Washington’ın teşhirci casusları

Akşam. Ama sıcak o kadar arsız ki, sarkmış, olmaması gereken bir saatte, yanlış yerlerde dolanıyor.

Metrodan indim. Kente kondurulmuş, o suni, steril, tak da olmasa kendini kamufle etmiş Çin Mahallesi’nden geçip içeri girdim.
Casusluk Müzesi’nde klimaları sonuna kadar açmışlar. Bina kapalı. Ama toplantı için girişte üç mihmandar bekliyor, gelenleri karşılıyor.
Üçüncü kata çıktık. Bir güvenlik noktasına geldik, aramaya başladılar. Çanta, bilgisayar, defterler... Biri üstümü tarıyor. Sonra öteki sağlamasını yapıyor, bir daha kontrol ediyor. Beyaz Saray’a girişte daha az inceliyorlar!..
Toplantının yapıldığı yere vardık. Salonda 50 kişi var. Epey de bir kamera... Yarısı konuşanlara çevrili, yarısı dinleyenlere.
Reza Kahlili de masanın başında.

KAFASINDA CASUS ŞAPKASI

Kahlili’nin durumu şu... Kafasında siyah bir beyzbol şapkası... Önünde ‘casus’ yazılı. Güneş gözlüğü... Suratında yeşil bir ameliyat maskesi... Üstünde de kahverengi, konuşma için alındığı belli, eğreti bir takım. Sesini maskenin altında bir cihazla deforme etmişler. Konuşurken metalik çıkıyor.
Anlattığım bu hikâye, hafta içi gittiğim ‘Nükleer İran İçinde Yeni Soğuk Savaş’ toplantısındandı. Toplantının yıldızı da nisanda ‘İhanet Zamanı’ diye bir kitap çıkaran eski CIA ajanı Kahlili idi.

TAKASLARA DENK GELDİ

Kahlili ismi müstear. Şimdi Los Angeles’ta yaşayan eski bir Amerikan ajanı. California’da okuyor. 70’lerde İran’a dönüyor. Şah devrildikten sonra da Devrim Muhafızları’na katılıp yıllarca CIA’ya bilgi sağlıyor. Kitabında anlattığı, toplantının konuşmacılarından CIA’nın eski Ortadoğu direktörü Melissa Boyle Mahle’nin tabiriyle, dünyada casusluk yapmanın en zor olduğu yer sayılan İran’da yaşadıkları.
Herkesin uzun uzun İran’a yaptırım işe yarar mı konuşması yaptığı toplantının içeriği çok önemli değil. Kahlili’nin konuşmasında söylediği baskıcı İran analizlerinin de şaşırtıcı bir tarafı yok.
Ancak tam da FBI’ın bir Rus casus şebekesini çökerttiği... Soğuk Savaş yıllarındaki gibi takasların yapıldığı bir sırada üst üste çok casus teşhirine tanık oldum.
Belki şaşılacak bir şey yok. 90’lardaki FBI’ın ulusal güvenlik şefi Ray Mislock’un dediği gibi, Washington, dünyada her zaman en çok casusun bulunduğu yer olmuş. Ve bu casuslar, kendilerini zaman zaman teşhir edip kenti her zaman bir pazaryeri gibi kullanmış. Kimi kitabı için, kimi de yeni iş için. Ama bir ayda bu kadar casusa denk gelmek...

SENATO’DA AJANLAR BULUŞTU

İki hafta önce... Bu sefer organizasyonu yapan, Washington’ın sağcı Yahudi örgütlerinden EMET’ti. Törenin esas oğlanı ise Hamas’ın kurucularından Şeyh Hasan Yusuf’un oğlu Musab Yusuf.
Kahlili ile birebir aynılar. Kahlili nasıl CIA’ya çalıştıysa, Yusuf da 1996’da tutuklanınca İsrail’in ajanlık teklifini kabul ediyor. Ve 2007’de Batı Şeria’dan kaçtığı güne kadar, 10 yıl İsrail istihbarat örgütü Shin Bet’e bilgi aktarıyor. Tıpkı Kahlili gibi şimdi o da California’da. Ve tıpkı Kahlili gibi onun da bir kitabı var. Martta yayınladığı, ‘Hamas’ın Oğlu’.
Gizlilik bu toplantıda daha üst düzeydi. Katılacağımı duyurdum. Bir cevap geldi: “Size yeri ve zamanı güvenlik nedeniyle son dakika bildireceğiz.” Sadece saati biliyorum. DC’de yapılacağını söylediler. Başka da bir detay yok.
Buluşmadan dört saat önce beklediğim e-posta geldi: Amerikan Senatosu’nun Russel çalışma ofisi.
Yusuf, Kahlili gibi yüzünü ve sesini artık saklamıyor. Zaten toplantının amacı da, ABD Göçmenlik Bürosu Yusuf’a Hamas’çı diye sığınma vermemiş. Yusuf’a destek oluyorlar. Hayır Hamasçı değil, İsrail adına casusluk yaptı, diyorlar. Ancak toplantıyı Amerikan Senatosu’nun içine aldıracak kadar önemli olan güvenlik unsuru ise aslında zannedildiği gibi Yusuf değil. O akşam Yusuf’a destek olmak için İsrail’den gelen... Ve sırf mahkemede onun lehine tanıklık yapabilmek için kendini deşifre eden... Yusuf’un Shin Bet’teki tek kontağı, İsrail ajanı Goner Ben-Itzhak.
Konuşmalar yapıldı. Yusuf cesaretinden dolayı alkışlandı. Ben-Itzhak, “Evet Yusuf benim için çalışan bir ajandı” diye tanıklık etti. Ve o toplantıdan tam bir hafta sonra, Yusuf mahkemeden sığınma iznini aldı.

EN BÜYÜK CASUS ASSANGE

Ne işe yarıyorlar emin değilim. İsrailliler kaçırılan asker Gilad Şalit’i dört yıldır bulamıyor. Usame Bin Ladin’in nerede olduğuna dair tek bir ipucu çıkmadı. Ama bu casusluk oyunundan hiçbir zaman vazgeçilmiyor. Anna Chapman’lar... Takaslar... Çıkan kitaplar... Petrol sızıntısı haberlerinden daha ilginç tabii...
Bir de şöyle bir durum var: Neyin casusluk olduğu, kimin casus olduğunun birbirine girdiği bir dönem bu. Yakalanan Rus casusları, 10 yıldır Rusya’ya tek bir kayda değer bilgi aktaramamış mesela. FBI bu dönem her adımlarını izlemiş. Ama şimdi sorunca, casusuz diyorlar.
Her şey birbirine girdi demek istemiyorum. Casusluk diye bir meslek yine olacaktır. Washington’da yaşadığımız bina, 2. Dünya Savaşı sırasında bir ülkenin casusluk merkezi olarak kullanılmış. Ev bakarken, iki farklı emlakçıdan iki farklı “Bizim binada da bir Küba casusu yakalandı” hikâyesi dinledim. Eminim şimdi de aynı şeyler yaşanıyordur. Ama kim casus, kimin yaptığı iş casusluk denilince burada ölçü, sanırım, “Kim bu iş için para alıyorsa o casustur” olmalı. Çek almıyor olsa bile görünmez bir el tarafından her gün desteklenen, yükselen, yan faydalar sağlayanlar ayrı. Ancak herkesin beğenmediğine casus yakıştırması yaptığı bir dönemde başka objektif bir kriter de yok diye düşünüyorum.
Eğer değişen casus profiline gelecek olursak... Bugün bana kalırsa dünyada Wikileaks’in kurucusu Julian Assange’den daha büyük bir casus yok. Herkesin onun kriptolu sitesine belge sızdırmak için yarıştığı, kimin ne için yolladığı anlaşılmayan belgelerin basıldığı Wikileaks’den daha etkili bir istihbarat örgütü de bilmiyorum. Şimdi sivil ölümlerine neden olan Afganistan’daki Amerikan hava saldırısının belgelerini hazırlıyor Assange. Sonra da elindeki ABD Dışişleri Bakanlığı’na ait 200 bin sayfa kriptolu mesajdan bir potpuri sunacak. Para alma kısmına gelirsek de... Irak’taki ABD helikopterinin Iraklıları öldürüşünü gösteren videonun olduğu hafta 150 bin dolardan fazla bağış toplamış. Kime mi çalışıyor: Freelance.
Yazarın Tüm Yazıları