Yalçın Bayer: Uyumak istiyorum

Yalçın BAYER
Haberin Devamı

İstanbul'da neyi dinleyip dinlemeyeceğime kendim karar vermek istiyorum

BİR hafta on gündür vakit gece yarısına dönüp İstanbul sessizleşmeye başlayınca, Sarayburnu'ndan Sepetçiler Kasrı civarından denize, Galata'ya, Tünel'e ve daha kimbilir nerelere kulakları sağır eden bir müzik yayılıyor. Camları sıkı sıkı kapatsanız da çaresi yok. Böylece benim görevli merkezler ve polislerle randevum da başlıyor.

İlk telefon 155'e...

İçişleri Bakanlığı'nın saat 24'te 'müziklerin susması' genelgesini hatırlatıyorum. Görevli ise her yerin müzik yani gürültü ruhsatının farklı olduğunu anlatıyor, isteyen gece 02'de, isteyen sabaha 04'te, 05'te susarmış.

Eminönü Emniyet Müdürlüğü'nü arıyorum. Görevli, ‘‘Tünel'den arıyorum’’ der demez, ‘‘Beyoğlu'nu arayacaksınız’’ diyor. İkimiz de haklıyız. Olay, Sarayburnu'nda vuku buluyor, şikáyet Galata Tünel'den... Sahiden çok ilgililer, 'Sessizlik genelgesini' doğruluyorlar. 15 dakika kadar sonra ekip arabasının yanar söner ışıklarını Sepetçiler Kasrı civarında evden dürbünle seçiyoruz.

Ne yazık ki, ekibin gitmesi müziğin hemen susması anlamına gelemiyor.

Merkez karakolu ile de görüşüyorum. Esas adres, Cumhuriyet Savcılığı deniyor. Yılmıyorum, artık geceleri 24.00 sonrası sırasıyla ezberlediğim numaraları çeviriyorum, Sarayburnu'ndaki müzik de en az benim kadar inatçı.

Polisler müziğin Sepetçiler Kasrı'ndan Hammam'dan geldiğini, ama orasının, geçen ANAP döneminde Belediye Başkanı olan Ahmet Çetinsaya'nın kurduğu Eminönü Hizmet Vakfı'na ait olduğunu açıklıyor; Çetinsaya'yı işaret ediyor, yani anlayana...

Ben eski bir Eminönülü olarak bütün Eminönüler gibi Hizmet Vakfı'nı, Sepetçiler Kasrı'nın başına gelenleri, otelde yanan insanları, Çetinsaya'yı biliyorum. Bir gazeteci olarak 1991'de Basın Mrekezi olarak hizmete başlayan Sepetçiler Kasrı'nın bugün geldiği noktaya katlanamıyorum, orayı yeniden Basın Merkezi olarak görmek istiyorum.

Galatalılar olarak geceleri sessiz uyumak istiyoruz. Başta İstanbul Valisi, İçişleri Bakanı, basından sorumlu devlet bakanı olmak üzere tüm yetkililerden açıklama bekliyoruz. Hammam'ın da müziği derhal sadece kendilerinin dinleyeceği seviyeye indirilsin. Ben ne zaman neyi dinleyeceğime ya da dinlemeyeceğime kendim karar veririm.

Nadire MATER-GALATA

Aysun Hanım çok üzülmüş

‘KİM bu bürakrat?’ başlıklı yazıda, 'birden bire palazlanan, jeepli, Alfa Romeo'lu, BMW'li, çok güzel bir hayat yaşadığı' belirtilen 'dokunulmaz' A.C. Hanım ortaya çıktı.

‘‘Bu yazının muhatabı benim’’ dedi Özelleştirme İdaresi Danışmanlık Hizmetleri Daire Başkanı Aysun Cengiz... 10 yılını Ö.İ.'ye veren bir kişi olarak üzülmüş... Yaptığı işleri anlatıyor, performansını aktarıyor, şimdiye kadar mal beyanının araştırma veya soruşturmaya gerek olmadığını söylüyor, ‘‘Bu hal dışında, özel hayatımda, aile durumum nedeniyle sahip olduğum mal varlığım konusunda hiç kimseye izahat vermek durumunda olmadığımı düşünmekteyim. İdareye girdiğim günkü maddi koşullarım ne ise bugün de aynıdır.(...) Bilinmelidir ki, bu ülkede hálá 430 milyon lira maaşı sorun yapmayan, alternatif çalışma katma değer yaratmaya çalışan devlet memurları vardır. Başkanından santral memuruna kadar, İİ'nde çalışan herkes bu psikoloji içerisindedir; bu sebeple kendimle ve kurumumla gurur duyuyorum.’’

Aysun Hanım, kendinizi rencide edilmiş saymayın, çünkü sizi herkes gayet iyi tanıyor.

MHP, Yeni Körfez Projesi'ni unuttu

17 Ağustos depremi İzmit'in Körfez İlçesi'nde yaşayan yaklaşık 120 bin insanı iki yönlü vurdu.

TÜPRAŞ yangını ile birlikte Körfez'de yer yer konutların arasında TÜPRAŞ'a ait 1 milyon 700 bin ton benzin, mazot ve fuel-oil türü yakıt, PETKİM'e ait 200 bin ton kimya sanayiinde üretilen kimyasal gaz, İGSAŞ'a ait 1000 ton amonyak gazı ile 300 bin ton LPG ve diğer yanıcı gazlarla birlikte yaklaşık 3 milyon ton yanıcı, yakıcı ve zehirleyici gaz ikinci büyük tehlike olarak ortaya çıktı. Zemini daha gevşek ve depreme dayanıksız olan Körfez'de çıkabilecek herhangi bir yangın ve gaz sızıntısı hemen yakınındaki Derince başta olmak üzere yaklaşık 300 bin kişiyi olumsuz etkileyecek. Amonyak gazının herhangi bir sızıntı halinde nelere yol açabileceğini düşünmek bile gereksiz.

Bu düşünceyle Körfez İlçesi'nin otoban üzerindeki bölgeye nakli düşünüldü. MHP baştan bu işe sarıldı. Devlet Bahçeli, 29.10.2000'de 'Yeni Körfez Projesi'ni açıkladı. Ama bu sözler vaatte kaldı.

Gebze Dolum Tesisleri'nde hafta sonunda yaşanan yangında Körfez bir tehlike daha atlattı; bu tehlikenin boyutunu göstermedi mi?

DSP'li Mustafa Yılmaz, MHP'li Faruk Bal'ın yürüttüğü, 4 bakanın inceleyeceği proje acaba ne oldu?

Şort yetmiyor

ACILI baba Boray Uras bugün TBMM'ye geliyor. Bakalım, spor giysili ve şortlu milletvekillerini görecek miyiz yanında.

DSP'li Ahmet Tan ve arkadaşlarının verdiği alkollü araç kullananlara uygulanacak cezalarla ilgili yeni trafik yasa önerisinin Meclis tatile girmeden önce ele alınması için bundan daha uygun bir zaman olamaz.

Yoksa bu şortlar, Meclis'in tatile girmesine bir hazırlık mıydı?

Birçok okurumuz, öneriye sahip çıkılmasını istiyor.

Ecevit Meclis'in 200'e yakın kanun çıkarttığını söylüyor. Doğru, hükümet kendi tasarılarını görüşüyor ama milletvekillerinlerinin önerilerini kenarda tutuyor.

Akbulut'a büyük görev düşüyor.

Yalova'dan mektup

Sayın Faruk Durak

ANAP Maltepe İlçe Başkanı

Sayın Başkanım,

ET ve Balık Ürünleri A.Ş'de görev yapmakta olan Cevat Açıkyürek hakkındaki talebiniz. Adı geçenin anılan kurumda uzman olarak ataması yapılmıştır. Bilgilerinizi rica eder, saygılar sunarım.

Dr. Yüksel YALOVA / Devlet Bakanı

ÜSKÜDAR, Kadıköy ve boğazdan vapurla Eminönü'ye gelen yolcuların Sirkeci, Bahçekapı ve Sultanhamam'a gitmeleri için tek geçit, Eminönü'nde bulunan üst ve alt geçitlerdir. Bu geçitler gerçekten geçit midir? Yoksa kebapçı, lahmacuncu ve kokokerçi ve işportacı pazarı mıdır? Bu geçitlerin sahibi kimdir? İnsanlar karşıya geçerken canlarını nasıl koruyacaklar?

H.Altan DÖLARSLAN-Üsküdar İmar ve Kültür Derneği Genel Başkanı

MERTER'deki Efes Pilsen bira fabrikasından gece 22.00'den sonra yayılan şiddetli maya kokusu artık dayanılmaz hal aldı. Ayrıca, bira taşıyan yüzlerce kamyon, çevreyi otopark haline dönüştürdü. Halkımız duyarsız, bizden daha yakın olan evler var, tepki yok. Belediye, valilik, çevre müdürlüğü var, ancak yapılan bir uyarı yok. Fabrika, bunların çaresine niye bakmaz.

Av. İsrafil ERDEM-MERTER

Yazarın Tüm Yazıları