Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Temel soru: Neden? Niçin?

ÇOCUKLAR gibi sormalıyız: Bu ne? Neden? Niçin?<br><br>"Bu ne?" sorusu nesnenin, olgunun tanımlanmasını, betimlenmesini (tasvir edilmesini) ister.

"Neden? Niçin?" sorusu ise olguyu yorumlamamızı, çözümlememizi (analiz etmemizi) gerektirir.

Türkiye’nin son çeyrek yüzyıllık tarihine baktığımız zaman belli bir tarikat ya da cemaatin devlet kurumlarını, polisi, orduyu, eğitimi, yargıyı (sızarak) ele geçirmeye çalıştığını görürüz. Aynı şekilde, sanayi, finans ve ticaret dünyasına da egemen olmayı örgütlediği görülebilir.

Oysa ele geçirmek istediği bütün kuruluşlar kamusal ve anonimdir. Siyasi açıdan baktığımız zaman özel olarak hiçbir ideolojiye ait olmaması gerekir. Gerekir ama kapitalizm işlemleri bu bağlamda bir ülkenin, bir ulusun aleyhine kullanılabiliyor, kullanılıyor, kullanıldı.

Siyasetin dilinde buna fesat çevirmek (Komplo: la Conspiration) diyorlar.

MAKYAVELİZM

Bir tarikat, bir cemaat, polisi ve yargıyı ele geçirip ne yapacak? Fesadın orta direği olan imam hatip okullarıyla ilişki kurulursa bu sorunun cevabı kolayca bulunabilir! Bir tarikat, bir cemaat; okulları, eğitim sistemini ele geçirerek ne yapacak? Sanayiyi, bankacılığı, finans ve ticareti ele geçirip de ne yapacak?

Demokrasilerde siyasi partiler, kendilerini, yönetimine geldikleri ülkenin sahipleri olarak değil, fakat kiracı olarak hissederler, böyle hissetmeleri gerekir. Seçim süreleri kira sözleşmesinin sınırlarını belirler.

Demokrasi ile yönetilen bir cumhuriyette anayasal siyasal partiler marifetiyle iktidara gelmek seçenek ve olanağı varken, bir gizli siyasal partiye dönüşen bir tarikat ve cemaatin, devlet ve toplum kurumlarını, sanayi, finans, medya ve ticaret kuruluşlarını ele geçirmek ya da bunların paralelini kurmak çabalarını nasıl açıklayacağız? Niçin? Neden?

Hele eylemlerini haram (yasaklanmış eylemler), vacip (zaruri eylemler) ve caiz (cevaz verilen eylemler) üçlemesine bağlaması gereken(!) tarikat ve cemaatlerin işlerinde bu üçlüyü tersyüz etmelerine "Makyavelizm"den başka ne diyeceğiz?

SİVİL DARBE

Cumhuriyet’in kurduğu laik kurumları ele geçirip de ne yapacaklar?

Bu sorunun cevabı biliniyor artık: Cumhuriyet kurumlarını laiklikten arındırıp haram, vacip ve caiz üçlemesinin eline teslim edecekler. Böyle bir niyet ve tutkuları yok ise bu yapılan işlerin anlamı ne? Sivil darbeden başka?

AKP sivil darbe yapmıyor ise bu fesada yardımcı oluyor. Ancak bu fesat başarıya ulaşırsa AKP’nin de kellesini alır. Mutlaka! Sudan örneği karşımızda duruyor.

FESADIN PARÇASI

Adam bana cemaatin lojistik üssü ABD’den e-posta göndermiş: "Ben de imam hatip mezunuyum ama burada kanser araştırması yapıyorum" diyor. Demek ki yetenekli biriymiş! Ama yanlış: Klasik liseden mezun olup bu işleri yapsaydı daha iyi olmaz mıydı? Hiç olmazsa betimlediğim korkunç fesadın parçası olmazdı. Burada tarikatın amacı belli: Bütün okulları imam hatip haline getirmek!

Biri de imam hatipleri eleştirerek Allah’a karşı geldiğimi, cenazemi imamların kaldırmayacağını yazıyor. Böyle mail’ler aldıkça düşünür oldum: En iyisi gayrimüslim bir ülkede ölmek ve cesedimin yakılması; küllerimin yarısının Mersin-Narlıkuyu’ya, öteki yarısının da Farilya (Gündoğan) açıklarında denize savrulması.

(Devam edecek.)
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI