Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Turgut Yılmaz: Rehavete kapıldılar

Muharrem SARIKAYA

Başbakan Mesut Yılmaz'ın kardeşi Turgut Yılmaz, önceki gün üyesi olduğu ANAP Merkez Karar ve Yönetim Kurulu'nda, uzun süredir koruduğu sessizliğini bozuyor.

Ağabeyi Başbakan'ı, bakanları, parti yöneticilerini sert bir üslupta eleştiriyor.

ABİSİ KONUŞTURDU

Kardeş Yılmaz'ın dün Hürriyet'te yer alan bu sözleri, TBMM kulislerinde şu yoruma neden oluyor:

‘‘Abisi konuşturdu. Dışardan başkası söyleyeceğine, içerden biri söyleyip partideki tepkiyi düşürmek amacıyla konuşmuştur...’’

Turgut Yılmaz, dün bu yorumlara gülüyor. Çıkışının ‘‘planlı’’ olduğunu, ancak ‘‘danışıklı’’ olmadığını vurguluyor. Ardından şunları söylüyor:

‘‘Uzun süredir Sayın Başbakan, bakanlar ve parti yöneticileriyle tek tek konuşuyordum. Ama bir ses alamamıştım. Demek ki bunun yeri MKYK imiş, toplu olarak eleştirmek gerekiyormuş. Onun için yaptım.’’

Turgut Yılmaz, ardından MKYK'daki sözlerini yineliyor. En fazla rahatsızlığının ise bakanların verdikleri demeçler ve parti yönetiminin tutumundan kaynaklandığını belirtiyor. Ardından ekliyor:

‘‘Purolu bakan son derece başarılı olabilir. Hatta ben onun çabalarını da beğeniyorum. Çalışmalarına destek olunması gerektiğine de inanıyorum. Ama elinde 30 santimetre purosu ile televizyon ekranı aracılığıyla benim evime, çocuklarımın karşısına çıkma hakkına sahip olmamalı.’’

Eleştirisinin sadece ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı Güneş Taner'e dönük olmadığını belirtiyor. Devlet Bakanı Eyüp Aşık'ı da sert dille eleştiriyor. Bu sözleri MKYK toplantısında Aşık'ın yüzüne karşı söylediğini de belirterek şöyle diyor:

‘‘Sekiz aylık hükümetiz. Eleştirmekten çekindim. Ama baktım gördüm ki ben Eyüp Aşık ile aynı Türkiye'de yaşamıyorum...’’

Gerekçesini ise şöyle anlatıyor:

‘‘Aşık çıkıyor, 'Benim 6 ayım doldu, çaya zam yapacağım' diyor. Hükümet içinde Aşık başka bir hükümet mi? Erken mahalli seçim diyor. Ne hakkı var seçimi ağzına almaya. Seçim kararını alma yeri bir kere MKYK'dır. Haydi orada bile karar alınmış olsa, ortaklara danışmadan böyle bir şey nasıl açıklanır? Bir tek seçim sözüyle faizler yükseliyor. Hazine 10 puan farkla borçlanmak zorunda kalıyor. Ne hakkı var bir ülkeye zarar vermeye. Ben işadamıyım, zam yaparken elim titriyor, siz bakan olarak konuşmaya nasıl cesaret ediyorsunuz?..’’

Turgut Yılmaz, mahalli seçimin öne alınmasında ANAP'ın da bir yararının olmayacağına inandığını söylüyor. Turgut Yılmaz, ‘‘İki turlu olmadan, bugünkü şekliyle seçime gitsinler, İstanbul'u yine Recep Tayyip Erdoğan'a teslim ederler’’ uyarısında bulunuyor.

Eleştiri oklarını parti yönetimine çeviriyor:

‘‘Başkanlık Divanı'ndan da seçime dönük görüş çıkıyor. Seçime gidilse ne olacak? Yüzde 40'la mı geleceğiz? Hedef uyumlu bir hükümet ve başbakanlık değil mi? Hükümetse hükümet, başbakanlıksa, başbakanlık, uyumsa uyum. Seçim sonrası bundan farklı ne olacak?’’

Başkanlık Divanı üyelerinin son dönemde TV'lere çıkmadıklarını vurguluyor. Hükümetin çok iyi işler yaptığını, ancak bunların pazarlanmasında sorun bulunduğunu belirtiyor.

Ardından eleştirisini ağabeyi Başbakan Mesut Yılmaz'a da yöneltiyor:

‘‘Bu hükümet 8 yıllık eğitimden daha önemli işler yaptı. Tarım politikasında, otoyollarda, enerjide büyük işler yapıldı. Başbakan çıkıp bu hükümetin seçim değil, icraat hükümeti olduğunu söylemedi mi? Mesut Yılmaz birtakım şeyleri anlatıp grubunu ve bizleri ikna edebiliyor. Ama çıkıp milleti de ikna etmesi gerekir. Enerji, yol, köprü çok önemli işler, ama Ayşe hanımla Fatma hanımı bunlar ne kadar alakadar eder?’’

İki kez erken seçime gittiği için ‘‘kaçak’’ diye suçlanan Başbakan'ın da ‘‘seçimden’’ söz etmesinin yanlışlığına işaret ediyor.

SARSMAK GEREKİYOR

ANAP'ta uzun süredir sessiz bir şekilde başlayan tepki, Yılmaz'ın en yakınının ağzından yüksek sesle dile getirilmeye başlanıyor. Turgut Yılmaz bunun gerekçesini ise şöyle özetliyor:

‘‘Hükümet olduktan sonra rehavete kapıldılar. Bilhassa bu çıkışı yaptım, çünkü sarsmak gerekiyordu. Ben kardeşim ama, MKYK'da Mesut Yılmaz'ın değil partinin menfaatlerini düşünürüm. Dilerim yanlışlar düzeltilir...’’













X