Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Teke Tek

Fatih ALTAYLI

Ya CHP olmasaydı?

Unutkanız... İyiyi de, kötüyü de, doğruyu da, yanlışı da çok çabuk unutuyoruz.

Kadir kıymet bilmiyoruz.

Böyle olduğumuz için de, CHP'ye kızıyoruz, CHP'yi oy vermemekle tehdit ediyoruz.

Son 4 yıllık dönemi hatırlayın...

Refahyol Türkiye'yi yok olma sürecine götürürken, Refahyol'la aslanlar gibi çarpışan parti kimdi?

Herhalde Meclis'e soktuğu adamları birbiri ardına Refah'a kaptıran, belediyelerde RP ile işbirliği halinde iş götüren ANAP değil! Türkiye'nin Refahyol'dan ve rejim bunalımından kurtulma çabasında kayıtsız şartsız destek veren kimdi?

Hadi bunları bir kenara bırakalım...

Türkiye'nin son dönemdeki en büyük yüz karalarından Manisa Davası'nı halka mal eden, işkenceye uğrayan gençlerin hakkı için savaşan, toplumsal vicdanımızı rahatlatan Sabri Ergül hangi partinin milletvekiliydi?

Ya Susurluk olayının üzerine ısrarla giden tek siyasi kişilik olan Fikri Sağlar hangi partidendi?

Bütün Türkiye uyutulup, Türkbank, Çakıcı destekli Korkmaz Yiğit'e satılırken, bu satışı engelleyen bandı ortaya çıkaran da, aynı partinin aynı Fikri Sağlar'ı değil miydi?

Fikri Sağlar o bandı çıkarmayaydı, Korkmaz Yiğit bugün gazete ve iki banka sahibi olarak aramızda dolaşıyor olmayacak mıydı?

Son dönemde Meclis komisyonlarında hırsızlarla işbirliği yapılırken bunu engellemeye çalışan tek parti hangisiydi hatırlıyor musunuz?

Ne çabuk unutuyoruz değil mi?

Al gülüm ver gülüm Türkiye'yi soyma mekanizmasının unsurlarından biri haline getirilmek istenen Yüce Meclis'in saygınlığını korumaya çalışan yegáne parti bugün baraj korkusu yaşıyor.

Doğrudur... CHP yönetimi çok hata yapmıştır. Partinin övünebileceği işleri yapan kişileri dışlayacak kadar aculdur.

Ama CHP her şeye rağmen CHP'dir...

Ne dalgalı Denizler, ne Keskin sirkeler...

Bu küpe zarar verememeliler...

Polis hukukçudur kabadayı değil

Televizyon haberciliği doğru yapılınca çok etkili.

İşte salı akşamı ekrana yansıyan görüntüler.

Evladını hastaneye yetiştirmeye çalışan bir baba polisler tarafından dövülüyor. Eminim ki, acılı baba polislere bir iki ters laf etmiştir.

Ama böyle bir şey yapmış olması polislere o babayı dövme hakkını vermez.

Bırakın hastaneye evladını yetiştirmeye çalışan babayı, polisin kimseyi dövmeye hakkı yok.

Polis yasalarla iş yapar.

Kendine küfredeni sopalamaz. Yasa ne diyorsa, ona göre davranır.

Yasanın uygulanmasını gözetlemekle görevli kişi, yasadışı olma hakkına sahip olmayan kişidir.

Polisin vatandaşa karşı şiddet uygulama hakkı yoktur.

Hele evladını hastaneye yetiştirmeye çalışana karşı hiç ama hiç yoktur.

Acılı baba polise küfretse bile, polisin önce çocuğu hastaneye yetiştirmesi sonra babaya karşı yasaları uygulaması gerekir.

Fakat her gün rastladığım olaylar beni polis okullarındaki müfredatın yanlış olduğu düşüncesine sevk ediyor.

Polise tabanca kullanmayı, arama yapmayı öğretmeden önce, vatandaşa nasıl davranacağını ve yasaların nasıl uygulanacağını, yani hukuku öğretmek lazım.

Yasalar, liste açıklanınca acil oldu

Meclis'i toplayıp seçimi erteletmek için bir araya gelen küskünler, artık ortak hareket etme kararı almışlar.

Yani bir parti gibi çalışacaklar.

Bu hareketin ANAP'lısı var, DYP'lisi var, Fazilet'lisi var, DSP'lisi var ve CHP'lisi var.

Bunlar ki, Meclis'te ülke yararına herhangi bir şey için dahi bir gün olsun bir araya gelmediler. Bunların öbürüne yarar sağlar diye, karaya kara, aka ak dedikleri görülmedi.

Ama şimdi ortak hareket edeceklermiş.

Kılıf da, ülke menfaati.

Acil yasalar çıkacakmış.

Aday listeleri açıklanıncaya kadar bu yasalar acil değildi de, aday listeleri açıklanınca mı acil oldu?

O Meclis'i toplayın, o seçimi erteleyin.

Millet yüzünüze tükürmek istiyordu.

Bu sefer daha fazlasını yapacak. Emin olun.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Hasta taşımayan ambulansların sürücüleri siren çalarak dolaşmadıkları zaman.



X