Darbelerde CIA kokusu

TÜRKİYE için çok çalkantılı bir dönemdi 1973-76 arası...

Bu dönemde Kıbrıs Barış Harekátı yapıldı, Yunanlılarla savaşa tutuşmamıza ramak kaldı ve ABD yıllarca bizi zor durumda bırakan silah ambargosu koydu.

Türk siyasi yaşamının bunalımlara sürüklenmesine, devlet kurumlarının bölünmesine, karşıt gruplardaki gençlerin birbirlerini sokaklarda kurşunlamasına neden olan Milliyetçi Cephe hükümetleri de bu dönemde kuruldu.

ABD Dışişleri Bakanlığı işte bu çalkantılı döneme ait arşivlerin gizlilik kayıtlarını kaldırdı.

Şimdi CIA’nın değişik ülkelerde çevirdiği kirli işler bir bir ortaya dökülecek.

Bu dönemde Beyaz Saray’da Başkan Ford’la buluşan ana muhalefet lideri Bülent Ecevit’in ABD Başkanı’na CIA’nın Türkiye’de gizli operasyonlar yapıp yapmadığını sorduğunu bu belgelerden öğreniyoruz.

Yine belgelere göre Ford, Ecevit’e bunun olanaksız olduğunu, çünkü kendisinin onay vermesi gerektiğini söylüyor, "Böyle bir şeye izin vermem" diyor.

* * *

Oysa Başkan Ford doğru söylemiyordu.

İhsan Sabri Çağlayangil’in anılarındaki şu ilginç bölümü okuyalım:

"Geri kalmış ülkelerdeki darbelerde CIA kokusu aramak gerekir. Zaten adamlar saklamıyorlar ki! Türkiye’de iki darbe harekatı olmuştur; ikisini de CIA’nın yaptığını Ekonomist Dergisi açıklamıştır.

Bu ülkelerde kimileri CIA’nın adamı olur, onun adına çalışır ama bundan haberi olmaz.

Ben Dışişleri Bakanı’ydım. Amerikan Büyükelçisi bana geldi.

’Sayın Demirel’e lütfen söyleyiniz. Sizde nerede ne kadar haşhaş ekiliyorsa, biz onun parasını peşin verelim, ekimi durdursunlar’ dedi.

’Peki söylerim’ dedim.

Sayın Demirel’e söyledim. Aldığım cevap şöyleydi:

’Bizim 20 ilimiz ve çevresinde haşhaş ekliyor. Bizde ismini afyondan alan iller var. Bunu yapamayız. Ama ekim alanlarını giderek daraltabiliriz.’

* * *

Gittim, Amerikan elçisine söyledim.

Bana, ’Beni bir kere de bu konuda başbakanınızla görüştürebilir misiniz?’ dedi.

’Peki söylerim’ dedim.

Gittim Sayın Demirel’e yine söyledim. Demirel kabul etti.

Görüşüldü.

Aynı cevabı verdi Sayın Demirel.

Bu görüşmeden sonra Amerikan Büyükelçisi ’Çok yazık, bundan çok fena neticeler doğacak’ dedi.

Çok fena neticeler belli oldu. Üç ay sonra bizim hükümetimiz düşürüldü."

* * *

Dışişleri Bakanı Çağlayangil’in sözünü ettiği hükümetin düşürülmesi olayı 12 Mart Muhtırası ile gerçekleşti.

1971 yılında zamanın Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay’a dönemin Genelkurmay Başkanı ve 4 kuvvet komutanı tarafından verilen muhtıra üzerine Başbakan Demirel ve hükümeti istifa etti.

Muhtıra, ülkedeki kardeş kavgasının durdurulması için gerekli yasal önlemlerin alınmasını, anayasanın öngördüğü reformların yapılmasını şart koşuyor, bunun için de partilerüstü bir hükümet kurulmasını istiyordu.

Öyle de oldu.

İki yıl sonra 1973’te seçim yapıldı ve Türkiye koalisyon hükümetleriyle yönetilmeye başlandı.

Düşe kalka 1980 yılına gelindiğinde rejim yeniden çıkmaza girdi ve bu kez 12 Eylül darbesi oldu.

Çağlayangil’in anılarında açıkladığı gibi 12 Eylül’de de CIA kokusu vardı.
Yazarın Tüm Yazıları