Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

TÜSİAD kim, kim TÜSİAD?

<B>TÜSİAD'</B>ın zaman zaman celallenip yaptığı açıklamalara bayılıyorum.

Esip, yağıp, gürlüyor ve Türkiye'de siyasetin, bürokrasinin kirliliğinden şikáyet ediyorlar...

TÜSİAD'a göre siyasetçiler çıkar gruplarına hizmet ediyormuş, bürokratlar rüşvetsiz iş yapmıyormuş.

TÜSİAD, çok ciddi bir muhalif grup gibi konuşuyor.

İyi de, siyasetçileri ve bürokratları bu hale getiren kim?

Ben miyim?

İşçiler mi?

Gariban esnaf mı?

Kim?

Kamu bankalarından yüz milyonlarca dolar krediyi indirmek için banka müdürlerini kullanan kim?

Bankalardan bu parayı indirebilmek için araya siyasetçiyi koyan kim?

Duble kaymaklı ihale alabilmek için siyasetçilerle al takke ver külah yapan kim?

Teşvik almak için bürokratla düşüp kalkan kim?

Kamu kaynaklarını ucuza kapatabilmek için önce etkin siyasetçi, sonra üst düzey bürokratla ilişki kuran kim?

‘‘Kim’’le biten sorular daha çook uzatılabilir.

Türkiye'nin bugün içinde bulunduğu tabloda gizli veya açık şekilde yüzü görünenlerin kimlikleri biliniyor.

Tablodaki ‘‘diğer sorumlular’’a suçu atarak kendimizi arındıramayız.

Herkes kendi payına düşeni yaşayacak.

Kirlenmiş siyasetçiden ve bürokrattan dem vurup eleştiri yapanlar, o kirliliğe neden olanların Serinofil Derneği üyesi olduklarına bizi inandırabileceklerini mi zannediyorlar!

Tüketici olmak da namus ister

TÜKETİCİYİ Koruma Yasası'nda değişiklikler yapılıyor. Üreticiler, aracılar ve kredili alışverişlerde krediyi verenler de sorumlu tutulacaklar.

Krediyi verenin konuyla ne alakası olduğunu çözemedim ama bunun dışnda Batı standartlarında bir uygulama hedefleniyor.

Fakat biz Türk milletinin ‘‘yapısı’’ göz önüne alınınca, bu yasa ne zaman ‘‘Allah kahretsin’’ diyerek rafa kaldırılır merak ediyorum.

Çünkü bizim kadar ‘‘iyi niyet iğfalcisi’’ toplum az bulunur.

Benzer yasaların yürürlükte olduğu Batı toplumlarında yaşayan Türklerin ‘‘yasal haklardan faydalanma’’ biçimleri iyi bir örnektir aslında.

Aldığı DVD'yi izledikten sonra ‘‘Bu bozuk çıktı’’ deyip değiştiren ve başka bir film alıp, üç gün sonra onu da ‘‘Tüketici Yasası’’ndan yararlanıp değiştiren tüketici Türk'tür.

ABD'ye okumaya giden Türk öğrenci beyaz ve kahverengi eşyasını bedavaya getirir.

Gider Walmart'tan bir TV, bir buzdolabı, bir fırın alır.

Bir ay içinde iade hakkı vardır.

Bir ay sonra onu götürür, parasını geri alır, sonra başka bir yerde aynı takımı düzer.

Bunu her yerde yapar, dünüşte de parayı alır memlekete geri gelir.

Ayakkabı alır, giyer giyer 15 gün sonra geri götürüp ‘‘Ayağımı acıttı’’ der yenisini alır.

Ve bunları Türk'ten ya da Ortadoğulu'dan başkası pek yapmaz.

Bu kafa değişmezse, Tüketici Yasası bu ülkede biraz zor uygulanır.

Kim kimi becerdi

ATEŞ Hattı adlı programda yaşanan ‘‘rezillikleri’’ Sabah Gazetesi cumartesi günü manşetten verdi.

Sabah haklı.

Programı birkaç dakika izledim.

Önce Reha Muhtar'ın kıyafeti, sonra da yaşanan tartışma beni rahatsız edince kapattım.

Çünkü ekranda ‘‘Kim kiminle yattı, kimi becerdi’’ düzeyinde bir tartışma vardı.

Fakat ertesi gün bir de baktım ki, bu program Ateş Hattı'nın bu yıl en yüksek rating alan programı olmuş, dokuzuncu sıraya yerleşmiş.

İzlenme payı da yüzde 40 civarında.

Yani daha önce de yazdığım gibi, böyle izleyiciye böyle program.

Pahalıysa çalalım kafası

BİR vatandaş faks çekmiş ve bana kızmış.‘‘Bazı yazarlar yine sapla samanı karıştırdınız. Doğru, bu ülkede vatandaşlar elektrik hırsızlığı da, başka hırsızlıklar da yapıyorlar ama nedenini biliyor musunuz? Bu ülkede elektriğin fiyatının ne kadar pahalı olduğunun farkında mısınız?’’ diyor.

Sayın okurum çok haklı.

Bir şey olması gerekenden pahalı ise onu çalmak son derece normal ve ahlaklı bir davranıştır.

Okur dostum, çalmayı savunacağına, çalmayanların, çalanların parasını da ödediği için elektriğin pahalı olduğunu düşünse, daha doğru bir yargıda bulunurdu.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

İnsanlar ‘‘hukuk’’ değil, ‘‘hukukçu’’ olabileceklerini anladıkları zaman.
X