Stin igia sas

Yaz mevsimi geldi mi uzo Yunanis-tan’da krallığını ilan eder; şarap tatile çıkar. Diyetisyen Dr. Dimitris Grigorakis’e göre, uzodaki anason bitkisinde bulunan organik terpenler harikalar yaratıyormuş.

Haberin Devamı

Ekonomik kriz içinde yaklaşık üç yıldır kıvranan Yunanistan 6 Mayıs’taki seçimlerden hükümet çıkamayınca önümüzdeki pazar tekrar sandık başına gidecek.
Ülkede iflas kâbusu… Siyasi parti liderleri.... Aaaaa yeter ya! Seçimlerden de ekonomiyle ilgili rakamlardan da sıkıldım. Hiç değilse bugün için beklesinler.
Yaz geldi buralara. Her şeyde ha bire kemer sıkılırken, güneş tepede cömert mi cömert.
Dünyanın en güzel denizi Ege’nin o masmavi sularının, uçsuz bucaksız sahillerin, canım adalarda o daracık sokakların zamanı şimdi.
Krize rağmen, üst üste seçimlere rağmen, her şeye rağmen yaz beyaz bu diyarda.
Bu diyarda yazın vazgeçilmez güzelliklerinden biri de güneşin “Hadi bugünlük bu kadar yarın yine görüşürüz” dediği vakittir.
O vakitte şöyle dalganın uzun yolculuğunu noktaladığı bir kumsalda, sandalyeleri hasırlı, masaları ahşap salaş bir balıkçı tavernasında uzo yudumlamak acayip keyiftir. Hani, “Tanrı şunu icat edenin günahlarını bağışlasın” deyip kadeh kaldıracak kadar keyiftir. Hele bir de o tatlı buzukinin sesi de eklenirse.... Uzo, yaz mevsimi geldi mi Yunanistan’da krallığını ilan eder; şarap tatile çıkar.
Rakının bir benzeri olan uzo, su mu katmadan sadece buzla içilir. Türk rakısı ve Yunan uzosu arasında imalatlarında kullanılan malzemelerin ötesinde felsefi bir benzerlik de vardır.
Rakı ve uzo için “Şununla yenir, şunla yenmez” demek yanlıştır bence. “Rakı ve uzo şu yemeği sever, bunu sevmez” denmesi daha doğru gibi.
Uzonun sevdiği tabaklar da Tanrı’nın denize bahşettiklerinin ötesinde (özellikle mangalda pişmiş ahtapot, karides, kerevit, istridye ve tabii ki balık) iyi kızarmış patlıcan ve kabaktır. Ayrıca cacığı, zeytini, peyniri, domatesi, soğanı sever uzo.
Meğer ölçülü içildiğinde sağlığa da pek yararlıymış. Diyetisyen Dr. Dimitris Grigorakis’e göre, uzodaki anason bitkisinde bulunan organik terpenler harikalar yaratıyormuş. Anti-enflamatuar ve antioksidan özellikleri varmış terpenlerin. Hücre ve dokuları pek çok hastalığın nedeni olan serbet radikallerden koruyorlarmış. Kalp hastalıklarına, çeşitli tipte kansere, mültip skleroz ve cilt yaşlanmasına karşı da faydaları oluyormuş.
Daha bitmedi, kötü kolesterol olarak bilinen LDL oksidasyonuna, karaciğere, ülsere de iyi geliyormuş.
Dr. Grigorakis, uzonun sevdiği yemeklerin etkileri için bir şey söylemedi. Madem söylemedi mutlaka zararlı değiller…
Yani öyle olmalarını çok isterdim...
Suyun öte yanında beğendiklerim, takdir ettiklerim, sevdiklerim arasında bu diyar insanlarının ölçülü alkol tüketmeleri var. Sokaklarda sarhoş dolaşan pek göremezsiniz buralarda. Hangi tavernaya giderseniz gidin sadece ‘karafaki’ denen 20’lik uzo şişeleri satılır. İsteyen, ikinci, üçüncü karafakiyi sipariş eder, durumuna göre. 35’lik ya da 70’lik şişeler sadece aperatif olarak “Bir duble getir” diyen müşteriler için vardır bar raflarında.
Yaz beyaz dedik... Akşamüzeri güneş batarken dedik... Deniz kenarında salaş taverna dedik...
Eh zamanı geldi o halde.
Bir ölçek uzo, birkaç parça da buz.
Stin igia sas!

 *Sağlığınıza

Yazarın Tüm Yazıları