Umre izlenimlerim

DEĞİŞİK zamanlarda Suudi Arabistan'ı birçok kez ziyaret etmiştim. Bu defa resmiyetten uzak bir vatandaş olarak gittim, gördüm ve izlenimlerimi sizlerle paylaşmak istedim.

Ay'ın adeta yorgun düşüp tepelerin ardına çekilmesiyle birlikte, gecenin elbisesinin yer yer yırtıldığını seyrederken uçağımız Cidde Havalimanı'na indi. Çölden serin serin esen ‘‘saba’’ rüzgárı bana, Fuzuli'nin bir beytini hatırlattı:

‘‘Saba! Lütfettin ehl-i derde dermandan haber verdin,

Ten-i bi-cane candan, cane canandan haber verdin.’’

Çölün kendine has bir güzelliği var. Tıpkı tabiatın, diğer güzelliklerinde olduğu gibi. Güneşin tepesinden ateş döktüğü kumların üstüne renk renk saçılmış bu manzara insana bir başka haz vermektedir. Şüphesiz çölde yaşam pek kolay değil. Ancak çölün cehennemi sıcaklığını cennete çeviren insanın sığınacağı iki kutlu mekán var: Biri Kábe, diğeri yeşil kubbe.

* * *

Kábe: Dünyaya yayılmış olan insan topluluklarının en az bir defa toplandığı ve bu suretle birlik fikrini temsil ettiği bir merkez. Buraya bütün ülkelerden insanlar akın etmekte, ırk, renk, dil sorulmamaktadır. Muhammed İkbal bu noktada, ‘‘Biz Hicaz, Çin ve İran'a mensubuz ama bir tek gülümseyen şafağın jalesiyiz. O, toplumun canıdır ve o birdir’’ demiştir. Peygamberlik sayesinde tek merkezli olan bu topluluk, cemiyet halinde kaldığı sürece hiçbir fitneye yenilmeyecek, daima kuvvetli ve sağlam kalacak.

Kábe'nin duvarlarına ellerini ve alınlarını dayayıp gönüllerinden kopardıkları figanı yaratıcının evine arz ederken kimileri naz makamında sitemlerini beytin taşlarına çarpıyordu. Akan gözyaşlarının sel olup kendilerini mutlak kudretin jüpiterleri sanan zalim diktatörleri boğacağını düşünüyordum ki, bir vatandaşımız kulağıma Saddam'ın yakalandığı haberini verdi. Şaşırmadım, çünkü suçlu suçu kime karşı işlediyse onun kurbanıdır:

‘‘Elbette olur ev yıkanın hanesi viran.’’

Kendini ve ülkesini harap eden Saddam, şüphesiz yargılanacak. Hukukun gücüne göre mi, yoksa gücün hukukuna göre mi? Onu zaman gösterecek.

Ebediyen hüküm sürecekmiş gibi her gittiği yere mührünü vuran Osmanlı'nın, Kábe'nin tam karşısında hákim bir tepedeki o ihtişamlı Ecyad Kalesi çoktan yıkılmış ve yerine dev bir otel yükselmiş bile... Ne diyelim?

‘‘O şerefli mazi meğer masalmış.’’

* * *

Medine: Huzur veren bir şehir. Güler yüzlü, sıcakkanlı Medine halkının konukseverliğini hiç ama hiç unutmayacağım. Peygamber mescidinde yüzlerce açılmış sofralar... Hiç tanımadığı, belki bir daha göremeyeceği insanları yalvarırcasına sofralarına çağırmaları, bana çocukluğumda misafirsiz sofraya oturduğumuzdaki üzüntümüzü hatırlattı. Türk misafirperverliği gezgin Avrupalıların kitaplarında övgüyle anılırken, acaba bugün bu özelliğimizi yitiriyor muyuz?

Yeşil Kubbe önünde; Tunuslu, Afganlı, Sudanlı, Habeşli, Bosnalı, İranlı, Mağribli hülasa dünyanın her tarafından insanlar hoş bir álem oluşturuyordu. Kendinden geçmiş insanlar binlerce gözle tek bir hedefe bakıyorlardı. Bu topluluğun ruhunda, simasında Peygamber'in mübarek türbesinden akseden ışığı görmemek mümkün değil. O ruh uyanıktır. Aramızdaki ayrılıklar, dünyevi hicaplar olmasa bize böyle uykuda görünür müydü?

Her iki kutlu mekánda, sabahleyin kanatlanmış bir kalple uyanmak ve yeni bir sevgi gücü yaşamanın zevkini tatmak, öğleyin aşkın içine dalmak, akşamleyin hoşnutluk içerisinde kalacağınız yere dönmek, sonra yaratıcıya karşı yönelerek dua etmek... Evet birçok kez Suudi Arabistan'ı ziyaret etmiştim, bu defa resmiyetten uzak, kendim için gittim.

SORALIM ÖĞRENELİM


Düğün merasimi İslam'da var mı? Nasıl olmalı?

Cevdet ÖZMEN İSTANBUL

Düğün, evliliğin geniş çapta ilanıdır. İslam'da vardır. Hayatının çok önemli bir dönüm noktası olan evliliklerinin tatlı bir hatırası olarak israf ve gösterişten kaçınmak şartıyla düğün yapılabilir. Düğün yapmak Peygamberimizin sünnetlerindendir.

Eşimle bir yıl önce mahkeme kararıyla ayrıldık. Tekrar evlenmek istiyoruz, herhangi bir sakınca var mı?

Zeynep SEVİNGEN ADANA

Mahkeme kararıyla ayrılmak bir boşanmadır. Tekrar evlenmenizde bir sakınca yoktur. Mutluluklar dilerim.

Çocuğumun hastalığından dolayı sünneti geç yaptırmak zorunda kaldık. Bunun bir sakıncası var mıdır?

Ümit SERDAR ALMANYA

Bir sakıncası yoktur.

Hacca uçakla gitmektense, otobüsle gitmek daha sevaptır diyorlar. Yani hacca giderken ne kadar ıstırap çekersen o kadar sevap alıyormuşsun, bu doğru mu?

Fahrettin ARSLAN ERZURUM

Bu tür söylentilerin hiçbir dini dayanağı yoktur.

Cenaze olduğunda camilerin sala verme mecburiyeti var mıdır?

Murat ÇALIK İSTANBUL

Cenaze için sala verilmesi dini bir vecibe değildir. Cenaze namazının kılınacağını halka duyurmak için bazı şehirlerde sala verilmeye başlanmış, zamanla bu uygulama ádet halini almıştır. Bu itibarla ádet olan yerlerde sala verilmesinde bir sakınca yoktur.
Yazarın Tüm Yazıları