« Hürriyet.com.tr

Doğanın ve mutfağın kalbi Bolu

Uluslararası işaret sistemi ile belirlenmiş farklı zorluk derecelerine sahip Türkiye'nin en uzun yürüyüş rotaları Bolu'da. Kamp atılacak onlarca nokta, doyumsuz fotoğraf köşeleri, ünü ülke sınırlarını çoktan aşan aşçılar ve lezzetiyle parmaklarınızı tehlikeye atacak yemekler… İşte doğanın ve mutfağın kalbi Bolu...

Saffet Emre TONGUÇ / stonguc@hurriyet.com.tr
Saffet Emre TONGUÇ
Saffet Emre TONGUÇSeyahat Yazarı

    Çoğunlukla günübirlik gezi rotası olarak düşünülür oysa yetmesi mümkün değil. Doğasıyla, tarihiyle, gastronomi kültürüyle tam anlamıyla keşfetmek isterseniz Bolu’yu, günlere ihtiyacınız var. Ama şanslısınız ki yılın bir dönemi değil 12 ayı gidilebilen, her mevsimi kendine yakıştırmayı bilen bir şehir. Bolu’da ne yapalım, nereye gidelim diyenler; aşağıdaki yol haritası size gelsin.

    Doğanın ve mutfağın kalbi Bolu

    Abant’ta Ruhunuzu Dinlendirin

    Bolu’nun hatta belki Karadeniz’in simgelerinden biri Abant. Bolu merkeze sadece 35 km uzaklıkta. Çevresi 8 kilometre olan gölün kenarında yürüyüş yapabilirsiniz. Her yan ağaçlar, kuş sesleri ve tertemiz havayla dolu; çekin içinize. Ara ara tıkır tıkır yaklaşan faytonun sesine kulak verin. Yıl boyunca rengarenk; ister bembeyaz kar örtüsü, ister doğanın yemyeşil uyanışı ve onun eşlikçisi kır çiçekleri, ister sarı-kızıl bir sonbahar... Ne zaman giderseniz gidin ayrı bir büyüsü var. Parkın girişinde kurulan köylü pazarından yöresel ürünler almayı ihmal etmeyin.

     

    Günübirlik Bolu yaylaları gezisi
    Günübirlik Bolu yaylaları gezisi

     

    Gölcük’te Kendi Masalınızı Yazın

    Zaman zaman Abant’la karıştırılan Gölcük, aslında suni olarak yapılmış. Ormanın içinde bir masal dünyasına girmişsiniz gibi karşılıyor sizi. Bolu’ya uzaklığı sadece 13 km. Etrafını saran göknarlar ve çamlarla ilkbahar, sonbahar, kış farketmeksizin her daim ayrı güzel.

    Doğanın ve mutfağın kalbi Bolu

    Yedigöller’de Kamp Atın

    Özellikle sonbahar görüntüleriyle hafızalara kazınan Yedigöller Milli Parkı’nın yakışmadığı ay yok. Bolu’nun 42 km kuzeyindeki bu doğa harikası 1965’ten bu yana milli park statüsüne sahip. 1642 hektar büyüklüğün içinde 15 tür ağaç ve yaklaşık 300 bitki çeşidi yaşıyor. Bölgedeki kuş türü sayısı ise 100’ün üzerinde. Adını aldığı üzere içinde 7 ayrı göl var; Büyükgöl, Seringöl, Deringöl, Nazlıgöl, Küçükgöl, İncegöl ve Sazlıgöl. Büyükgöl’ün bir özelliği alabalık yetiştiriciliğinin beşiği olması.

     

    Yemyeşil bir cennet: Yedigöller
    Yemyeşil bir cennet: Yedigöller

     

    Türkiye’nin ilk alabalık üretme istasyonu 1969 yılında burada kurulmuş. Bu arada parkın içinde Bizans dönemine ait buluntulara rastlandı. Yani bu muhteşem doğanın büyüsüne kapılanların tarihi çok eskiye gidiyor. Yedigöller’e gittiğinizde izin verilen alanlarda kamp kurabilirsiniz. Kapankaya’dan manzarayı izlemenin doyumsuz tadını yaşayabilir, isterseniz seyahatinize ilginç bir anı eklemek için geyik üretme istasyonunu ziyaret edebilirsiniz.

    Doğanın ve mutfağın kalbi Bolu

    Göller Arasında Mekik Dokuyun

    Bolu tam bir göller cenneti. Sadece Abant, Yedigöller ve Gölcük ile sınırlı olduğunu sanmayın; daha birçok adres var. Eğer vakit buldukça doğayla baş başa kalmayı sevenlerdenseniz; Çayköy, Şirinyazı ve Aladağ göletleri ile Karagöl, Çubuk, Karamurat, Yeniçağa, Sülüklü ve Sünnet gölleri de listenizde olmalı. Sünnet Gölü, Göynük’ün 27 km. doğusunda; balık avlamak da serbest. Sülüklü Göl ise yaklaşık 300 milyon yıl önce heyelanla oluşmuş. Koruma altına alındığı için diğerlerinden daha farklı, el değmemiş bir doğası var. Eskiden gölde yaşayan sülüklerden almış ismini ama günümüzde yoklar.

    Doğanın ve mutfağın kalbi Bolu

    Göynük’te Zamanı Yavaşlatın

    Dünya Sakin Şehirler Ağı olan “Cittaslow” zincirine kısa süre önce Göynük de katıldı. Bu unvanı alabilmek için gerekli 70 uluslararası kritere sahip olan bu eski Osmanlı kenti, yerli turistin olduğu kadar yabancı konukların da ilgi odağı. Yüzyıllardır ayakta duran konaklar, Cumhuriyetin ilk yıllarında inşa edilen Zafer Kulesi ve sakinliğin başrolde olduğu Göynük sokaklarında dolaşmak, bilmediğiniz zamanlarda soluk almak gibi… Manevi değeri de ziyaretçilerin en önemli geliş nedenlerin biri çünkü Akşemseddin’in türbesi burada. Sadece bir din alimi değil tıp bilgini de olan Fatih Sultan Mehmet’in hocası Akşemseddin’in türbesi 1459’da Fatih tarafından yaptırılmış. Gazi Süleyman Paşa Camii’nin avlusundaki türbe, her yıl binlerce ziyaretçi alıyor.

    Doğanın ve mutfağın kalbi Bolu

    Köylerdeki Sadelikle Arının

    Abant-Mudurnu yolunda kısa araba yolculuklarıyla ulaşacağınız köyler var. Tahta ve kerpiçin yıllara meydan okuduğu çok güzel evlerle ve bugünün dünyasının yüz yüze iletişimdeki sınıfta kalışlarına meydan okuyan sıcacık insanlarla karşılaşabilirsiniz. Eğer bu tür yolculuklara ve doğal yaşam hallerini fotoğraflamaya meraklıysanız; Çetmi, Sarıyer, Samat, Çay, Alput, Alahna, Delce, Sürmeli, Örencik köylerini de ziyaret edebilirsiniz. Etrafınızı saran sadelik ve sahilik iyi gelecek ruhunuza.

     

    Aladağların eteğinde masal diyarı
    Aladağlar'ın eteğinde masal diyarı!

     

    Eski Evler Arasında Düne Gidin

    Bolu eski evler için tam bir cennet. Merkezde 32, Göynük’te 114, Kıbrıscık’ta 2, Mengen’de 3, Mudurnu’da 207 ve Yeniçağa’da 2 olmak üzere toplam 360 adet tarihi eve sahip. Bir bölümü restorasyondan geçirilmiş, kalanı için çalışma devam ediyor. Özellikle Mudurnu’daki evler 20. yüzyıl sivil mimarisi örnekleri olarak çok önemli. Armutçular Konağı, Keyvanlar Konağı, Kazanlar Konağı, Yarışkaşı Konağı ve Hacı Abdullahlar Konağı gezebileceğiniz örnekler.

    Doğanın ve mutfağın kalbi Bolu

    Tarihin İzini Sürün

    1750 yılından kalma Aşağı Han, 1804 yılında yaptırılan Yukarı Taşhan ile 19. yüzyıldan kalma Tüccar Han şehirdeki tarihi miraslardan. Tüccar Han’a giderseniz doğu cephesinin iki yanındaki orta pencerelerin altında haç işaretine ve Maşallah yazısına dikkat edin. Merkezdeki Köprücüler Köyü’nde, Gerede’deki Çoğullu Köyü’nde ve Mudurnu’da ise tarihi köprüleri görebilirsiniz. Kentin küçük de bir müzesi var, sadece iki salondan oluşuyor. Beklentinizi yükseltmeyin, zamanınız bolsa gidebilirsiniz. 16. yüzyıldan kalan Kadı Camii ve Mimar Sinan’ın yaptığı Saraçhane Camii görülmeye değer.

    Doğanın ve mutfağın kalbi Bolu

    Yayla Havası Alın

    Bolu’daki yayla sayısı yaklaşık 400. Aslında yayla turizmi ve doğa turları açısından ülkemizde potansiyeli en yüksek iller arasında. Çünkü doğu Karadeniz’deki yaylara ulaşım birçok kişi için zor hatta cayma nedeni. Ama Bolu hem doğal güzelliği hem merkeziliği nedeniyle daha cazip. Zaten bunun farkındalığıyla son yıllarda yayla turizminin geliştirilmesi adına yoğun emek harcanıyor. Aladağ, Sarıalan, Kızık, At, Gerede, Göynük, Kıbrısçık, Mengen ve Mudurnu yaylaları öne çıkanlar.

     

    Türkiye’nin en iyi 10 kış oteli
    Türkiye’nin en iyi 10 kış oteli

     

    Doğanın ve mutfağın kalbi Bolu

    Bolu’nun Pamukkale’siyle Tanışın

    Akkaya Travertenleri’ni duydunuz mu? Bolu’nun sakladığı doğa harikalarından biri. “Bolu’nun Pamukkalesi” olarak anılar travertenler, Mudurnu yolu üzerinde çıkacak karşınıza. Özellikleri ve kapladığı alan itibariyle Pamukkale ile kıyaslanmaktan uzak ama siz yine de görmeden geçmeyin; bembeyaz travertenlerin yemyeşil doğa ile bütünleşmesi harika.

    Doğanın ve mutfağın kalbi Bolu

    Ne yenir?

    Bolu denince akla ilk gelen şeylerden biri mutfağı ve maharetli aşçıları. Özellikle Mengen’in ünü ülke sınırlarını aşmış durumda. Mengenli aşçıların maharetli ellerinden çıkan yemekler sarayın gözdesiymiş. Osmanlı mutfağının birçok lezzetinde onların imzası var. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün aşçısı da yine Mengenliymiş. Her yıl eylül ayında Mengen’de Türkiye’nin ilk Aşçılık Festivali düzenleniyor.

    Bi-tur Restoran: 1962 yılında Bolu’nun en maharetli aşçılarından İdris Usta tarafından kurulmuş; sebze soslu Bolu köftesi ve tencere yemekleri meşhur.

    Doğanın ve mutfağın kalbi Bolu

    Mercan-i Restoran: 1880 yılından kalma tarihi bir konakta yer alıyor; köroğlu ve değirmen kebapları ile bir Bolu klasiği olan keşli cevizli eriştesi deneyebileceğiniz lezzetler.

    Paşazede Göynük Sofrası: Keşli Göynük mantısı ve tahinli pidesi en sevilen yemekler.

    Mengenli Aşçızade Restoran: Aşçılar diyarı Mengen’in en sevilen adresleri arasında; güveçte kuzu tandır ve fırın sütlaç vazgeçilmez.

    Safa Bahçesi: Vişneli yaprak sarma, hindiba şerbeti gibi Osmanlı mutfağından günümüze ulaşan lezzetleri tadabileceğiniz lokantanın müdavimi çok.

    Doğanın ve mutfağın kalbi Bolu

    Nerede kalınır?

    Göynük için Sular Butik Otel iyi alternatiflerden biri; özellikle terasındaki panoramik manzaraya karşı kahvaltının tadı başka. Hanedan Butik Otel ise Göynük’teki tarihi atmosferle uyumlu bir Osmanlı konağı. Ayakkabınızı kapıda çıkarıp girmeniz gerekiyor, odalarda televizyon ve kablosuz internet ağı da yok ama bunu bir dijital detoks fırsatı olarak görebilirsiniz. Otantik konaklama arayanlar için diğer alternetif Akşemsettinoğlu Konağı. Yer sofrasında yemek yiyebileceğiniz, sedirlerde oturup semaverde çay içebileceğiniz bir butik otel.
    5 yıldız konforu arayanlar için Abant Palace ve Büyük Abant Oteli iki alternatif.

    Doğanın ve mutfağın kalbi Bolu

    NeSS Abant yörenin keyfini daha sakin bir atmosferde çıkarmak isteyenlerin tercihi olabilir. Kendinizi bir Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler masalında bulmak isterseniz de Yeşil Ev’in yolunu tutun. Doğayla iç içe ahşap evler, özellikle kışın romantik sürprizler için ideal. Hampton by Hilton Bolu ve Gazelle Resort & Spa ise Bolu merkeze yakın konforlu seçenekler. Kartalkaya’ya çıkmayı planlarınız arasına eklerseniz, 5 yıldızlı Kaya Palazzo’nun misafiri olabilirsiniz.

    Kaynak: Saffet Emre TONGUÇ / stonguc@hurriyet.com.tr