Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Sorun AKP’ye olan güvensizlik...

BU açılım, merkez sol veya merkez sağ bir iktidar partisi tarafından başlatılsaydı ülke genelinde böyle bir tedirginlik veya gerginlik ortamı doğar mıydı?

Kuşkusuz doğmazdı.

Açılıma bu kadar geniş güvensizlik duyulur muydu?

Asla duyulmazdı.

Kesin olan şudur; ülkenin böyle bir tartışmaya sürüklenmesinin nedeni iktidarın siciline duyulan güvensizliktir.

Denilecektir ki, bu adamlar son seçimlerde oyların yüzde 39’unu aldılar. Yükselen güvensizlik sesleri nasıl bu kadar güçlü çıkıyor?

Doğrudur.

Diyelim ki, yüzde 39 AKP’ye güveniyor. Onlar sessiz. Onlar bu açılımı kayıtsız şartsız destekliyor.

DTP oylarını saymazsak karşı taraftada en azından yüzde 55 var.

O 55 ise iktidar partisine hiç güvenmiyor.

Üstelik bu yüzde 55’in büyük bölümü de temelde böyle bir demokratik açılımdan yana.

Bunun doğru ve gerekli olduğuna inanıyor.

“Terör dursun, kan akmasın, anaların gözyaşları dinsin” istiyor.

Ama bu insanlar AKP’den tedirgin, Tayyip Bey ve arkadaşlarından kuşku duyuyorlar.

Genelkurmay Başkanı’nın açıklamalarını ve vurgulama gereği duyduğu ilkeleri de bu açıdan değerlendirmek gerekir.

Tabii bir de MHP faktörü var. Bahçeli çok ağır eleştiriler yapıyor.

Bu eleştiriler Başbakan Erdoğan başta olmak üzere tüm AKP’lileri çok rahatsız ediyor.

O yüzden Başbakan da kontrolünü yitirecek kadar MHP’ye ağır yanıtlar veriyor.

Ortam geriliyor, bu da “Demokratik Açılım”a zarar veriyor.

AKP’nin zor bir sorunu çözmek için alelacele, hazırlıksız yola çıkması ülkeyi böyle bir gerginliğe sürükledi.

Bu açılım, daha planlı programlı yapılabilir, bu kadar kuşku yaratacak bir gizlilik yöntemi uygulanmayabilirdi.

AKP’nin bu stratejisini deneyimsizlik olarak düşünmek olanaksız, çünkü bu parti yedi yıldır bu ülkeyi yönetiyor.

AKP hemen bütün büyük olaylarda olduğu gibi bu süreci de iyi yönetmedi.

Çünkü paylaşmayı sevmiyor.

Çünkü Erdoğan tek başına başarma ve tarihe geçme tutkusunu bir türlü aşamıyor.         

Topbaş’ın tutumu hüzün verici 

KADİR Topbaş herhalde dünya üzerinde koca okulu sabahın köründe yıkıp yerle bir eden ilk belediye başkanıdır.

Kuşkusuz son başkan da o olacaktır.

Dün bir arkadaşım aradı. Sesi titriyordu.

“Yahu çocuklar okulsuz kaldı. Ne yapacağımızı şaşırdık” dedi.

Teselli etmeye çalıştım. Başarılı olamadım.

Telefonu kapattıktan sonra düşündüm; Kadir Topbaş da baba.

Benim arkadaşın üzüntüsünü anlayabiliyor mu acaba?

Sonra anlamadığı kanısına vardım.

Kafasının arkasında laik, çağdaş eğitime karşı kin ve nefret birikimi olanlar bunu anlayamaz.

Üstelik kaçak diye Kemer Okulları’nı yerle bir eden Kadir Topbaş’ın başkan olduğu kentte on binlerce kaçak yapı varken bunu yapması hüzün verici. 

X