Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Ve ‘Carmina Burana’

‘Carmina Burana’, Ahmet Adnan Saygun’da İzmir Devlet Opera ve Balesi’nce sunuluyor.

Cümle küçük olsa da, sözcüklerini açmaya kalkışınca, bu yazıya sığmayacak gerçekler gizliyor. Çok açılmadan sondan başlayalım:
İzmir Devlet  Opera ve Balesi,  Elhamra Sineması’nın “kısıtlı” sahnesinden Ahmet Adnan Saygun’da alabildiğine “özgür” bırakan bir oyun yerine kavuşunca, ne denli güçlü bir topluluk olduğunu belgeliyor. Yıllarca gölgelerde bırakılıp da güneşe kavuşmuş gibi.
Ahmet Adnan Saygun Kültür Merkezi, Türkiye’de bir eşi olmayan, sanata adanmış bir anıt sanki, görkemli. Öyle ki,  “konser salonu” olarak tasarlanmış yapısıyla değişik sanat etkinlikliklerine yasak koyacak kadar özenle, duyarlılıkla gerçekleştirilmiş. İzmir adını yücelten benzersiz bir yapı olduğu doğru da, kentin sanat öncelikleri adına düşündürücü. Yatırım büyüklüğü/etkinlik adedi arasındaki oranı yukarı çekilebilmek için Başkan Aziz Kocaoğlu, sanata duyarlı bir yaklaşımla, Ahmet Adnan Saygun’da İzmir Devlet  Opera ve Balesi’ne yer açmış. Balkonuyla 1225 kişilik salon her ‘Carmina Burana’da dolup taşmakta.
YA ‘CARMINA BURANA’
13.yüzyıl boyunca kimin tarafından derlendiği bilinmeyen çok sayıda şiir ve şarkının el yazmaları Münih yakınlarındaki bir manastırda 1803 yılında ortaya çıkar. Carl Orf, bu şiir ve şarkılardan yola çıkarak 1935’te bir kantat olarak ‘Carmina Burana’ yı besteler . Sonraki yıllarda ‘Carmina Burana’nın, müziğini geriye çeker gibi bale eşliğinde sunulması bir gelenek olur neredeyse.
‘Carmina Burana’nın özellikle Türkiye’de sık sık çalınır olması, kuşkusuz Carl Orf’un müziğinin etkileyici görkeminden. Yoksa  arada bir Almanca’nın da karıştığı “latince” söylenen sözleri anlayıp da müziği daha derinliğine duyumsamak olasılığı yok. Ne olduğu anlaşılmayan sözler eşliğinde bir müzik!
BİR DOĞAL SANSÜR
Oysa sözler neler söylemez ki ‘Carmina Burana’da! Yazmalar bir manastırda bulunmuştur ama, şiirler aşkın, cinselliğin, içip kendinden geçmenin vurgulandığı açık saçık sözlerle doludur. Carmina Burana’nın latince sözler üzerine bestelenip söylenir olması bir “doğal sansür” sağlıyor mu, yoksa sözleri anlaşılmıyor diye müziği daha mı güç kazanıyor?
Sözleri anlaşılacak biçimde icra edilseydi, sahnede sunulan bale, acaba anlatım gücünü de, inceliğini de yitirir miydi?
Böylesi soruların ötesinde canlanıp yaşamakta sanat. İzmir Devlet Opera ve Balesi’nin ‘Carmina Burana’sı da,   Ahmet Adnan Saygun’un çatısı altında bütün soruları, kuşkuları aşarak, Büyükşehir Belediyesi’nin desteğini de alıp İzmir’in kendi kaynağındaki gücünü haykırmakta. 
Cümle küçük olsa da, yine söyliyelim: ‘Carmina Burana’,  Ahmet Adnan Saygun’da İzmir Devlet  Opera ve Balesi’nce sunuluyor.

 

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI