Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Schalke'de kazanamaz

F.Bahçe orta sahada 3 kişi oynuyor görünüyor, ama 3 kişi yok. Öncelikle doğru dürüst sistem içinde oynamıyor. Herkes kendi kafasına göre oynuyor ve disiplin yok. Böyle kafasına göre oynayan oyuncularla, F.Bahçe Almanya’daki maçı kazanamaz.

* Fenerbahçe’nin orta sahasında hala problem olduğunu söylüyorsunuz, bu sorun nasıl aşılır?

Bu
sorun biraz da antrenörden kaynaklanıyor. O mevkideki oyuncuların tipik orta saha oyuncuları olması lazım. 8 milyon Euro verilmiş bir oyuncu (Appiah) alınmış niçin, orta sahayı güçlendirsin diye. Tamam gol atıyor, ama dönen topları alacak, akın başlatacak adam lazım. Hep ileride gider, geri dönemezsen, karşı taraf istediği gibi top oynar.

F.Bahçe’nin kalesinde yaşadığı tehlikelerin nedenleri arasında bazı şeyler sayılabilir. Luicano, Önder, kaleci Volkan arasında uyumsuzluk olabilir, ama rakip atağa ilk müdahale edecek olan orta saha.

İkili mücadeleye girmiyorlar

Bir tane ikili mücadeleye girmiyor, orta saha. Bekliyor ki, rakip top kaybetsin, ben alayım oynayayım. Böyle futbol yok. Malatya, maçın ikinci yarısı Schalke gibi oynadı. Defans yapmayı da bilmiyor, Fenerbahçe. Her topu dan-dun geri çevirdi.

Orta sahada 3 kişi oynuyor görünüyor, ama 3 kişi yok. Sol açıkta Appiah, Aurelio bir tarafa gidiyor, bir tarafa Mehmet. Peki orta sahada kim bulunacak? Bu 3 nedenden kaynaklanıyor. Birincisi, F.Bahçe doğru dürüst sistem içinde oynamıyor. İkincisi, herkes kendi kafasına göre oynuyor. Üçüncüsü ise disiplin yok.

Bilinçli oynayacaksın

Bu maçları kazanabilir F.Bahe, silahların var. Duran toptan olur, kişisel beceriyle olur, maçı alır götürür, ama Avrupa’da bir şey yapmak istiyorsan, büyük takımlara karşı bilinçli oynayacaksın. Schalke maçını ele alın, devamlı üstüne geldi, kimin organizasyonunda Lincoln. Daum ne yaptı, seyretti. Bir adam versene üstüne gelemesin, takımı atağa kaldırıp, oyun organize edemesin. Ama nerede, adam istediği gibi oynadı, üstüne iki de gol attı.

F.Bahçe sabırlı mı, sabırlı. Dejenere mi oynuyor, hayır. Ama sıkıştığında dan-dun ileri vuruyor. Çünkü orta sahada topu vereceği adam yok.

Önünde şimdi bir Schalke maçı daha var. Böyle kafasına göre oynayan oyuncularla o maçı kazanamaz.

Galatasaray önce kendini sorgulamalı

* F.Bahçe ile G.Saray arasındaki zirve yarışında hangi takım daha avantajlı?

G.Saray
da F.Bahçe de iyi takım. Sinirlerine hakim olan, etrafla uğraşmayan, yalnız futbol oynamayı düşünen takım bu yarışta öne çıkacak. Bunu hangisi uygularsa, o kazanır. İki takımın da silahları gayet iyi. Ama en ufak şeyde polemik yaratırlarsa, kendi kendilerinin sinirlerini bozacaklar. Bu da takımın üzerine yansıyacak.

Şimdi yarışı etkileyecek bu durum G.Saray’da biraz daha fazla, Fenerbahçe’de az gözüküyor. G.Saray her dakika hakemle uğraşıyor. Hakem bir şey yapmış veya yapmamış, lüzumu yok bunların.

Bir sürü gol kaçırıp hakemle uğraşmanın manası yok. Sonra ne oluyor, Hasan Şaş her televizyon kanalına bağlanıyor. Futbolcunun konuşacağı yer sahadır. Hakemle bu kadar çok diyaloğa girerse, o da sinirlenir. Neticede hakem de insan, o da büyük takımların maçlarını rahat yönetmiyor.

Hakem hatalı mı değil mi, ona Merkez Hakem Komitesi karar verecek. Herkes hakem üzerine konuşursa lig çorbaya döner. İlk defa böyle bir olay G.Saray’ın başına gelmiyor. G.Saray, bir sürü gol kaçırıp berabere kalıyor. Önce şunu düşünecek, ‘Bu golleri niye kaçırıyorum? Neden organize oynayamıyorum?’ diye kendini sorgulayacak.

Bu yarışı etkileyecek bir faktör de sakatlık ve ceza. Daha önümüzde uzun bir maraton var. Cezalı ve sakat oyuncular olabilir, bu da yarışın seyrinde çok şeyi değiştirir.

Volkan güven kazanmış

* Volkan ile Rüştü arasında kalede bir kıyaslama yaparsanız sonuç ne çıkar?

Kaleci
seçimi antrenörün bileceği iş. Volkan, Schalke maçındaki hatasından sonra biraz tedbirini almış. O maçtaki çok büyük hataydı, ama şanssızlık ve yerin azizliğine de uğramıştı.

Volkan Malatya’da ise 2-3 kurtarış yaptı, mükemmeldi. Sonra fizik olarak da güçlü olduğu için sahayı kapatıyor. Kendine güveni de gelmiş.

Beşiktaş’a kim gelse farketmez

* Şu anki teknik direktör boşluğu Beşiktaş’a ne kaybettirdi? Yeni teknik adam siyah beyazlılara nasıl bir hava getirir?

Beşiktaş
’ın durumu çok zor. Oyuncuların psikolojisi bozulmuş. Futbol oynama itimatları kaybolmuş. Hangi antrenör gelse bir anda toparlayamaz, bu zamanla olacak bir şey. Futbolcuların birbiriyle kaynaşmasıyla, seyircinin futbolcuları teşvikiyle aşılır bu sıkıntı. Bugün takımın başında Mehmet Ekşi veya başkası olmuş, farketmez. Bütün iş futbolcuların elinde.

Ama bu antrenör sorununu da bir an önce çözmeleri lazım. Antrenör bazı şeyleri değiştirir takımda, ama dediğim gibi bütün iş futbolcunun elinde. Yoksa antrenör, disiplini kurar, futbolcularını iyileştirir, maça hazırlar, ama bunun dışında yapacağı bir şey yok.

Teşvik etmeliler

Futbolcunun taraftar baskısından korkmasını da normal karşılamak gerek. Seyircinin futbolcuyu teşvik etmesi lazım. Kötü oynayan oyuncuların, iyi netice alınmadığında devamlı üstüne gelirsen, o zaman futbolcu normalde yapacağını daha kötü yapmaya başlıyor.

Seyirci tabii ki takımın durumundan rahatsız oluyor, ama futbolculara yönelik tezahüratına da dikkat etmek zorunda. Çünkü oynayacak olan onlar. Seyircinin desteği futbolcuya moral verir.
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI