"Yaşar Sökmensüer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yaşar Sökmensüer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yaşar Sökmensüer

Sevgi mi öldü heves mi geçti

DİŞ Hekimi Hayri İnan, doğa aşığı bir fotoğraf tutkunu.

Ve her yıl, Sevgi Çiçeği’ni görüntülemek için Gölbaşı Hacıhasan köyündeki Devlet Opera ve Balesi’ne ait araziye gidiyor.
Sevgi Çiçeği dünyada sadece orada yetişiyor. Uluslarası sözleşmelerle de “korunan bitki türleri listesi”nde...
Ve gözetiyor/gözlüyor onu İnan.
Her yıl...
Bir anlamda, Sevgi Muhafızı.
“Çiçek Müzesi” yazımın ardından, İnan sadece orada bulunan, nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan Sevgi Çiçeği’nin son dört yıllık “hal-i pür melali”ni benimle paylaşma inceliğini, duyarlılığını göstermiş.

2008 Sevgi Şöleni’ydi

İnan’ın fotoğraflarıyla da belgelediği gözlemleri şöyle:
2008 mayıs ayında, Ankaralı doğaseverler muhteşem bir “Sevgi Şöleni”ne tanık oldular. Gölbaşı ilçesinin Hacıhasan Köyü’nde Devlet Opera ve Balesi’ne ait etrafı tel çitle çevrili tahmini 8-10 dekarlık bir arazi, Sevgi Çiçeği’nin görsel şöleninin merkezi konumundaydı.

Kasa kasa sökülüp vitrinlere koyuldu

Ayrıca bu alanın çevresinde yer alan özel çiftlik arazilerinde de Sevgi Çiçekleri ziyaretçilerine gülümsüyorlardı. Ankaralı doğaseverlerin çok yoğun ilgisi vardı. Çoluk çocuk Sevgi Çiçekleri arasında fotoğraf çektirmek için yarışıyorlardı.
Bu arada kasa kasa çiçek sökümlerine tanık olduk. Sonradan bu çiçekleri kesme çiçek satıcılarının vitrinlerinde görünce epey üzülmüştük.

Boyları kısaldı ve popülasyon azaldı

2009-2010 yıllarında çiçeklerin popülasyonunda giderek azalma boylarında da göreceli kısalmalar göze çarpıyordu.
2011 yılı mayıs ayında sürekli bahar yağmurları vardı. Araziye ulaşmak,yolların yoğun çamur içinde olması nedeniyle pek mümkün olamadı.
2012 mayıs ayında tam bir hüzün tablosuyla karşılaştık. Devlet Opera ve Balesi’ne ait arazide bir tane bile Sevgi Çiçeği yoktu artık. Bütün alan sararmış kısacık otlarla kaplıydı. Telörgülü arazinin giriş kapısı sonuna kadar açıktı. Arazide kamyon tekerleği izleri de dikkat çekiyordu.
Hemen bitişiğindeki, mülkiyeti başkasına ait bir tarlada açan bir kaç Sevgi Çiçeği ise, ‘Ankara benim kıymetimi bilmiyor artık’ diyerek, veda eder gibiydi...”
Eh, sevgi kolay büyümediği gibi, “muhafazası” da kolay olmuyor.
Yarın devam edeceğim.

X