Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Şapka kaptırma vergisi

HAFTANIN konusu, "Yurtdışından 5,5 milyar TL getireceğim" diye beyanda bulunup, getirmeyen Ali Türkan’la ilgiliydi.

Kendisini tanıyan bir dostu, kısa bir açıklama göndermiş.

"Bu kişi cömert, iyi kalpli, atılgan bir işadamıydı. İflas ettikten sonra bile kendisine ömür boyu yetecek servetini de yaşadığı bazı travmalar nedeniyle yakalandığı şizofren hastalığından dolayı kaybetti.

Örneğin; İsviçre’de parası olduğunu zannedip yurtdışından bazı projelere girmek için uzmanlar getirtip Türkiye’de ağırladı. Şu an yalnız başına ve bekardır. Parası yoktur. Parasının olmadığına ikna edilemez. Vurguncu değildir.

Ali Ağabey’in çok kişiye iyiliği dokunmuş, onlara maddi ve manevi destek olmuştur. Geçmişten gelen itibarı yüzünden eski arkadaşları da ona inanmıştır. Şu an ki durumu oldukça trajiktir."

110 MİLYON TL VERGİ

Bildirdiği 5,5 milyar TL nedeniyle 110 milyon TL vergi istenen ve Türkiye’de dikili ağacı bile olmadığını belirten Ali Türkan’dan, "5 yıl boyunca, 1 TL dahi tahsilat yapılamazsa, zamanaşımı nedeniyle bu alacak buharlaşıp uçacak" demiştik.

Okurlarımız, "Ya 1 TL’yi vergi memuru cebinden yatırırsa" diye hatırlatınca, yıllar öncesine gittik.

Üniversite öğrencisiyken, vergi dairesinde çalışıyordum. Bir arkadaşım, babası iflas ettiği ve çok zor durumda olduğu halde, vergi dairesince sıkıştırıldığını anlatınca, babasını bana göndermesini söylemiştim.

Sabah 9.30’da, sol elinde şapkasını tutan yaşlı amca geldi. "Bir çay içelim, sonra sizin konuyla ilgileniriz" dedim.

Çaylar geldi. Sol eliyle şapkasını göğsüne bastırarak tutuyor, sağ eliyle de çayını karıştırmaya çalışıyor ancak elleri titrediği için, bu çok zor oluyordu...

"İsterseniz elinizdeki şapkayı masanın üzerine bırakın. Çayınızı daha rahat karıştırırsınız..." dediğimde, "Hayır evladım böyle daha iyi" dedi.

Israr edince;

"Yok evladım. Yeminliyim. Şapkamı bırakmam" dedi.

ŞAPKA YEMİNİ

Dayanamayıp sordum;

Amca, niye yeminlisin?

- Evladım... Bundan 4,5 yıl önce, yine bu vergi dairesine gelmiştim. Borcumu ödeyecek durumda olmadığımı, iflas ettiğimi ve perişan bir vaziyette olduğumu anlatıyordum, memur birden sözümü kesti;

Tamam amca, hiç değilse 500 TL ver...

- Evladım yok... Olsa vermez miyim...

Peki amca, o zaman 50 TL ver, ona da razıyım.

- Yok evladım, o da yok. Dolmuş param dahi yok. Buraya bile, yürüyerek geldim...

İşte tam o sırada, memurun gözleri parlayarak, bankonun üzerine bıraktığım şapkaya baktığını fark ettim. Birden atıldı ve şapkayı kaparak :

"Arkadaşlar, bu şapkayı satıyorum alan var mı?" diye sordu.

VE ŞAPKA GİDİYOR...

Birisi atılıp "5 TL veriyorum" dedi.

Peki ver 5 TL, sattım gitti...

dedi ve şapkamı 5 TL’ye sattı.

Hemen ardından da 5 TL’lik makbuz düzenleyip "Tamam amca, gidebilirsin" dedi.

Sonra öğrendim ki, insanın vergi borcu olduğunda, 5 yıl hiç ödeme yapmazsa, o borç zamanaşımına uğrarmış. Maliye bu parayı hiç isteyemezmiş.

Ancak, o 5 yıl içinde herhangi bir ödeme yaparsanız, o ödeme zamanaşımını keser ve 5 yıllık süre yeniden başlarmış... Benim şapkayı da bunun için satmışlar...

Yaşlı amca derin bir nefes aldıktan sonra;

Evladım, sen çok iyi birine benziyorsun ama yanlış anlama... Şurada zamanaşımına birkaç ay kaldı. Ben yeminliyim, kusura bakma, şapkamı bırakmam...

demişti.

Bizi yıllar öncesine götüren son olaya baktığımızda; Ali Türkan’dan 1 TL dahi tahsil edilemezse, onun adına biri de para yatırmayacağına göre, 100 milyon TL’yi aşan vergi alacağı, zamanaşımına uğrar ve buharlaşıp uçar.
X