Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Rahşan lütfen sinema yazma

Habertürk’ten Rahşan Gülşan, geçtiğimiz hafta vizyona giren, Peter Jackson’ın yapımcılığını üstlendiği “District 9” (Yasak Bölge 9) filmi için ‘iğrenç’ ve ‘berbat’ sıfatlarını kullanıp, “Bu filme harcayacağınız para ve zamanı bir Türk filmine kaydırmanızı öneririm” demiş.

Tamam, sizin sevdiğiniz bir film, başkası için eziyete dönüşebilir ama beğeni kriterlerinde bu kadar büyük uçurum olmaması gerekiyor.
Rahşan’ın yerin dibine soktuğu yapıt, şu anda imdb’nin Tüm Zamanların En ıyi 250 Filmi listesinde 86. sırada.
Eğer internet oylaması sizin için güvenilir bir kriter değilse o zaman sinema eleştirmenlerinin duayeni Roger Ebert’ın bu filme 4 üzerinden 3, efsane RollingStone dergisinin 4 üzerinden 3.5, dünyaca ünlü TOTAL FILM dergisinin 5 üzerinden 4 yıldız verdiklerini söylesem!
Rahşan’a mı yoksa bu saydığım kaynaklara mı inanırsınız? Peter Jackson ismini duyanların kafasında “Yüzüklerin Efendisi” serisinin canlandığını biliyorum... Evet, “District 9”, “Yüzüklerin Efendisi” tarzında bir film değil. Yarı belgesel tarzda çekilmiş, izlemesi emek istiyor ama kesinlikle bir başyapıt.

Tyson, Teoman ve paparazziler...

Dün size bir gazeteci olarak yamuk yapmamanız gerekenler listesinin birinci sırasında Mike Tyson’ın yer alması gerektiğinden bahsetmiştim. ışte kanıtı... Tyson, Tony Echevarria adlı paparazziyi enkaza çevirmiş. Daha önceki suçlarından dolayı göz hapsinde tutulan efsane boksörün, beş yıl hapis yatabileceğinden bahsediliyor.

Görüyorsunuz ABD’de yasalar nasıl işliyor. Bizim Teoman’ın magazin muhabirine attığı yumruğu hatırlayın. Tamam, Tyson’ın yanında sinek vızıltısı gibi kalır ama muhabir yere düşmüştü. Kafası yere çarpsaydı daha vahim sorunlar yaşanabilirdi.

Peki, sonra ne oldu?

Teoman kahraman ilan edildi, haftalarca röportaj verdi.

Hiç prezervatifiniz delindi mi

Efendim, Çinliler sonunda prezervatifin de sahtesini ürettiler. The Times of Londan’ın haberine göre Çin’in Hunan bölgesinde dört kişi sahte prezervatif üretirken yakalanmış.

Bu dört arkadaş geçtiğimiz mart ayından beri gece gündüz çalışıp piyasaya tam 2 milyon prezervatif sürmüş. Kayganlaştırıcı madde olarak sebze yağlarını kullandıklarını söylersem prezervatiflerin hangi steril(!) ortamlarda üretildiğini siz tahmin edin artık.

Haberde prezervatiflerin iç piyasaya sürüldüğünden bahsediliyor ama bence kesin yurtdışına da çıkmıştır! Bu arada bu vicdansızların prezervatif kutularının hepsine sizin gönül rahatlığıyla aldığınız dünyaca ünlü markaların etiketlerini koyduklarını da not düşeyim.

Bu aralar “Made in China” yazan prezervatiflerden uzak durun diyeceğim ama tüm dünyada kullanılan prezervatiflerin dörtte biri Çin’den ithal.

İyi giyinmek için...

Haberi, ‘bizibozmaz’ adlı nefis ayrıntılarla yüklü blog’da gördüm...

Bu şık giyimli arkadaşlar, açlıktan nefesi kokanların diyarı Kongo’da yaşıyor. Kongo vakti zamanında Fransa’nın sömürgesiydi. ılginç bir ayrıntı ama Fransa’dan Kongo’ya ilk gidenler ülkenin imajını da düşünüp Societe des Ambianceurs et Personnes Elegantes (La SAPE) adlı bir cemiyet kurmuşlar. Bu cemiyetin amacı Kongo halkının iyi giyinmesine yardımcı olmakmış. Bu cemiyete üye olanlar, o gün bugündür, Fransa’daki moda akımlarının en yakın takipçileri olmuşlar.
Kongo’da bir çalışanın aylık ücreti ortalama 300 dolar. Ancak bu paraya çalışıp La SAPE’e üye olanlar da var. Fransa’dan getirdikleri elbiseleri birbirlerine kiralıyorlar. Ya da Fransız tasarımcılara öykünüp kendi tarzlarını oluşturuyorlar.

Gördüğünüz gibi iyi giyinmek ve modayı takip etmek için para gerekmiyor... 

X