Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Sınav kaygısı tarih oluyor

“Efendiler, ne yani,
çocuklar hiç gülmeyecek mi?”
Ece AYHAN

Kendi çocuklarımdan da biliyorum, çocuklar çok çekti bu sınavlardan. Onlara hep acıdım, üzüldüm.
Hayatın bütün güzelliklerinin toplandığı yaşların üzerine, bir kâbus gibi çöktü sınavlar.
Yaşanacak bütün iyi şeyler ertelendi.
Sadece çocuklar değil, aileler de çok çekti bu sınavlardan. “Hele çocuğumuzun sınavını atlatalım, ondan sonra” dendi hep, birçok konuda.
Ailelerle birlikte topluma da gerilim, stres yüklendi bu sınavlar yüzünden.
Çocuğun, hayata hazırlanması yerine, sınava hazırlanması için seferber oldu herkes.
Okullar, eğitim faaliyetleri ve çocukların rol aldıkları başarılı etkinliklere ilişkin yaptıklarıyla öne çıkmak yerine; daha çok test çözen öğrencileriyle gurur duymaya mecbur edildi.
Eğitimin ruhu bir kenarda beklerken, herkes test başarılarının peşine düştü.
Sonra da, bu çocuklar niye içine kapanık, yalnız ve iletişim aracı olarak sadece birkaç sözcük kullanan bireyler haline geldiler diye hayıflandık hep beraber.

* * *

Milli Eğitim Bakanı Sayın Nabi Avcı, geçen hafta, ortaöğretime geçiş esaslarını açıkladı.
Özeti şu: Çocukları, bilmedikleri, daha önce hiç görmedikleri bir okulun salonlarında ter dökerken; velilerin de, o okulların bahçelerinde, heyecan içinde bekledikleri dönem kapandı.
Aslında, bu anlamdaki sınav dönemi kapandı.
Artık, ortaöğretime geçiş için fazladan bir sınav olmayacak.
Okullarda zaten yapılan sınavlar, çocuğun durumunu belirleyecek.
Daha kontrollü, güvenilir, objektif olduğuna herkesin inanması, gönüllerin belki daha rahat olması için, bu sınavların bazıları, Bakanlıkça koordine edilecek; hepsi bu.
Aslında, Milli Eğitim Bakanı Sayın Nabi Avcı, durumu özetleyen bir cümle söyledi basın toplantısında:
“Nihai hedefimiz, okullarda yapılan bütün sınavları güvenli hale getirmek ve öğrencilerimizi, bu sınavlarda aldıkları notlarla ortaöğretime yerleştirmek.”

* * *

Çocuklar “yarış atına” döndü; “sınav odaklı bir eğitim sistemimiz var” diye, haklı olarak hayıflananları rahatlatacak bir düzenleme yapıldı.
Öncesinde ise, çalıştaylar düzenlendi, toplantılar yapıldı; her kesimin görüşü alındı.
Bu düzenlemeyi eleştirenler elbette olacaktır.
Ama daha iyisini önerenler varsa, bu önerilerini de ortaya koymalıdırlar.

* * *

Yani, benim küçük kardeşlerim: Artık sınav filan yok; haydi, oyun oynamaya!

EN ÇOK SORULANLAR

“Anadolu lisesinde okuyan çocuğumu, evimin yakınındaki başka bir anadolu lisesine aldırmak istiyorum, ne yapmalıyım?” diye çok sayıda soru geliyor.
Bir anadolu lisesinden, başka bir anadolu lisesine nakil olmanın sadece iki şartı var:
Puan ve kontenjan.
Öncelikle, öğrencinin, bulunduğu okula kaydolduğu yıl almış olduğu puanın, nakil olmak istediği okulun aynı yıldaki taban puanının üzerinde olması gerekiyor.
İkinci olarak ise, nakil olmak istediği okulda boş kontenjan olması şart.
Bu şartlar tutuyorsa, nakil, her zaman mümkündür.
Başvurular da, nakiller de elektronik ortamda yapılıyor.
Bunun için okul idaresine başvurmak yetiyor.
Bu iki koşul oluşmamışsa, ailenin ikamet değiştirmiş olması ya da rapor gibi mazeretlerin hiçbiri geçerli sayılmıyor.
Bazen de, “Öğrencimin puanı sadece ‘bir’ puan eksik, bir inisiyatif kullanamaz mısınız?” deniyor.
Yarım puan bile eksik olsa, hiç kimsenin, yapacağı hiçbir şey yoktur.

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI