Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

TSK ne istediğini biliyor

Aman yanlış anlaşılmasın, ABD ile henüz herhangi bir anlaşma yok. Ne sorumluluk bölgesi, ne de görev tanımı kesin değil. Genelkurmay tercihlerini açıkladı. Askerin ne zaman gideceği de belli değil. Washington’dan yanıt bekleniyor. ABD ise, Irak’taki muhalefeti yatıştırma çabasında.

Genelkurmay Başkanlığının basın açıklaması çok zamanlı ve gayet profesyonelce yapılmış bir hareketti. Kamuoyundaki soru işaretlerinin önemli bölümü giderildi. Irak konusunda durumu şimdi biraz daha şeffaf görüyoruz.

Bu arada dikkat ettim, bazılarımız yanlış anlamışlar. Ortaya sürülen haritaların, kesim sorumluluk bölgesi olduğu sanılmış. Benim de bazı tereddütlerim vardı. En bilgili yetkililerden öğrendiklerimi sizinle paylaşmak isterim:

1. Henüz Washington ile varılmış bir anlaşma yok. Ne sorumluluk böygeleri, ne de Türk askerine verilecek görev tanımlaması belli. Genelkurmay Başkanlığının sözünü ettiği iki bölge, Türk tarafının tercihi olarak Amerikan tarafına bildirilmiş, yanıt bekleniyor.
2. TSK, sorumluluğuna verilecek olan bölgede sadece güvenlik rolü oynamak istemiyor. Bölgenin yönetimine, topluma verilecek servis dahil her konuda söz sahibi olmayı planlıyor. Bu konuda da henüz görüşbirliği yok. Koalisyon ortakları ve Iraklılar, TSK’ya sadece güvenlik sağlama göreviyle yetinilmesinden yanalar. İngiltere’nin Irak’taki özel temsilcisi Jeremy Greenstock’un CNN TÜRK’teki MANŞET programında söyledikleri bu açıdan çok açıktı.

Greenstock, TSK’nın güvenliğin ötesine gitmeyeceğini söylerken de dikkatleri çekti ve “henüz hiçbir şey kesin değil”dedi. Yani, bu alandaki müzakerelerin, Washington’dan Türk önerilerine yanıt geldikten sonra başlayacağı apaçık ortada.

3. ABD’liler şu sırada Bağdat’ta nabız yokluyor, Iraklıların muhalefetini yatıştırıyor ve 1 inci tezkereden sonra Kürtlere verdiği güvencelerden geri adım atıp, Türk askerine planlarda nasıl rol verebileceğini hesaplıyor. Bu temaslardan, anılacak yankılardan sonra TSK’nın tercih ettiği bölge sınırları ve görev tanımı netleşecek. Pentagon, TSK ile bu bulgularla masaya oturacak.
4. TSK’nın Bağdat ile Ürdün sınırı arasındaki bölgeyi (3 nolu harita) istememesi, son derece teknik nedenlerden kaynaklanıyor. Tamamen boş ve çölden ibaret bu bölgede kullanabileceği donanımı yok. Özel giysiler, özel helikopterler, haberleşme aygıtları ve bütün bunlara kanşılık bomboş bir alan. Oysa Türkiye, birşeyler katabileceği, firmalarının ihale alıp çalışabileceği bölgeleri tercih ediyor.

TSK, KENDİNDEN ÇOK EMİN

Genelkurmay Başkanlığı Irak misyonunun ne kadar riskli olduğunu herkesten iyi biliyor. Saldırılara uğranılabileceği, yaralı hatta şehit verilebilineceğinin de farkında ve bu olasılığa da hazır. Şu kadarını söyleyebilirim ki, AKP’den daha da hazırlıklı

“Bizim deneyimimiz var. Afganistan’da, Bosna’da bunları yaşadık” deniyor ve “Bizi rahat bıraksınlar, (Amerikalılar kastediliyor) sorumluluk bölgemizde istikrarı oluştururuz” diye devam ediliyor.

Planlamayı yapan Türk yetkililerin en büyük kaygısı ne Kürtler ne de Sunni militanlar. Onların korkusu, Amerika’lıların bir olay nedeniyle Türk sorumluluğundaki bölgeye helikopterleriyle inmeleri ve etrafı tarayıp gitmeleri.

Bu tip olaylardan sonra kargaşayı temizlemek Türk askerine kalacağından dolayı, rahatsızlık duyuyorlar. Ancak, yapacakları birşey de yok. Irak’ta tek patronun ABD olduğu, son sözün de Bremmer ve Gn. Abuzaid tarafından söyleneceğini de biliyorlar.

GREENSTOCK’UN UYARISI...

İngiltere’nin Irak özel temsilcisi Greenstock’un MANŞET programında (Pazartesi 17:00) yaptığı açıklamalar içinde hepemizin dikkat etmesi gereken unsur, Türk Silahlı Kuvvetlerinin olası zaiatı ile ilgili olan bölümdü.

Özetlemem gerekirse, “Eğer gül bahçesine gideceğinizi düşünüyorsanız, çok yanılırsınız. Yaralınız, hatta kaybınız olacaktır. Bunu göze alamayacaksanız, bu gerçeği kaldıramayacaksanız işiniz çok zorlaşır”.

Riskleri şimdiden göze almak zorundayız.

Bütün bunlara bakıp “ O zaman Irak’ta ne işimiz var. Gitmeyelim, daha iyi” de diyemeyiz. Yanıbaşımızdaki Irak’ın Lübnan’laşma tehlikesini seyredemeyiz. Parçalanacak bir Irak’ın Türkiye’ye zararı çok olacaktır. Bunu düşünmek ve ona göre belirli riskleri almak zorundayız.

* * *

(Bu yazı, Posta Gazetesinde ve aynı gün Hürriyet Gazetesinin tüm dış yayınlarında, Hürriyet internet sitesinde (www.hurriyetim.com.tr) Milliyet internet sitesinde (www.milliyet.com.tr) ve Daily News ekibi tarafından tercüme edildikten sonra hem ana gazetede, hem de Daily News internet sitesinde (www.turkishdailynews.com.) yayınlanmaktadır.)
X