Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

TOBB'dan ‘itidal’ çağrısı

Muharrem SARIKAYA

<ı>Balıkesir

Ankara'da hükümet ile ordu arasındaki gergin hava, dün Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB)'nin Balıkesir'de yapılan Müşterek Konseyler Toplantısı'na da hâkim oluyor. Odaların ve borsaların sorunlarından çok Ankara konuşuluyor. Sonuçta, Başkent'e, Balıkesir'den şu mesajlar veriliyor:

Her iki taraf da itidalli olmalı, herkes kendi görevinin sorumluluğunda hareket etmeli...

Ankara'ya gönderilen bu mesaj, aslında önceki gece Kervansaray Oteli'nin lobisinde günün ilk saatlerine kadar devam eden oda ve borsa başkanlarının sohbetlerinden ortaya çıkıyor.

Masalara hâkim olan sohbet konusu, Başbakan Mesut Yılmaz'ın, ANAP TBMM Grup Toplantısı'ndaki sözleri oluyor. Bazı başkanlar Yılmaz'ın davranışına onay veriyor. Bazıları ise, ‘‘Bu kadar germenin anlamı var mı? Sanki sandıktan çıkıp iktidar olmuş gibi davranıyorsun’’ eleştirisi getiriyor.

* * *

Masalarda başkanların hemen hepsi siyasilere yükleniyor. En çok eleştirilen ise siyasi parti liderleri. Ancak, sorunun çözümü konusunda hepsi farklı şeyler düşünüyor. Üzerinde uzlaştıkları tek konu ise, ‘‘Erken seçim olmamalı’’ şeklinde özetleniyor. TOBB Başkanı Fuat Miras, masaları tek tek dolaştıktan sonra geceyarısı gazetelere şu iki mesajı veriyor:

1- Sorunlara çözüm getirmeyeceği ve siyasi tabloyu değiştirmeyeceği için erken genel seçim istemiyoruz. Eğer Baykal istiyorsa hükümete girsin.

2- Başbakan'ın gruptaki sözleri doğrudur. Ordu, içtüzüğü gereğince ikazını yapar, hükümet de bu ikazı dikkate alıp hukuk içinde sorunu çözer. Ama, ordu, ‘sen çekil ben yapayım’ diyorsa, bu yanlıştır. Ordu ara rejim istemez, siyasiler de buna teşvik etmesin.

Gece ortaya çıkan hava dünkü toplantıya da yansıyor. Başkanlar siyasetteki çarpıklığı eleştiriyor, hükümetin aktif çalışması gerektiğini vurguluyor.

Oturumu yöneten Ömer Dinçkök de aynı noktaya dikkat çekiyor. Fabrikalardaki ‘‘işletme körlüğünün’’ siyasete de hâkim olduğunu vurguluyor. Dinçkök, ‘‘Beceri ve kalite eksikliğimiz varsa sizin fabrikanızdan çıkacak her mal ikinci kalite olur. Siyasette bugün bu sıkıntı hâkim’’ diyor.

Dinçkök'ün en fazla alkış alan sözü ise, ‘‘TOBB siyaset yapmaktadır. Bundan sonra da Atatürk ilkeleri ve devletin bütünlüğü için yapmaya devam edecektir’’ oluyor.

* * *

Hemen ardından kürsüye gelen Miras da aynı sözleri tekrarlıyor. Türkiye'de 21'inci yüzyıla girerken hâlâ darbe ve irticanın tartışılıyor olmasına tepki gösteriyor. Hükümete ise, ‘‘İcraat yapın arkanızdayız’’ mesajını veriyor. Ancak bunu söylerken liderleri eleştirmekten geri durmuyor. ‘‘Partisinin oyunu düşüren liderleri bir daha sandıktan çıkarmayalım’’ sözü ise en fazla alkışı alıyor.

Hükümeti temsilen toplantıda bulunan Sanayi Bakanı Yalım Erez, konuşmaları tek tek not ediyor. Daha iki yıl öncesine kadar başkanlığını yaptığı TOBB'un üyelerinin görüşlerine kürsüye geldiğinde destek veriyor. Erez de, siyasetteki çarpıklıktan yakınıyor. Ankara'daki gerginliğe dönük ise Erez'in sözleri şöyle oluyor:

‘‘Maalesef Türkiye, ara rejim ve darbe tartışmalarını hak etmiyor. Sorun, herkesin üstüne düşeni yapmayıp, başkalarının yapacaklarıyla ilgili akıl vermesinden kaynaklanıyor.’’

Erez de, Başbakan Yılmaz'a şu sözlerle destek veriyor:

‘‘Laikliği korumak, irticayı engellemek hepimizin görevi. Ama, mücadele hükümetin işi.’’

Balıkesir'e Ankara'daki sıkıntı hâkim oluyor. Toplantıya ara verildiğinde bir oda başkanının arkadaşına söylediği sözler her şeyi ortaya koyuyor:

‘‘Ankara ile uğraşmaktan kendi işimizle-gücümüzle uğraşamaz olduk...’’













X