Yalçın Bayer: Yeter! Söz milletin






Yalçın BAYER
Haberin Devamı

Durak'la yerel yönetim sohbeti

ADANA Belediye Başkanı Aytaç Durak, Adana ile ilgili yazılarımız üzerine Ankara'dan aradı; yerel yönetimlerle ilgili yasa üzerinde bir panele katılmış... Bu yasa kaçıncı kez Meclis gündemine gelip gidiyor, sayısını unuttuk. Başkanlar, gelirlerini artıracağını umdukları bu yasayı bekliyorlar. Türk Belediyeler Birliği Başkanı olarak, bu yasanın çıkması için büyük çaba gösteren Durak, ‘‘Eksikleri olmakla birlikte bir an önce çıkması gerekiyor’’ diyerek şöyle konuşuyor:

‘‘Siz Seyhan'daki kaçak yapıları yazıyorsunuz. Adana Belediyesi geçmişte 'Büyükşehir' statüsünde olmadığından tek elden kaçak yapıya izin vermiyordum. Yapılanı da yıkıyordum, vatandaş da kaçak yapı yapamıyordu. Ne zaman adımız 'Büyükşehir' olup, imar yetkisi ilçelere verildi; kaçak yapılaşma aldı başını gitti. Bir tek kaçak yapıyı yıktıklarını görmedim. Böylece tarım alanlarına, güneye doğru kaçak yapılaşma 'serbest' oldu. Üzüntüm budur.

- Yeni yasada durum ne oluyor?

- Şimdi hiç değilse bu kanun bize bir denetim gücü getiriyor. Ben ilçeyi denetleyeyim, devlet de beni denetlesin olacak. Geçmişte Beyoğlu Belediyesi'nin verdiği izinle Park Otel yapıldı; Nurettin Sözen, 4.5 yıl mücadele etti; sonunda Danıştay'dan çıkan kararla yıkabildi. Gökkafes de öyle oldu; Büyükşehir Belediyesi engelleyemedi.

PARTİ DİNLEMEM

- Hakkınızda hiç şaibe yok mu?

- Benim ailem Allah'a şükür varlıklı, çevresi olan bir ailedir. 46 yıldır siyasetçi ve belediyecidir. Geçmişimizde gayrimeşruluk; tek leke yoktur. Halk niye bizi seçiyor yani. Benim, partimin dışında 2.5 kat oyum var.

- Şu TCDD arsalarının satışında çeşitli iddialar ortaya atılmaya başlandı.

- 1994'te geldiğimde belediyenin buradaki 5 arsasını imar değişikliğiyle akaryakıt istasyonu yaptırdım. Hepsini de daha sonra ihale ile sattım. İşin içine Petrol Ofisi'ni soktuğum için dedikodu üretilmedi.

- Eski Belediye Başkanı Selahattin Çolak'ın istasyonlarına yasal olmayan bir şekilde geçiş izni vermişsiniz, eski Seyhan Belediye Başkanı Ahmet Cevdet Yağ da ruhsat... Çolak'ın ve sizin kaç benzin istasyonunuz var?

- Çolak'ın ne kadar var bilemem. (Çolak bize gönderdiği açıklamada, 'sizin gibi bir köşe yazarının aslı, astarı olmayan Cabbar Ağalar'a dayanarak beni köşenizde gündeme getirmesi hiç hiç mi hiç size yakışmıyor. Ben tam 30 yıllık akaryakıtçıyım' diyor, başka bilgi vermiyor. Ama biz 7 adet olduğunu öğrendik. Y.B.) Ailemizin ise benzinlikle alakası yoktur. Benim müteahhitlik karnem vardır ama bir tek devlet ihalesine girmedim, bulaşmadım. Varsa var derim, yalan söylemem. Haram ve helalin ne olduğunu biliriz. Bundan dolayı hakkımdaki iddialara gülüp geçiyorum. Ben kimsenin hatır işini yapmam, parti dinlemem.

- Partinizin eski Seyhan Belediye Başkanı Ahmet Cevdet Yağ'ın yaptıklarından hep şikáyetçi olmuşsunuz... Şimdiki DSP'li Başkan döneminde de kaçak yapılar almış başını gidiyormuş...

- Onlar ayrı bir konu... Yağ'ın geçen dönem meşru olmayan bir sürü şeyi vardı, onun yönetiminden hep şikáyetçi oldum. Yazmışsınız, DSP'li Mersin Belediye Başkanı Macit Özcan'a 'danışman'lık yapıyormuş; Macit, onun neyine danışacakmış, aklı olsa kendine yeterdi.

- Yerel yönetimler yasası ne zaman çıkacak?

- Bir garipliğin içinde. Plan Bütçe Komisyonu görüşmek istemiş; Meclis Başkanı da buraya sevk etmiş. Sonra İçişleri Komisyonu, 'Hayır, ben görüşürüm' demiş. Meclis Başkanı, ondan alıp buna veremedi, çünkü kurala uymuyordu. Bu sefer Başbakan geri çekmek zorunda kaldı, orasını burasını gene düzeltmişler. Başbakan yeniden imzaya açmış; bu şekliyle önümüzdeki hafta tekrar TBMM gündemine gelecek.

- Belediyeleri kurtaracak mı?

- Hayır... Kemal Derviş gelince brifing verdik; kentlerin halini anlattım ona. Kırsal kesimden ne kadar aklı ve parası olmayan adam varsa kenar mahallelere geliyor. Bizim bunlarla uğraşacak gücümüz yok; bu göç devletin sorunu... Derviş'in öğrenmesini istedim bu sorunu...

Derviş'in niyeti kötü

- Siz öpüşmezsiniz ama Derviş'le öpüştünüz mü?

- Beni öpmeye kalktı, direndim, sonra da iğneledim biraz; 'Ne çabuk öğrendin öpüşmeyi; Amerika'da öpüşme var mı' dedim, 'yok' dedi. Belki birileri ona 'siyasetçi adam öper' diye söylemiştir. Derviş adam öpmeye kalktığına göre niyeti kötü anlaşılan...

- Ne gibi..

- Siyaseti sevdi galiba... Öpmeyle bir yere varılsaydı Hasan Celal Güzel başbakan olurdu.

- Yerel basında, sağdaki yeni oluşum için Recep Tayyip Erdoğan'la hareket ettikleri söylenen Adana eski milletvekili ANAP'lı Mustafa Küpeli ve Yüreğir eski belediye başkanı Ömer Topçu'nun size, ‘‘Saflarımızda görmek istiyoruz' dedikleri yazılıyor. Geçenlerde de Adana'ya gelen Melih Gökçek'le ne görüştünüz?

- Böyle fikir yürütüyorlar ama benimle bir ilgisi yok. Erdoğan'la görüşmüşlüğüm yok. Belki beni sahaya çekmek için bu laflar çıkıyor. Gün ola harman ola... Ancak belediyeci ve mühendis olarak düşüncelerim Derviş'e daha yakın. Melih'in Adana'ya gelmesine gelince... Evet geldi, oğluna kız istedi, söz yaptık. Kız da benim akrabalarımdan olur. Ben de nikáhı kıymak için söz verdim.

Milli Eğitim yanlışı düzeltti

İSTANBUL'dan sorumlu bir öğretmenin ‘‘İlköğretimde ben dersimi anlatacağım, sınav yapacağım, not vereceğim, fakat başarısız öğrencinin sınıfta kalıp kalmayacağına velisi karar verecek. Bu olmaz’’ diyen dünkü yazısını Milli Eğitim düzeltti.

Evet, Milli Eğitim Bakanlığı'na bu konuda yaygın bir itiraz olmuştu.

Bakanlığın 9.4.2001 tarihli genelgesinde ‘‘...sınıf tekrarı yapması veya yapmaması hakkında verilen nihai karar için öğrenci velisi ikna edilecek,aksi takdirde velinin görüşü esas alınacaktır’’ cümlesi dün yayınlanan yeni bir 'düzeltme' genelgesi ile şöyle değiştirildi:

‘‘...Bir üst sınıfta güçlükle karşılaşabilecek öğrencinin sınıf geçmesi veya bulunduğu sınıfta bir yıl daha devam etmesinde velinin görüşü de alınarak okul müdürü veya görevlendireceği yardımcısının başkanlığında, sınıf öğretmeni ile varsa branş öğretmeni veya şube öğretmenler kurulunca karar verilecektir.’’

Yani, sınıf geçme yönetmeliği aynen uygulanacak; sınıfta kalmada kararı veli değil öğretmen verecek.

'Baz'la mücadele nasıl yapılır

‘‘Kaymakamdan Baz Emri’’ (12.6.2001) yazımıza Kadıköy Kaymakamı Hüseyin Eker'den şu açıklama geldi: ‘‘Baz istasyonlarının kurulması konusu tamamen Ulaştırma Bakanlığı'nın yetkisi içindedir. 3. şahısların baz istasyonları ile ilgili şikayetlerinde Kaymakamlığın sadece aracı olma durumu vardır. Baz istasyonundan şikayetçi olan 3. kişi veya kuruluş, baz istasyonunu sağlığa aykırı olduğunu iddia ediyorsa, ölçümü kendisi yaptıracak, yapılan ölçüm Ulaştırma Bakanlığı'na iletilecek, normal değerler üzerinde ise Bakanlıkça veya Bakanlığın talebi üzerine Kaymakamlıkça kaldırılacaktır. Mevcut yasal sistem budur. Ülkemiz bir hukuk devletidir. Hukuk devletinde de kurumlar yasaların verdiği yetkiyi kullanırlar. Bu konuda yasa, Kaymakamlığımıza böyle bir yetki vermemişse, baz istasyonunu neye göre kaldıracaksınız.’’ Yılmaz TAHAOĞLU - İSTANBUL

Heykel düşmanları

İnönü ve Bayar'dan sonra Çetin Emeç'in büstü de çalındı

KADIKÖY Belediye Başkanı Selami Öztürk, dün 20.20 sıralarında aradı; ‘‘Sahilyolu'nun Suadiye kesimini kapsayan Çetin Emeç Bulvarı üzerinde Suadiye Oteli'nin önündeki Çetin Emeç'in büstünü de çaldılar. Biz bunlarla ne yapacağız?’’ dedi. Yoldan geçerken bir anda fark etmiş, hemen polise haber vermiş.

Öztürk, üç ay kadar önce de Çiftehavuzlar'da Celal Bayar'ın evinin bahçesindeki Bayar büstü ile Fatih Köprüsü'ne giden Sahrayı Cedit Caddesi'ndeki İsmet İnönü büstlerinin de kısa aralıklarla yerlerinden çalındığını söylüyor. İnönü'nün büstünü, motosikletli üç kişinin götürdüğü tespit edilmiş, ama yakalanamamış.

Öztürk, ‘‘Bayar ve İnönü'nün büstlerini Dr. Tankut Hoca'ya yeniden yaptırıyorum. Emeç'i de yaptıracağım’’ diyor.

Neden çalınmış olabilir?

‘‘Anlamadım. Bunlara çok önem veriyor, çevresine özel bir ilgi gösteriyorduk. Siyasi yanı varsa, Emeç'i öldüren malum zihniyet hálá faaliyette demek ki. Büstler bronzdu ve kıymetli parçalardı. Polis çözecek.’

YARIN

GÖÇEK'te neler oluyor; 'İnlice merası'na kim talip oldu? CHP'li Meclis üyeleri ANAP'a

nasıl transfer oldu; sonunda başkanlık ANAP'a nasıl geçti? ANAP Muğla Milletvekili Hasan Özyer neler söylüyor?

Yazarın Tüm Yazıları