Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Platonik aşklar ortaya çıkabilir

Bugün Ay ile Venüs kavuşum konumunda bulunacak. İlişkilerin son derece yoğun ve sıcak olacağını işaret eden gökyüzünün bu konumu sanatsal faaliyetlerin artacağını, estetik, güzellik, uyum ve ahengin önem kazanacağını işaret ediyor.

Pluto’nun değiştirici etkisi ise duyguların zenginleşmesini ve derinleşmesini sağlayan olaylar olabileceğini gösteriyor. Platonik aşklar ve derinden etkileyip değiştirici ilişkiler ortaya çıkabilir.

Nesilden nesile aktarılan miras

Doğduğumuz andan itibaren öğreniyoruz. Belki öğrenmek için değil ama aldığımız her soluk, içimize çektiğimiz hava bile bilgiyle dolu. Fakat biz sadece yaşamak için soluk almaya ihtiyacımız olduğunu düşünüyoruz.

Zaten içine doğduğumuz sistem kendi içinde mükemmel ve biz bu mükemmelliğin bir parçasıyız. Sistemin kendisi ile uyum içinde bulunan bedenimiz ne yapması gerektiğini biliyor ve zaten yapıyor. İşte bu noktada ‘Neden’ ve ‘Nasıl’ sorularıyla düşünmeye başlayan insan, öncelikle hayati ihtiyaçlarını sorgulamaya başlıyor sonra daha rahat yaşamak adına kendi içinde sistemler geliştiriyor.

Geliştirdiği her sistemle birlikte gelişen düşünceleri daha mükemmel olanı ararken bulduklarının içinde kaybolup gidiyor ve hatta ne aradığını bile unutuyor. Fakat aramaya devam ediyor. Ne aradığını bilmeden aramaya devam ediyor. Yani atalarının izinden gidiyor. Fakat nesilden nesile aktarılan bu miras duygudan öteye geçmeyen bilgiden yoksun bir arayışa dönüşüyor. Ve tabii buna bağlı olarak büyük bir hırs ve tutkuyla karşılaştığı her şeye sarılıyor. Sahip oluyor. Sahip olduğuna en derinden nüfuz etmeye, içine alıp sindirmeye çalışırken öylesine bir hırs ve telaş içinde bulunuyor ki, elinde bir şey kalmıyor.

İnsanın bu hali hayatının hemen her alanına yansıyan bir alışkanlığa dönüşüyor. Hem bu durumundan memnun değil ve kurtulmaya çalışıyor, hem de daha büyük bir hırsla hemen her şeye sahip olmak için saldırıyor. Ve sonuç olarak şimdi içinde yaşadığımız çağın davranış modelini oluşturuyor.

Aşk, para, dostluk, mal, mülk, teknoloji, iktidar, güç, sağlık ve aklınıza gelen ne varsa sahip oluyoruz, tüketiyoruz, geliştiriyoruz, yok ediyoruz ve sonra yenilerini ve daha fazlasını istiyoruz.

Dışardan bakıldığı zaman doymak bilmeyen bir ihtirasla elde etmeye çalıştığımız ortaya çıkıyor ve üstelik sahip olmaya ve kazanmaya çalıştığımız şeylerin tamamının maddi olduğu görülüyor. Bu sırada kendimizi maddeye kaptırıyoruz ve maddenin bilgisine sahip olmak yerine sadece kendisiyle ilgileniyoruz. Yani şekiller, biçimler ve değer biçtiğimiz objelerin ne olduğundan daha çok ‘olması’ bizi ilgilendiriyor. ‘Benim olmalı’ duygusu içinde maddenin çekimine kapılıyoruz ve bunun içinde eriyip gidiyoruz.

Halbuki maddeye sahip olurken, maddenin bilgisine de beraberinde sahip oluyoruz fakat dikkatimiz objenin sadece kendisine yönelik olduğu için bu sırada bilgiyi kaçırıyoruz. İşte bu nedenle sahip olduğumuz maddeyi de kaybediyoruz ve tekrar ve tekrar elde etmek için uğraşıyoruz.

Bütün bunlar kısır bir döngü gibi görünebilir ve tekrarlayan tecrübeler şeklinde hayatımız akıp gidebilir. Veya bilgiyi yakalayıp gerçekten sahip olabiliriz. Kazandıklarımızı kaybetmemizin altında sadece öğrenmek yatıyor!

Kazanırken sahip olduğumuz şeylerin bilgisine de sahip olabilsek, tekrarlayan tecrübelerin acısıyla kıvranmayacağız. Çünkü gerçekten sahip olmuş olacağız.
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI