Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Sabreden derviş...

<B>BÖYLE </B>bir mektup alacağımı biliyordum. Sabırla bekledim ve beklediğime değdi. Mektubu gönderen Profesör Doktor M.Ö. Kendisinden izin almadığım için açık adını yazamadığım Profesör Doktor'un uzmanlık alanını bilmiyorum. Mektubun giriş bölümü şöyle:

‘‘Daha önce de imam-hatiplerle ilgili, bu okulları karalayan bir yazı yazmış ve bunun üzerine size karşı görüşlerimi dile getirmiştim. Ancak, gelen mailleri pek okumadığınız, dolayısıyla da başkalarının fikir ve görüşlerine pek değer verme ihtiyacı hissetmediğiniz anlaşılmaktadır. Sizden istirham ediyorum; bir imam-hatip lisesi müfredat programı alın ve gözden geçirin. Birkaç dini dersin dışında düz lise müfredatının aynı olduğunu göreceksiniz. Ayrıca bu okullar MEB'in denetim ve kontrolü altındadır. Hangi veriden hareketle bu okulların varlığının devletin temeline dinamit koymak olduğuna hükmediyorsunuz.’’

* * *

Bu satırları okuduktan sonra şunu bir kez daha anladım: Bazı gazete okurları yeterince dikkatli değil. Anlamayı değil, yazarla dalaşmayı düşünüyor.

İmam-hatip liselerinde din derslerinin değil normal lise müfredat programının ağırlıklı olduğunu söyleyen Profesör Doktor, güya imam-hatip liselerini savunmuş oluyor.

Kimileri yazdıklarımı inatla anlamamaya, saptırmaya çalışıyor. Ben Avrupa Birliği ülkelerini örnek vermeye çalışmadan, imam-hatip okullarının varoluş nedeni olan Tevhid-i Tedrisat Kanunu'na uygun olarak din hizmetlisi yetiştirmesi gerektiğini söylüyorum. Din hizmetlilerini imam-hatip liseleri değil de hangi okul yetiştirecek? İlahiyat fakültelerine elinde lise diploması olan herkes girecekse, o zaman İHL'ye ne gerek var? Bunun yanıtını kimse veremez!

* * *

Nitekim İmam-Hatip Liseleri Mezunları ve Mensupları Derneği Genel Başkanı İbrahim Solmaz da veremiyor. İbrahim Solmaz, ‘‘İmam-hatip liseleri küçük bir gayretle kolejlerden daha iyi eğitim verebilecek kurumlar haline gelebilir’’ diyor.

İbrahim Solmaz, İHL'yi neden kolejlerden daha iyi hale getirmek istiyor, kolejlerde din hizmetlisi yetişmiyor ki... Neden İHL'yi mükemmelleştirmek istemiyor? Din görevlisini mesleğe hazırlayan imam-hatipler neden moda desinatörü ya da turizm animatörü yetiştirsin?

Profesör Doktor da, aynı kafayla, imam-hatip liselerinde din ve meslek bilgilerinin yalapşap öğretildiğini itiraf ediyor. Neden? Bu okullarda klasik ve modern Arapça, Kuran-ı Kerim, Hadis, Fıkıh, Tefsir, Kelám gibi meslek dersleri neden üstünkörü öğretiliyor? Liselerde öğretilen İngilizce düzeyinde öğrendikleri Arapça ile Kuran'ı anlamaları mümkün değil, ancak ezberleyebilirler. Peki, Türkiye'nin bilgili, bilgin din adamlarına gereksinimi yok mu? Bu okulları dini bilgilerle donanmış olarak bitirenler İlahiyat Fakültesi'ne girseler ülkemiz yararına olmaz mı? Bu sorulara cevap vermek yerine yalan söylüyorlar, yedi dereden su getiriyorlar?

İHL, eğer Türkiye'nin bu ihtiyacına cevap verecek şekilde öğrenci yetiştirmiyorsa, yani İslami bilgi cahilleri yetiştiriyorsa en kısa zamanda gereken bilimsel önlem alınmalıdır.

Ama amaç bu değil: İHL'nin din cahili mezunlarını üniversitelere sokup din bağnazı vali, kaymakam, ekonomist, öğretmen yetiştirmek! Cumhuriyet eğer gerçekten cumhuriyet ise bu fesadın gerçekleşmesine izin vermez!
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI