Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Zordur sanatçı ruhunu anlamak

Söz konusu sanatçılar ve sanatçı ruhlu insanlar oldu mu herkes merak içinde şu soruları sorar: “Nasıldır sanatçı olmak, neler hisseder sanatçılar, nasıl düşünürler, nasıl yaşarlar?”

Eğer çevrenizde bunlardan biri varsa, hatta böyle biri arkadaşınız, sevgiliniz, eşiniz, dostunuzsa ne demek istediğimi daha iyi anlamışsınızdır. Önyargılar vardır onlara karşı, hemen türlü türlü sıfatlar yapıştırılır. Burnu havada, ukala, kibirli, bencil...
Belki de tam tersi ama nedendir bilmem olumsuz düşünceler bir adım öndedir hep.
Peki neden böyle insanları anlamak, onlarla anlaşmak zor gelir hep? Merak edenler için işte benim gözümden yanıtları:
Çelişkilerle dolu bir kişilikleri vardır: Bazen içimize kapanık, bazen aşırı sosyal, bazen depresif bazen de hiperaktifizdir. Çoğu zaman bir günümüz diğer günümüzü tutmaz. Bence kesinlikle uçlarda yaşamak deyimi de biz sanat insanlarını tarif etmek için söylenmiştir.
Kendilerine has bir zaman algıları vardır: Mesela biz saatlerce aynı sandalyede oturup düşünebiliriz, siz “Kaç saattir oradasın?” diye sorduğunuzda “Birkaç dakikadır” diyebiliriz. Çünkü düşünce hızımızla gerçek zaman akışı asla birbirini tutmaz...
Kesinlikle çok farklı çalışan bir kafaya sahiptirler: Bizlerden sizin gördüğünüz şeyin aynısını görmemizi veya bizim gördüğümüz şeyi aynı bakış açısıyla görmeyi beklemeyin. Bembeyaz bir fonda bile çok farklı dünyalar yaratabiliriz. Bunu anlamaya çalışmak ve ayak uydurmayı denemek zaman kaybı...
Âşık olduklarında onlardan gerçekçi ve mantıklı davranışlar beklemek büyük bir hayaldir: Zaten farklı çalışan bir beyne, farklı bir zaman algısına sahip olduğumuzdan, âşıkken vücut kimyalarımız daha derinden değişecektir. İrrasyonel davranışlar sergilememiz sizi hiç ama hiç şaşırtmasın. İtiraf ediyorum, ben âşık olduğumda bambaşka bir Ajda olurum.
Hislerini, düşüncelerini sizin gibi ifade etmesini beklemeyin: Farklı bir kod sistemine sahip olabiliriz. Siz bizim sizi eleştirdiğimizi düşünürken, aslında sevgimizi gösteriyor olabiliriz. Siz kavga ettiğinizi sanırken, biz aslında sevdiğimizi söylemek istiyor olabiliriz.
Uyum ile ilgili sorunları vardır: “Bu ne demek şimdi Ajda?” derseniz şöyle özetleyeyim; eğer sanatçı ruhlu birini alışık olduğu ortamdan koparırsanız ve başka bir ortama sokmaya çalışırsanız, uyum sağlamayı yüksek olasılıkla beceremeyiz.
Bütün çalışmaları, düşünceleri onun çocuğu gibidir: Sanatçı ruhlu biri varsa çevrenizde ve onunla iletişimizi güçlendirmek istiyorsanız, işlerini, çalışmalarını, düşüncelerini övmenin bir yolunu bulmalısınız, benden söylemesi. Zira bu durum bizler için çok önemlidir ve hepimizin hoşuna gider.
Unutulmaktan, ilgisiz bırakılmaktan, terk edilmekten fazlasıyla korkarlar: Evet, bizler bu korkudan uzaklaştırılmaya büyük ihtiyaç duyarız.
Kesinlikle bir hedonist ile karşı karşıya kalırsınız: Çevrenizde sanatçı ruha sahip bir kişi varsa şayet, hayatın her türlü hazzının peşinden koşan biriyle karşı karşıyasınız demektir. Yemek, içmek, gezmek, bir şeyler yaratmak ve bütün bunların hazzına varmak en büyük tutkularımızdır.
Kendini ya çok eleştirir ya da çok över: Hayatı uçlarda yaşamayı seven, hayatında gri alana pek yer vermeyen kişiler olarak, konu eleştiri veya övgü olunca da kendini yerden yere vurmak ile göklere çıkarmak arasında salınırız.
Kılık kıyafet tercihleri onların kendini göstermesinin bir yoludur: İlgi çekmeyi, tüm gözlerin üzerimizde olmasını severiz. Karizmanın, havalı tavırların, auranın hastasıyızdır. Bunu belli etmenin en kestirme yolu da kıyafetlerimizdir. Bu nedenle size çok farklı gelen kıyafetlere hazırlıklı olmalısınız.
Kurallar çiğnenmek içindir: Hayat felsefemizi bu kadar kısa özetlemek mümkündür aslında. Kurallara bağlı kalmayı, düzenli bir hayat yaşamayı pek sevmeyiz. Çünkü bizlerin karmaşa içinde bir düzenimiz vardır.
Onları çekici bulan sadece siz değilsiniz: Sanatçı ruhlu kişiler olarak üzerinizde oluşturduğumuz etki, gizem, karizma ve çelişkiler, bizi birçok kişinin gözünde çekici hale getirmekte. Bu ilginin yarattığı karmaşa, bizlerin anlaşılmasını daha da zorlaştırmakta aslında.
Anlaşılmayı istemezler, aslında anlaşılmamak onlar için daha iyidir: Sanki anlaşılmak istiyorlarmış da bunu başaramıyorlarmış gibi düşünmeyin. Anlaşılmak gibi bir kaygımız da yok aslında. Aksine yarattığımız bu gizemden oldukça hoşnutuz.
Sevilmeye ihtiyaç duyarlar: Size uzak, belki soğuk gelen davranışlarımız yanlış fikirlere kapılmanıza yol açmasın. Biraz sabredip anlamaya çalışsanız aslında bizlerin de sevilmeye ve bunu hissetmeye ihtiyaç duyduğumuzu görebilirsiniz. (onedio.com’dan alıntı yapılmıştır.)

Önyargıları kırmaya
var mısınız?

Coca-Cola, imza attığı proje ve reklamlarla hiç şüphesiz adından en çok söz ettiren markalardan biri. İsme özel kolalardan desenli kola şişelerine hepimizi mest etmiş durumda. Adeta bir moda ikonu!
Marka, şimdi de Ortadoğu’da başlattığı Remove Labels This Ramadan (Bu Ramazan Etiketlerinizi Çıkarın) kampanyası için kutularında yer alan metinleri kaldırdı, isimsiz kutularıyla insanları önyargılarını sorgulamaya davet etti. Coca-Cola yeni kutularıyla “Etiketler kutular içindir, insanlar için değil” mesajı veriyor. Ne kadar da etkileyici bir slogan öyle değil mi?
Üstelik bununla da kalınmamış, mesajı destekleyen bir de film hazırlanmış. Filmde, farklı hayat tarzına sahip, kıyafetleri ve fiziksel görünümleri birbirinden çok farklı altı adam karanlık bir odada sohbet edip yemek yiyor ve birbirlerinin dış görünümleriyle ilgili fikir yürüterek sorular soruyorlar. Işıklar yandığında ise şaşkınlıktan ağızları açık kalıyor.
Önyargılardan nefret eden biri olarak alkışlar Coca-Cola’ya... Hadi sizler de bayramın son gününde bir farklılık yapın ve önyargılarınızı kırın. “Hayatta yan yana gelmem” dediğiniz kim varsa arayın, ziyaret edin, bayramlaşın bugün. İnsanları etiketlemek çok kötüdür, vazgeçin. Bakın görün nasıl da değişecek, güzelleşecek her şey...

Özlü sözler; anlayana!

“Düşünceli olun, çünkü karşılaştığınız herkes inanın en az sizin kadar zorlu bir mücadele veriyor.” Platon
“Hayatta kimseye güvenmeyeceksin demek saçmalıktır inan. Ama kime ‘iki defa güveneceğini’ hesaplamalı insan.” Victor Hugo
“Eğer her haksızlık karşısında titriyorsanız, benim yoldaşımsınız.” Che Guevara
“İnsanların düşmanlara da ihtiyacı vardır; dostlarının değerini bilmek için.” Oğuz Atay
“Bazıları vardır, kelimeleri kullanarak düşüncelerini maskelemeyi amaçlar.” Voltaire
“Uğraşamam dünümle ve dünümdekilerle. Ben yarına bakarım yanımdakilerle.” Cemal Süreya

X