"Melike Karakartal" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Melike Karakartal" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Melike Karakartal

Plaj tipleri (2)

Dün 2012 model plaj tiplerine giriş yaptık. Bugün devam edelim.

“Uzun bacak”lar: Dolgu topuk terlikler, bacakları uzun gösterir. Bunu bilen kadınlarımız, plajların çetin şartlarında tuğla terliklerini çıkarmaz. Sadece denize girmek için çıplak ayak kalmak zorunda olan plaj kadınının işi zordur.
Güzel kızımız iskelede salınırken, 20 santim dolgu topuklu terliklerle, bacaklarını Heidi Klum’laştırmış ve hayranlık uyandırmıştır. Sıra denize girmeye gelince büyük sınav başlar.
İskele merdiveninin yanında terliklerini çıkaran kızımız, korkulu gözlerle etrafa bakınır; çünkü terlikleri çıkarınca bacaklar yüzde 35 kısalmış, rakım bir hayli düşmüştür. Endişelidir. Parmak uçlarında mümkün olduğu kadar yükselir, platform terlik üzerinde yürümeye alışmış bacaklarıyla nasıl hareket edeceğini bilememektedir...
Üstelik aksesuvarlarlarını, terliğini, gözlüğünü çıkarınca, kızımızın tüm “plaj kalkanları” iskelede kalmıştır. Su soğuk olmasa bile, “Ay çok soğoook! İhihihi” demesi, ne yapacağını bilememesinden, dolgu topuk terliklerini çıkarmış ve diğer kalkanlarını geride bırakmış olmasındandır.
Denize girdiğinde ise sorun kalmaz... Artık görünen bacakları değil, devasa topuzu sayesinde denizin üzerinde 8 rakamı gibi görünen kafasıdır...
Otantikler: Uzun siyah saçları, deri aksesuvarları, parmak arası terlikleri ve bedenlerine doladıkları Hint esintili çaputlarla rüzgarla birlikte iskelelerde dalgalanırlar. İçinde bulundukları topluluğun gizli lideri gibidirler. Bodrum’da evi olmayan bir otantik, otantik değildir. En kötü ihtimal evi olan bir dostları vardır, orada kalırlar. Otantikler, hep hararetli bir sohbet içindedir. Fakat yoğun gündemlerinin konusu anlaşılmış değildir.
Erkek olan otantikleri ise saçlarından tanırsınız. Kırlaşmıştır, ortası kelleşmiştir lakin 90’lara saplanıp kaldıkları için o saçları bir türlü kestiremezler. Enselerinde toplarlar. Kıl yumağı olmayan bir surat, onlardan değildir. Sakal ve bıyıkların arasından görünen bir tel sigara vazgeçilmez aksesuvardır.
Osmanoğulları: Eğer etrafınızı Burak Özçivit bıyıklı gençler sardıysa onları selamlayınız. Ona “Merhaba Osmanoğlu, nasılsın? Bu sene o tatlı yüzünü daha da tatlılaştıracak; adeta seni bir “smiley emoticon”una dönüştürecek Wilhelm bıyığı moda olacakmış, ona da uyacak mısın?” diye sorunuz.

Ve plajın en vazgeçilmezi...

Süper-ergenler: Aileden emekli 18-22 yaş arası bu gençlerin erkek olanları en az 30, kızlar ise 35 yaşındaki abla ve ağabeyleri gibi görünürler. Uzaktan kaç yaşında olduklarını kestiremezsiniz. Bunun için konuşmalarını dinlemeniz gereklidir.
Büyük sıkıntıları vardır: “Beance benim artık ailemle tatile çıkmam çok saçma yani anlıyo musuan?”, “Uffh, her gün aynı biiç’e geliyoruz, hep aynı tiplear uffh” gibi cümlelerle üzücü hayatlarıyla ilgili birbirlerine dert yanarlar. Kızlar, herkesin kendine “yazdığını” düşünür ve “Saercan bnni kesssiyo sürekli yhaa”, “Aeemre çk ypışkannn”, “Burak sürekli bakıyooh” cümleleriyle esasında kendi aralarında “kim en çok dikkat çekiyor” yarışı yaparlar.
Erkeklerin “Bırak oolum ya”, “Fiyuvvt, gesshenize su çok güzel”, “Bu akşam arabayı kim kullanıcak lan”, “Ağzınla iç olum”, “Haydeeeee” cümleleri dışında belirli bir konuyla ilgili konuştukları pek görülmez.
Erkek ve kızların ortak bir özellikleri vardır: Tüm yaz boyunca tatil yaptıkları için çok, çok ama çok koyu renktirler.

X