Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Sivil beşler, Erez'den parti kurmasını istiyor

Muharrem SARIKAYA

Bir aydır Başkent'te yeni bir parti arayışından söz ediliyor. Özellikle ekonomi çevrelerinde bu haber daha da yaygın konuşuluyor.

Yeni parti arayışında olanların adresi olarak da, beş büyük sivil toplum örgütü gösteriliyor.

Uzun süredir içinde böyle bir arayışın bulunmasından kaynaklansa gerek, yeni parti arzusu Türk-İş'te daha yoğun konuşuluyor.

Nitekim, Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel bir ay kadar önce, bu arayıştan haberdar bir şekilde, üniversite kurmak için kendisini ziyaret eden Türk-İş yöneticilerine, ‘‘Radyo kuruyormuşsunuz, üniversiteniz de olacak. Bir de parti kurarsanız tamam...’’ diye gönderme yapıyor.

Türk-İş Başkanı Bayram Meral, dün böyle bir arayışı gizlemiyor. Çalışanlar Partisi kurma düşüncesinin, Türk-İş'te çok eskilere dayandığını hatırlatıyor.

Meral, ‘‘Bizim siyasi yasağımız olduğu için bir siyasal yapılanmaya gitmemize olanak yok’’ diyor, fazla birşey söylemek istemiyor.

Meral, yasaktan söz etse de, Türk-İş yönetiminden bazı kişilerin parti konusundaki çabaları devam ediyor.

Bu çabayı gerçekleştirmesi için kapısı aşındırılan kişi ise Sanayi Bakanı Yalım Erez...

Erez, dün sivil toplum örgütleri ve milletvekili arkadaşlardan kendisine ‘‘yeni bir parti kuralım’’ tekliflerinin geldiğini gizlemiyor.

Sözlerine, ‘‘Millet siyasilerden soğumuş’’ diye başlayan Erez, şöyle devam ediyor:

‘‘Millet siyasilerle artık ipi koparmış. Daha önce lidere tepki vardı, bu şimdi partiye tepkiye dönüşmeye başlamış. Bunu bir noktada durdurmak lazım...’’

Bütün bunlardan dolayı kendisini ziyarete gelenlerin, ‘‘Ne yapacaksınız? Ne yapalım?’’ sorusuyla karşılaştığını belirtiyor. Başta Türk-İş ve TOBB olmak üzere birçok kesimden aynı tepkiyi aldığını belirtiyor.

Bu kesimlerin neden yeni bir parti arayışına girdiklerine ilişkin olarak da Erez, kısaca şunları söylüyor:

ODACI MÜDÜR DEĞİŞTİRİRSE

‘‘Kimse siyasilerden memnun değil. Bir kamu kuruluşundaki partili odacı, eğer müdürü değiştirme gücünü kendisinde buluyorsa, burada bir yanlışlık var demektir. Halkta artık siyasilerin sorunlarını çözeceği inancı kalmamış. Eskiden tepki lidere gelirdi, şimdi partiye gelmeye başladı. Vatandaş partiyi, partili liderini suçluyor. Devlet paylaşılmış, bürokrasi partizan olmaya itilmiş. Bunun önlenmesi gerekir.’’

Erez, bunun için de, ‘‘Yeni bir siyasi partiden çok yeni bir siyasi yapılanmaya ihtiyaç olduğunu’’ söyleyenlerin sayısının daha çok olduğunu belirtiyor.

Erez'in sözlerine bakıldığında ‘‘yeni bir partiye olumlu baktığı’’ iması çıkıyor.

Ancak kendisi, böyle bir arayışa girmeyeceğini söyleyerek, başından kestirip atıyor. Erez, bunun gerekçesini ise şöyle açıklıyor:

‘‘Benim arzum, merkezde yeni bir parçalanmadan çok bütünleşmektir. Merkez sağ ve solda bütünleşme olmadan Türkiye'nin sorunlarına rahat çözüm bulunamaz. Merkez sağda bir, solda bir parti, bir de küçük bir parti kurulur. Türkiye'nin kurtuluşu buradadır.’’













X