10 Şubat 2010 Çarşamba 06:51

 ADnet  
Reklam için
  • Üye girişi
  • Benim Sayfam
  • Üye Ol Hürriyet      Dünyası’na Katıl!
  • BUGÜNKÜ HÜRRİYET e-gazete
  • Yazarlar
  • Hava Durumu
  • English
  • HABER
  • Gündem
  • Ekonomi
  • Ekonet   
  • Magazin
  • Spor
  • Dünya
  • Planet   
  • Piyasanet
  • Euractiv
  • YAŞAM
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Kültür Sanat   
  • Sinema / Fragman
  • Astroloji
  • Tv Rehberi
  • Anneyiz.biz
  • En İyi On
  • MULTİMEDYA
  • Foto
  • Web TV    
  • Foto Analiz
  • İNTERAKTİF
  • At Yarışı Sonuçları
  • Canlı Maç Sonuçları
  • Sen de Yolla
  • Bumerang
  • Yazarkafe
  • Sosyal İlanlar
  • Haber Alarmı
  • Hürriyet Mobil
  • Ekran Koruyucu
  • Hürriyet Mind
  • EĞLENCE
  • Bilgi Yarışması
  • Top Nerede?
  • İLANLAR
  • Yenibiris.com
  • Hürriyet Emlak
  • Hürriyet Oto
  • Seri İlan
  • İş Rehberi
  • BUGÜN TVDE NE VAR
    HÜRRİYET EKLER
  • Kelebek
  • Ankara
  • Ege
  • Cumartesi
  • Pazar
  • Seyahat
  • Otoyaşam
  • Hürriyet İK
  • Tatil
  • KURUMSAL
  • Hürriyet Kurumsal
  • Hürriyet Almanya
  • Hürriyet USA
  • Reklam
  • Bize Ulaşın
  • ANA SAYFAM YAP
  • FAVORİLERİME EKLE
  • Untitled Page
    ŞANS OYUNLARI
    SAYISAL LOTO
    06/02/2010
    6 -12-15-17-36-41
    ŞANS TOPU
    03/02/2010
    3 -9-17-19-25-13
    SÜPER LOTO
    04/02/2010
    25 -26-32-35-40-51
  • UNICEF Kartları ve
  • Hediyelikler
     Yazarlar
    21 Ekim 2007

    Özdemir İNCE

     

    Bilirkişi fetvaları


    TOPLUMSAL olguları (fenomenleri) yorumlamadan önce, bunların tarihçelerinin verilmesi, olgunun tanımının yapılması, öyküsünün anlatılması gerektiği kanısındayım.

    Türban konusunda bir söyleşi mi yapacağız, söyleşeceğimiz kişiye türbanın tanımını, betimlemesini yapmamız, öyküsünü anlatmamız gerekir. Çünkü türban konusunda yorum yapanların büyük bir çoğunluğu onun tarihçesinden habersiz. Çoğu, türban fesadını 1965 yılında başlatan, Dışişleri Bakanı Ali Babacan’ın halası "Sıkmabaş" Şule Yüksel Şenler olayından habersiz. İHL’ye kız öğrenciler alınmadan, mezunlarına üniversitelere girme hakkı verilmeden, Türkiye’nin bir türban sorunu olmadığını bilmiyorlar.

    Bu tarihçe ve öykülemeden sonra nereye geliyoruz? Türban ile imam hatip okullarının birbirinden ayrılmadığı, türban takan kızların çoğunluğunun İHL mezunları olduğu, normal lise mezunu kızların ise özel yurtların baskısıyla örtündüğü gerçeğine geliyoruz.

    Türban sorununu çözmek isteyen, ilkin imam hatip sorununu çözer. Ya bu okullar kuruluş amaçlarına göre yeniden düzenlenir ya da ortaöğretim imam hatipleştirilir. Birincisinde türban işi birkaç ay içinde sona erer; ikincisinde bütün toplum türbanlanır ve kara çarşafa girer. Türban sorununu çözmek isteyen, özel yurtların türban baskısına engel olur!

    * * *

    TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Boyner Holding Yönetim Kurulu Üyesi Ümit Boyner Hanım bu öyküyü bilseydi türban sorununun kendi sandığı kadar basit olmadığını anlardı. Gördüğüm kadarıyla Bayan Boyner’in laiklik konusunda belirgin bir düşüncesi yok. O nedenle nerede durması gerektiğine karar veremiyor. "Cami ile kışla arasında bir Türkiye tükendi" (Sabah, 07.10.07) diyor. Cami ile kışlayı günümüz iktidarının ataları sokmadı mı politikaya? Bayan Boyner, kız öğrencilerin türban yüzünden eğitimsiz kalmalarını kınıyor. Güzel! "O zaman üniversiteye üniformalı mı gidelim?" diye soruyor. Biraz düşünseydi, türban takmanın demokrasiyle, insan haklarıyla, din ve vicdan özgürlüğüyle bir ilişkisi bulunmadığını anlayabilirdi. Ama söyleşiyi yapan Şelale Kadak, türbanın tarihçesini, ilişkilerini anlatsaydı. Anlatsaydı, ama belki o da bilmiyordu. Siyasal simge olarak türbanın orak-çekiçten, gamalı haçtan farkı yoktur.

    * * *

    7 Ekim 2007 tarihli Zaman Pazar’ın sorularını yanıtlayan Ayşe Kulin, "Başı kapalı kadının ben nereye girebiliyorsam o yere, her yere girme hakkı olduğunu düşünüyorum? Yasaklayarak bir yere varılmaz. Kadınlar örtülü veya örtüsüz mutlaka hayatın içinde yer almalılar" diyor.

    Söyleşiyi yapan Emine Dolmacı, imam hatiplerin kapağını bilerek açmıyor tabii. Ben sorayım: İmam hatip okulları konusunda ne düşünüyor acaba Ayşe Kulin. Bir yerde bu konuda yazsa da öğrensek. Ayşe Kulin’in İHL konusundaki düşüncesini öğrenmeden, türban konusundaki sözlerini ne yazık ki ciddiye alamam. Bu öneriler Ümit Boyner için de geçerli.

    * * *

    Neşe Düzel (Radikal 08.10.07) de ilişkileri anımsatmadığı için, Anayasa Mahkemesi kararına göre laikliğin "Anayasal ayrıcalık"a sahip olduğunu bilmediği için, sorduğu sorularla Kemal Karpat’ı açmazlara sürüklüyor. Ama bu bir başka yazının konusu.



    arkadaşıma yolla arşivime ekle yazıcı için
    Yazarlar Arşivi
    Özdemir İNCE
    Tüm yazıları
    Yazarlar
    Oktay EKŞİ
    Karanlığa isyan

    Doğan HIZLAN
    Maslak’taki kongre merkezi yapılırken

    Tufan TÜRENÇ
    Aşk-ı Memnu ve RTÜK kafası...

    Ertuğrul ÖZKÖK
    Asker gidince demokrasi gelir mi

    Mehmet Y. YILMAZ
    Sivilleşirken ‘öteki üniformalıları’ unutmayalım!

    Yalçın DOĞAN
    Benim insanlarım

    Özdemir İNCE
    Arthur Miller ile Harold Pinter’in işleri

    Ahmet HAKAN
    Bir polemikçi üstadını buldu

    Yılmaz ÖZDİL
    Aşk-ı Memnu

    Yalçın BAYER
    Tekel İçki’nin satışında muvazaa da sorgulanmalı

    Cüneyt ÜLSEVER
    Netice odaklı dış politika açısından İran!

    Latif DEMİRCİ
    Latif DEMİRCİ

    Şükrü KIZILOT
    Kızılderili avı ve ücretliler

    Hadi ULUENGİN
    İkinci Hintnâme

    Bülent DÜZGİT
    Bülent çiziyor

    Ayşe ARMAN
    Evde şenlik olacak Ayşe!

    Ege CANSEN
    Demokrasi, diktacılardan öğrenilir

    Eyüp CAN
    Bir kere de ciddiyet ilan etsek Sayın Bakan

    Mehmet Ali BİRAND
    Yargı, neden bilet fiyatlarına karışır?

    Rauf TAMER
    Yerinde say!..

    Cengiz ÇANDAR
    “Açılım” tıkanırsa; sınırlar açılmazsa...

    Ayşe ARAL
    En güzel oda benim odam

    Yonca TOKBAŞ
    Cesaretin ölçüsü ölmek değil yaşamaktır…

              Vuslat Doğan      Tüm Haberler
      Hürriyet Kurumsal Hürriyet USA Hürriyet Avrupa Hürriyet Emlak Yenibiris.com Anneyiz.biz Hürriyet Oto İddaa Oyna Avrupa Birliği DYH