Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Penceresi kaç santim

<b>ANKARA</b><br>ÖNCE kayıtlar için açıkça yazayım. Hayır, saf değilim. Abdullah Öcalan’ın yattığı hücre 17 santimetrekare küçülecek yerde 170 santimetrekare genişleseydi bile...

PKK gazetelerde Adalet Bakanlığı’na teşekkür ilanı verecek değildi. Açılımın ilk gününden itibaren DTP Hükümete muhatap olmaktan kaçındı. İmralı’yı tek ve yetkili adres gösterdi. PKK da aynı mesajı sokaklarda veriyor. Kürt halkının Meclis’te değil Kandil ve/veya İmralı’da temsil edildiğini ileri sürüyor. O yüzden hücre meselesi bitse, yemek sorunu çıkacak, kuş sütlü sofra kurulsa bu kez “Voleybol oynadığı topun havası az” denilecek, bahane mi yok?

* * *

Ben bu satırları yazarken TV ekranında Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir konuşuyordu. Baydemir’in önerisini biliyorsunuz:
‘İmralı hücresi madem o kadar güzel diyorsunuz, Başbakan ve diğer siyasi  parti liderleri Öcalan gibi 11 yıl değil ama gidip 11 gün yatsınlar bakalım’ demeye getiriyor. Yani tek bir cümlede Öcalan’ı iktidar ve muhalefet liderleri ile eşitliyor.

* * *

DTP ile PKK’nın bu ortak tuzağını sadece polis/asker marifetiyle bozmak zor. Hatta devlet sertleştikçe PKK kan ve can buluyor kanaatine sahibim.
Ama daha beteri siyasi alandaki bölünme sebebiyle meydana geliyor. Tıpkı TBMM İnsan Hakları Komisyonu’ndaki oylamada yaşananlar gibi. DTP milletvekili Akın Birdal, komisyonun İmralı’da inceleme yapmasını, iddiaları araştırmasını öneriyor, 16 kişinin katıldığı oylamada sadece iki kişi olumlu oy kullanıyor. Yani Meclis Komisyonu Öcalan’ın durumuyla ilgili olmadığını açıklıyor.

* * *

Oysa Türkiye Cumhuriyeti her fırsatta demiyor mu ki, “Abdullah Öcalan sıradan bir mahkûm.” Kabul o zaman Meclis Komisyonu’nun diğer mahkûmlara gösterdiği ilgi ve denetimden mahrum kalmasına sağlam bir neden gösterin ki, inanalım. İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Zafer Üskül Hoca’ya sordum. “Gidilip inceleme yapılması daha doğru olurdu, tansiyon lüzumsuz yükseldi” dedi. Üskül Hoca’nın verdiği bilgiye göre komisyon 23 üyeden oluşuyor. Kurulduğu günden itibaren hemen her cezaevinden “yerinde inceleme” talebi geliyor. Geçen yıl 10 kadar yerinde inceleme yapan komisyonun uzman kadrosu sadece 4 kişi. Dolayısıyla her talebi karşılamaları teknik ve zaman açısından mümkün değil. Ancak anladığım kadarıyla CHP, MHP ve DSP’li üyeler komisyonda İmralı turuna kategorik olarak karşı çıktı. Hatta, “iktidar partisiyle DTP’nin birlikte İmralı’ya gitmesini” önerenler bile oldu. Yani niyet belli.

* * *

Ben de Zafer Üskül Hoca ve olumlu tek oyu kullanan iktidar milletvekili Abdurrahman Kurt gibi Meclis Komisyonu’nun İmralı’daki koşulları incelemesinden yanayım. Öcalan bunu “Kürt lideri” olarak değil, uygar bir ülkenin mahkûmu sıfatıyla hak ediyor. Gitseler ne görecekler meselesine gelirsek... Örneğin gazetelerde çeşit çeşit iddia arasında benim en çok ilgimi çeken pencere ebadı oldu. PKK yayın organlarına göre, pencere tavanda imiş, açılmıyormuş... Zafer Üskül’e bilhassa sordum, iddiaların gerçekle alakası yok. Pencerenin yerden yüksekliği 80 santim. Pencere yüksekliği 130, genişliği 60 santim, kanatları da açılıyor. Demem odur ki, eğer daha çok gencin hayata Öcalan’ın penceresinden veya İmralı perspektifinden bakmasını istemiyorsak... Açılımın siyasete uygulamasında devlet ciddiyetinden uzaklaşmayalım.

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI