"Akif Beki" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Akif Beki" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Akif Beki

Alçaklığa lanet yetmez

PKK, halkın katılmadığı bir ‘devrimci halk savaşı’ yürütüyor. Bütün tahriklere, tazyiklere rağmen ‘halk savaşı’nı tutuşturamıyor şehirlerde...
Öz yönetimler ilan ediyor, Suriye’ye özenerek Rojava tipi kantonlar oluşturmayı deniyor. Kıvılcım almıyor olay, şehir ayaklanması başlamıyor...
Kurtarılmış ilçeler, mahalleler kurmaya yelteniyor, etraflarına hendekler kazıyor. Halkı silahlanmaya, kendi güvenlik önlemlerini almaya kışkırtıyor. Yine olmuyor. ‘Serhildan’ gelişmiyor, ‘intifada’ ateşi yanmıyor...
Siyasi uzantısının yüzde 80’lerle belediye başkanlığını aldığı yerde silahlı ayaklanmaya ikna edemiyor halkı. Nasıl etsin! Silahsız ne alınamıyor ki silahla alınacak diye sorulduğunda plan çöküyor.
Yüzde 13’le Meclis’e girmiş bir HDP varken halka, hangi demokratik hakları elde etmek için neden kalkışması gerektiğini anlatamıyor. Nasıl anlatsın! Silahsız daha fazlası başarılabilen bir siyasi mücadeleyi silahla başarmaya çalışmanın manası ne diye sorgulandığında Kandil’in balonu sönüyor.
Seçim hükümetine iki bakan vermiş bir partide iradesi en güçlü biçimde temsil edilebiliyorken tabanını isyana teşvik edemiyor. Nasıl etsin! Demokratik siyasetle ne yapılamıyor da silahla yapılacak denildiğinde tüm bahaneler tükeniyor, tartışma bitiyor.
Dağlıca’daki alçak pusu da bütün can yakıcılığına rağmen amacına ulaşamayacaktır...
Ancak kuru kuruya lanet yağdırmak yetmez. Teröre karşı ayağa kalkma, silahlı isyana karşı demokratik isyanı yükseltme günüdür.
Kandil’deki terör ağalarına, ‘Benim için kimseyi öldürme’ deme günüdür.
‘Anlamını çoktan kaybeden o silahı derhal elinden bırak, kan dökmekte diretme’ deme günüdür.
‘Demokratik yollarla kendini sandıkta özgürce ifade edebilen bir halkı demokrasi dışı yollara zorlayamazsın, artık yeter, edi bese’ diye haykırma günüdür.


* * *


Bu çılgınlığı durdurma görevi, bu cinnete bir son verme sorumluluğu, iki tarafa da ‘derhal, acilen, hemen şimdi tetikten ellerini çekme’ çağrılarıyla yerine getirilemez.
Bu, siyasi fayda gözetilecek, kıvrakça savsaklanacak, göstermelik tepkilerle geçiştirilecek, zevahiri kurtaran açıklamalarla ifa edilecek bir görev de değildir.
PKK halkı ayaklandıramıyorsa bunu demokrasiye borçluyuz. İşleyen bir demokrasiye sahip olmamıza...
Terörist saldırılara verilecek en etkili cevap da demokrasiyi, demokratik mücadele yöntemini savunmaktır.
HDP, seçmenini sandığa ve seçime sahip çıkmaya, ‘devrimci halk savaşı’ çıkarmak isteyenlere karşı ‘demokratik halk mücadelesi’ni yükseltmeye, savaş ağalarına karşı ‘barış iradesi’ni ayaklandırmaya davet etmelidir.
Gün bugündür.

Bir kınama bir özeleştiri

ŞİDDET eylemi, şehir eşkıyalığı, vandalizm, kaba kuvvete başvurmak demokratik protesto biçimleri değildir. Kim, ne için, kime karşı yaparsa yapsın...
Hürriyet’in Twitter hesabında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bir sözünün yanlış aksettirildiğini, bilerek çarpıtıldığını düşünüyorsanız protesto edersiniz. Eleştirmek ve barışçıl tepki göstermek sonuna kadar hakkınızdır. Fakat kapı pencere kırmak, cam çerçeve indirmek, zorla gazete binasına girmek, taş ve sopa kullanmak bu hakka dahil değil.
Hiçbir hata, hiçbir yanlış Hürriyet’in merkez binasına yönelik şiddet gösterisini haklı kılmaz, taşkınlığı mazur göstermez. Lam’sız, cim’siz kınanacak bir suçtur.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu tür tepkilerle arasına daima mesafe koymuş, şiddet ve saldırganlığa tevessülü hiçbir şart altında aklına getirmemiş bir siyasi hareketten gelmekle övünürdü.
Haklıyken haksız duruma düşülmesi bir yana, AK Parti ve Erdoğan’a sahip çıkmak adına gerçekleştirilmiş olması bu açıdan da bir ilktir, ayrı bir talihsizliktir.
AK Parti’den ve Cumhurbaşkanlığı’ndan bu saldırıyı tasvip etmediklerine dair bir kınama mesajı beklemek doğaldır. Bununla birlikte hurriyet.com.tr’nin de samimi ve ciddi bir özeleştiri yapması gerektiği açık.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘400 milletvekili alınsa durum farklı olurdu’ minvalli sözlerini, yanlış veya yersiz bulabilir, eleştirel yaklaşabilirsiniz.
Fakat bağlamı değişikken alaka kurup Dağlıca için yapılmış bir açıklama gibi yansıtmak, salt habercilik refleksiyle izah edilemez.

X