Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Telekritik

Selim AKÇİN

Toroğlu gerçeği

Savaş Ay, TGRT'deki başlama vuruşunu ‘‘Futbol Medyası’’yla yaptı. Futbolun Türk insanı üzerindeki ezici etkisini bilen Ay, en azından reytingini garantilemek istemişti. Ne de olsa ilk programdı ve büyük paralar karşılığında yeni kanalına transfer olmuştu.

Savaş Ay bildiğimiz Savaş Ay. Boynuna geçirdiği bandana dışında, tansiyonun düştüğü, akıllı uslu şeylerin konuşulduğu anlarda daha önceden hazırlanan röportajları yayına soktu, kitabi konuşmaların yapıldığı zamanlarda ‘‘abi sen sen ol, kendin gibi konuş’’ dedi, tartışma doruğa tırmandığında da kedi gibi bir köşede bekledi. Bunda garipsenecek bir şey yok. Çarşıda alışveriş yapandan plazalarda çalışanlara, kaportacıdan mühendisine kadar herkesin, geri pas, ofsayt, en direkt vuruş, penaltı, UEFA, frikik gibi futbolla ilgili her şeyi ezbere bildiği bir ülkede Ay'dan başka türlü davranmasını beklemek haksızlık olurdu. Üstelik birbirine sütunlarında olmadık yazılar yazan, eline geçirse bir kaşık suda boğacak insanları bir araya toplamak da beceri işiydi. Bunu Savaş Ay başardı. Ve benim 02.00'ye kadar izleyebildiğim program, hissedilen ama dile getirilmeyen bir gerçeği ortaya çıkardı: Erman Toroğlu'nun tartışılmaz otoritesini. Toroğlu, spor kamuoyunda köşe başını tutanların ve futbolla ilgili herkesin, ağzından çıkan her kelimeyi dikkatle dinlediği bir isim. ‘‘A Takımı’’, Toroğlu'nun karizmatik kişiliğine ve sarsılmayacak gibi görünen otoritesine onay veren örneklerle doluydu. Bütün sorular ona soruldu, bütün eleştiriler ona yöneltildi, yaptığı program yerden yere vuruldu. O da assolist gibi en son sahneye çıktı, herkese yanıt verdi.

Ben Toroğlu'nun Şansal Büyüka ile birlikte yaptığı ‘‘Maraton’’ programını yararlı buluyorum. Penaltılardaki incelikleri, faullerdeki kartın rengini, hakem psikolojisini, baraj yapılırken yerinden oynayan bir futbolcunun nelere yol açtığını ben Toroğlu sayesinde öğrendim. Ümit ederim ki, futbolcu ve hakemler de onun bilgilerinden yararlanmıştır. Meslektaşlarının, rakiplerinin, sevmeyenlerinin ondan bir şey öğrenmediğini programda zaten gördüm.



X

YAZARIN DİĞER YAZILARI