Fehmi Koru’luk yani.


Eğer yazsa kesin ‘var bu işin içinde bir hin oğlu hin’ derdi.

 

* * *

 

Olayın faili bile meçhul, masayı kimin devirdiği konusunda tartışma var.


Başta edindiğim intiba şuydu. CHP’li üye Bülent Tezcan’ın asistiyle Meclis Başkanı İsmail Kahraman komisyonu feshediyor...


Yani fail Meclis Başkanı Kahraman, yardımcı fail de CHP’li Tezcan.


CHP, ‘Başkanlık sistemi masadaysa biz yokuz’ dayatmasına girdiği için ipler kopmuş gibiydi.


Her halükârda işi yokuşa sürenin CHP olduğu açıktı. Parlamenter sistemi, yeni anayasa yapım sürecinin önşartı haline getirmişti.


Oysa komisyon, çalışma usulünü bile belirlememişti daha. Yolun en başındalardı.


İzlenecek yöntemi müzakere edecekleri bir oturumda, CHP esasa ilişkin en ihtilaflı konuyu usulün önüne koymakta ısrar etmişti.


Yapıcılık deseniz, CHP yapıcı yaklaşmamıştı.


Olurundan gitmek deseniz, CHP kolaylaştırıcı değil zorlaştırıcı, hatta imkânsızlaştırıcı bir tavır takınmıştı.


Yaptığı, arabayı atların önüne sürmekten farksızdı. Esası, usulün önüne koşmuştu.


Önce yeni anayasanın başkanlık sistemine mi, parlamenter rejime mi dayanacağı konusunda bağlayıcı bir karar çıkarmayı zorlamıştı.


Zaten CHP’nin katılmadığı bir öneri, hiçbir aşamada karara dönüşemeyecekti. Kaçan, göçen, telafisiz bir hak kaybı olmayacaktı.


Ne manası vardı şimdi bu zorlamanın?


Fehmi Koru dedektifliğiyle iz sürünce, aklıma bir tek ihtimal geliyor.


Yoksa CHP, AK Parti içinde ertelendiğini düşündüğü bir tartışmayı mı tetikleyerek öne almak istedi?


Yoksa bir bahaneyle iki masayı birden devirmeyi, asıl iktidar içinde kurulduğunu vehmettiği masayı birbirine katmayı, orayı karıştırmayı mı amaçladı?

 

* * *

 

Şüpheciliğe devam edelim.


Sonraya bıraksa kaybedeceği hiçbir şey yokken CHP, esas tartışmayı öne çekti.


İki noktada komisyonu tıkadı.


Biri isim değişikliği, diğeri görev tanımıyla ilgili.


 ‘Anayasa Mutabakat Komisyonu’ yerine, ‘Darbe Hukukunu Tasfiye Komisyonu’ gibi, işgüzarlıktan başka manası olmayan bir isimlendirme teklif etti.


Ama bunda direnmeyebilirdi.


Görev tanımında daha katıydı. ‘Parlamenter rejim dışında bir önerinin gündeme getirilmesi’nin önünü kesmedeki ısrar, ipleri kopardı.


Tartışmaya kapalıydı Bülent Tezcan, yumuşamadı.


Fakat yayınlanan tutanakta görüyoruz ki... CHP’li Ömer Süha Aldan bile esnekliğe alan açacak müdahalelerde bulunuyor. Komisyonu dağıtmama yolları gösteriyor.


Komisyonu sonlandırmadan önce liderlerle görüşme, parti gruplarıyla temas ve benzeri seçenekler sunuyor.


‘Bir gece geçsin üstünden, herkesin bir daha düşünme mühleti olsun’ gibi fikirler atıyor ortaya.


Başkan İsmail Kahraman’sa bunlara itibar etmiyor. Üstünde durmuyor bile.


Bülent Tezcan’ın komisyonu apar topar bir sona sürüklemesine göz yumuyor sanki. Önleyici bir çaba göstermiyor, bu yöndeki katkılara kulak asmıyor.


Fehmi Koru olsa şu ihtimali de hesaba katardı.


Acaba Meclis Başkanı fırsat kolluyordu da beklediği pas ayağına gelince kaçırmadı, alelacele komisyonu feshetmeye mi yöneldi?


Böylece AK Parti’nin, başkanlık konusunda tek taraflı davranmasına mı hız ve haklılık kazandırmak istedi?

 

* * *

 

Doğru bir akıl yürütme için şu verileri de dikkate almalısınız.


AK Parti ve Başbakan Davutoğlu, komisyonun tekrar toplanmasından yana Başkan’a ve tüm partilere güçlü bir çağrı yaptı. MHP ile HDP de temel görüşlerini saklı tutarak komisyonun devamından yana irade belirttiler.


Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın arzusu da devamdan yana, kendisi duyurdu. Meclis Başkanı Kahraman, tüm bu çağrılara uyup harekete geçti, tekrar toplanmaya davet etti.


Ancak CHP’de bir değişiklik yok, kararlılığını sürdürüyor.


Bülent Tezcan, “Ancak parlamenter sisteme sadık kalınırsa yeniden değerlendiririz” diyerek, masaya dönme şartlarını tekrar etti.


İmdi; Fehmi Koru sizce nasıl çözümlerdi:


A- Masayı devirmek kimin çıkarına?


B- Altındaki görünmez neden hangisidir?

X