Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Sana dair

Herkesin bir şarkısı vardır.

Hayat kırıldığı an dinleriz. Işık seli gibi girer uzayımıza, yayılır ve kuytuları aydınlatır.
Ama bazı şeyleri de karanlıkta bırakır: El yordamıyla bulalım diye. Bizi saga savaşçıları gibi cesur ve dayanıklı kılmak için.
Kılıç olalım ister: Ekskalibur gibi taşa saplı, Zülfikâr gibi gözüpek, Narsil gibi ışıltılı...
Hayatımızı kılıç misali ikiye böler şarkılar: Onlardan öncesi vardır, bir de onlardan sonrası...
Hiçbir gerçek şarkı bizi dinlemeden önceki halimizde bırakmaz: İlla ki fark yaratır. Yaratmıyorsa şarkı falan değildir: Gök kubbede yalancı bir sedadır.
Gerçek şarkıları önce hissettirdikleri için dinleriz, sonra ilk dinlediğimizde ne hissettiğimizi hatırlayalım diye.
Şahsi mitolojimizi bu sayede yazarız; nameleriyle kendimizi kahramanlaştırır, sonra da hayat denen devin karşısına yalın kılıç çıkarız.
İlk dinlediğimizde nasıl masum, ne kadar el değmemiş olduğumuzu hatırlarız böylece.

***

Münir Nurettin şarkıları gibi kör kuyu, Rumeli türküsü gibi içli, Deep Purple baladı gibi kalenderdir bizi harman eden şarkılar.
Paylaşılmıştır çoğu: Sevgiliyle, artık toprak olmuş bir babayla, uzaklarda kalmış ata toprağıyla...
Bir de söylediğimiz şarkılar vardır: Sömestr tatilinde, karlı bir Ankara günü elimizde gitarla fezaya salıverdiğimiz.
Bugün dinlediğimizde hayatımızın biz onu söyledikten sonraki kısmını anlattığına şaştığımız, yaşam kadar gerçek ve yaşamak gibi sahte besteler.
“Yanlış aşklar” yaşayıp “yanlış gemiler” yaktığımızı kendi sözlerimizle fısıldayan, iş işten geçtikten sonra anlaşılmış gençlik kehanetleri.
Herkesin bir şarkısı vardır ve bir yabancıyla da paylaşabildiğimiz için özeldirler: Bu yüzden midir bilmem, “Sana Dair” olur, o şarkıların hepsinin adı.

Hazal neydi ne oldu

“Aşk-ı Memnu”da yalıda yaşayan Hazal Kaya, yeni dizisinde canlandırdığı kapıcı kızı Feriha’yı pek sevmiş.
Diyor ki: “Beren Saat de yeni dizisinde sürünüyor. Zaman zaman oturup bu radikal geçişi konuşuyoruz.”
Oysa asıl “radikal geçiş”, Hazal’ın oyunculuk macerasında: “Meşhur” olmaktan çıkıp ciddi ciddi “oyuncu” olmaya gidiyor.
Yani her bölümde Demet Akbağ, Zuhal Olcay ya da Nurgül Yeşilçay’ın ligine yaklaşıyor. Hazal bu yüzden o kapıcı kızını sevmekte çok haklı.

Radikal misyonunu buldu

Aylar önce yazmışım: Değişimi kalıcı kılmak istiyorsa Radikal’in misyon edinmesi gerek.
O günden beri “Savaşma Konuş” kampanyasında epey yol aldılar: Çeyrek yüzyıldır kanayan Güneydoğu yarasına, tüm mağdurların sesini duyurarak merhem oldular.
Başta Eyüp Can olmak üzere tüm Radikal ekibini basiretlerinden ötürü kutluyor ve vatandaş gözüyle ekliyorum: Durmak yok, yola devam!

İncir çekirdeği
Twitter’ı en aktif kullanan kişi, açık ara Oscar Wilde.
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI