Hürriyet Hava Durumu - Hava Nasıl 0lacak İstanbul : 33ºC
23 Ağustos 2014 02:38
Diğer Yazıları
    28 Mart 2014

    Hayat bayram olsa

    İğrenç seçim atmosferinde, CHP sıcacık bir reklam yapıyor.

    Hani şu, belediye başkan adaylarının Hayat Bayram Olsa’yı söylediği reklam...
    Şenay’ın şarkısı o.

    *

    Çocukluk günlerimin efsanesiydi o güzel kadın... 70’li yılların alaturka kıyafetli, etine dolgun, ağır makyajlı yıldızlarından farklıydı, punk havalıydı. Türk popunun babalarından Şerif Yüzbaşıoğlu’yla evlenmişti, sırılsıklam âşıktı. Gazeteler onun bir satır haberini yapabilmek için çıldırırdı, o ise, magazinden uzak dururdu, sıradan yaşamayı sever, kendi şöhretinden bile uzak dururdu. Sev Kardeşim’le patladı. Dünyaya geldik bir kere, kavgayı bırak, her gün bu şarkımı söyle... Peşinden, Hayat Bayram Olsa’yla patladı. Şarkıları adeta marş gibi olmuştu, ezbere biliniyordu. Çünkü, herkesin sokakta birbirini vurduğu dönemde, insan sevgisinden bahsediyor, bak kardeşim, elini ver bana, sar kardeşim, kolunu boynuma diyordu. Yürekliydi. Eyyamcılık yapmaz, siyasi görüşünü saklamaz, tam tersine, elini taşın altına koyardı. Seçim mitinglerine çıkan ilk sanatçıydı o... Karaoğlan dönemlerinde, Bülent Ecevit’ten önce miting kürsüsüne çıkar, Sev Kardeşim’i Hayat Bayram Olsa’yı söyler, Ecevit sonra çıkardı. Bu nedenle, TRT’de yasaklıydı, Cem Karaca, Selda Bağcan gibi kara listedeydi, ekrana çıkarılmazdı. 1975’te ilk Eurovision Şarkı Yarışması’nda finale kaldı, ancak, eşi jüride olduğu için, dedikodu olur dedi, yarışmadan çekildi. Zarafete bakar mısınız... Sopot, Atina, Tokyo gibi uluslararası festivallerde ödüller aldı. İngilizce sözlerle Honki Ponki’yi çıkardı, sınırlarımızı aştı, Avrupa listelerine girmeyi başardı. Her şey muhteşemken, maalesef, Şerif öldü.

    *

    Yıkıldı Şenay... Nefes alıp veriyordu elbette ama, manen o da ölmüştü. Hayata küstü. Arkadaşları, dostları çırpındı, nafile, devam edemedi, bir daha toparlanamadı. Elini eteğini çekti, evine kapandı. Kendisini yazıya ve resme verdi, sürrealist yağlıboyalarla avunmaya çalıştı. Sigarayı giderek arttırdı. Vakit dolduruyordu aslında... Şerif’in yanına gitmek için, vakit dolduruyordu. Ve, peş peşe yaktığı sigaralarla o vakti hızlandırmaya çalışıyordu. Geçen sene başında, 2013 Ocak ayında, rahmetli oldu. Nihayet, Şerif’ine kavuşacaktı. Kardeşlerine bıraktığı vasiyeti tek cümleden ibaretti, beni Şerif’in yanına gömün.

    *

    Gel gör ki... Ömrü boyunca, insanlara sev kardeşim çağrısı yapan bu hümanist kadının, son isteği yerine getirilmedi. Adeta, intikam alındı.

    *

    Şerif Yüzbaşıoğlu, Merkezefendi mezarlığında yatıyordu. Hemen yanı başı boştu. Şenay için ayrılmıştı. Kusura bakmayın, bu mezarın Şerif Yüzbaşıoğlu’na ait olduğunu gösteren tapu yok dediler. Eşini buraya defnedemeyiz dediler. İstanbul’un neredeyse yarısından fazlası kaçak inşaat... Mezara tapu istediler!

    *

    Hiç şüphesiz, öte tarafta buluşmuşlardır, el ele dolaşıp, sev kardeşim’i söylüyorlardır ama... Şenay’ın bedenini götürüp, Ayazağa’ya defnettiler.

    *

    Çünkü, bunların ruhuna öyle bir nefret tohumu ekilmiş ki, kardeşim... Ne diri, ne ölü, kendilerinden olmayan hiç kimseyi insan yerine koymuyorlar. Yaşarken mutsuz etmeleri yetmiyor, öldükten sonra da kahretmekten zevk alıyorlar.

    *

    Dolayısıyla, oyumu vereceğim Mustafa Sarıgül’den bir ricam var... Hayat Bayram Olsa’yla kazanırsan, pazartesi günü ilk iş, Şenay’ı Şerif’inin koynuna taşı başkan.

    • Yazarı Takip Et
    Yazarın Son Yazıları
    13 Ağustos 2014, Çarşamba
    12 Ağustos 2014, Salı
    10 Ağustos 2014, Pazar
    09 Ağustos 2014, Cumartesi
    08 Ağustos 2014, Cuma
    07 Ağustos 2014, Perşembe
    06 Ağustos 2014, Çarşamba
    05 Ağustos 2014, Salı
    12 Temmuz 2014, Cumartesi
    11 Temmuz 2014, Cuma
    Merhaba
    Hürriyet Facebook deneyiminden yararlanmak için Facebook ile giriş yapın.

    YAZARLAR