Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Teke Tek

Fatih ALTAYLI

Bir hákim, ayıbı ortadan kaldırdı

Yurttaşlar, özellikle de hukukçular görevlerini layıkıyla yapınca Türkiye nasıl da güzelleşiyor.

Türk adaleti yıllardır bir ayıbı taşıyordu üzerinde.

TCK'nın zina suçunu düzenleyen maddesi, kadın ve erkek arasında dehşet bir ayrım yapıyor ve Anayasamızın eşitlik ilkesinin inadına varlığını sürdürüyordu.

Bu madde sürekli eleştirildiği halde Anayasa Mahkemesi resen konuya el atmamakta yıllarca direndi.

Ta ki, bir hákim işe müdahale edinceye kadar.

Benim bu konuyla ilgili peş peşe yazılar yazdığım günlerden birinde Torbalı'da görev yapmakta olan genç bir hákimden faks geldi:

‘‘Bu ayıp yasa maddesini Anayasa Mahkemesi'ne yolladım, bilgilerinize.’’

Tek bir hákim, yıllardır kimsenin yapmadığı yaptı ve Anayasa Mahkemesi'ni, Anayasa'ya ve vicdanlara aykırı bu yasayı düzeltmeye zorladı.

Türkiye'de kadın erkek eşitliğinde çok önemli bir adım atıldı.

Tek bir hákimin zorlamasıyla...

Anlaşılıyor ki, medeniyet yolunda ilerlemek çok kolay.

Yeter ki istensin.

Anlayışı kıt bir Yüksek Seçim Kurulu

Allah Türkiye'yi bu Yüksek Seçim Kurulu'ndan korusun. Tam bir faşist örgüt kafası hákim YSK'ya.

Sözde seçimle ilgili yasaları uygulayacaklar.

Yasanın ne dediğini anlamaktan aciz bir kurul, nerede kaldı yasayı uygulayacak.

Geçtiğimiz haftalarda yasayı ‘‘Mabadlarından’’ algıladıkları için, RTÜK'ün pek çok televizyona kapatma cezası vermesine neden olmuşlar, daha sonra hatadan dönmüşlerdi.

Şimdi yine yasayı aynı yerlerinden algılayıp, yeni yeni icatlar çıkarıyorlar.

YSK şimdi de Emniyet Genel Müdürlüğü vasıtasıyla il emniyet müdürlüklerine birer yazı gönderterek, illerde anket çalışması yapanların gözaltına alınmasını ve haklarında soruşturulma açılmasını istedi.

Yuh!

Tam faşist bir kafa yapısı.

Seçimlerin yapılış esaslarını belirleyen 298 sayılı kanunun 61. maddesi, seçmenlerin siyasi tercihleri ile ilgili anket sonuçlarının yazılı veya görsel basın tarafından yayınlanmasını yasaklıyor.

Yani anket sonuçlarının yayınlanması yasak. Anket yapmak yasak olsaydı, yapılamayan anketin sonucu da olamayacağı için yayın yasağına gerek kalmayacaktı. Yüksek Seçim Kurulu anket yayın yasağını, kendi kafasına göre yorumlamış ve ‘‘Madem yayını yasak, o zaman yapımı da yasak olsun’’ demiş.

Çünkü kafa faşist... Baskıcı... Çünkü deliye beylik vermişsin önce babasını kesmiş atasözü bize mahsus.

YSK üyeleri yasayı nasıl böyle yorumlamışlar anlamak mümkün değil.

YSK'nın yasayı anlama biçimi şöyle:

Diyelim ki, iki çocuktan fazla yapmak yasayla yasak. YSK üyeleri cinsel birleşmeye sınır koyarlar. Madem çocuk yapmak yasak, o zaman seks yapmak da yasak.

Gülmeyin, anlayış aynen bu.

Ey Tufan Algan ve yanındaki okuduğunu anlamaktan aciz heyet!

Alın elinize 298 nolu yasayı. (Sizde yoksa ben size bir tane yollarım.)

Açın 61. maddeyi. Ve okuyun o maddenin 27.10.1995-4125/5 sayılı ekini. Eğer okumanız var ve okuduğunuzu da anlıyorsanız, göreceksiniz ki anket yapmak değil, anketi yayınlamak yasaktır.

Ve sonra da aynaya bakın...

Sorun kendinize: ‘‘Ben ki, bulunduğum kurulun kuruluşunu sağlayan yasayı bile anlamaktan acizim. Ne işim var bu Yüksek Seçim Kurulu'nda?’’

Hayvan seven başkan yok mu?

Bursa Belediyesi çok güzel bir hayvanat bahçesi kurmuş. Pırıl pırıl.

Eski İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlarından Nurettin Sözen de İstanbul'da benzer bir projenin temelini atmıştı. Gülhane Parkı'nda insanlık ve hatta hayvanlık dışı koşullarda barındırılmakta olan hayvanlar için Florya'da son derece çağdaş bir hayvanat bahçesinin temeli atılmış ve inşaatın büyük bölümü tamamlanmıştı.

Daha sonra Sözen gitti, yerine Tayyip Erdoğan geldi.

Allah'ı var, Erdoğan hiçbir komplekse kapılmadan Sözen'in projelerini sürdürdü.

Hatta bitenlerin açılışına Sözen'i çağırdı.

Ancak her nedense hayvanat bahçesi projesine pek ilgi göstermedi.

O iş öylece kaldı.

Ve koskoca İstanbul'un hayvanat bahçesi denilebilecek tek yeri, o utanç abidesi Gülhane Parkı yerinde kaldı.

Şimdi bakıyorum da yeni başkan adaylarının hiçbirinin gündeminde ne hayvanat bahçesi var, ne de İstanbul'da hayvanlar için özel bir proje.

Bize ne hayvanlardan diyenlere söyleyebileceğim tek bir şey var:

‘‘Kalbinde hayvan sevgisi olmayanda, insan sevgisi olması mümkün değildir.’’

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Kapımıza eşek diye bağlamayacağımız kişileri, vekil tayin etmediğimiz zaman.



X