"Yonca Tokbaş - Kelebek" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yonca Tokbaş - Kelebek" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yonca Tokbaş - Kelebek

Parasızlık hiç bu kadar feci vurmamıştı

Hayat kapıma hiçbir ay bu ayki kadar erken dayanmamıştı,

Yardımcım hiç kış ortası izine ayrılmamıştı,

İşte kıyamet hiç böylesi feci kopmamıştı.

 

Toplantılar, yıl sonuna beklenen raporlar beni hiç bu kadar sıkmamıştı. Ara ara uğrayıp yoklayan depresyon, hiç bu kadar sert ve uzun süre kafama vurmamıştı... Beklentiler, hedefler, istek ve hayaller hiç bu kadar çarpışmamıştı.

Evim hiç bu kadar dandini, hayatım hiç bu kadar yoğun, kalbim bu kadar sıkışık, gönlüm bu kadar dolu, beynim bu kadar meşgul, hayal dünyam bu kadar geniş, planlarım hiç bu kadar karışık olmamıştı,

Hiçbir sorumluluk zinciri üzerime bu kadar yığılmamıştı, hiçbir dönem bu kadar zorlayıcı olmamıştı, hiçbir sınav bu kadar damarıma basmamış,

Hiçbir tenkit bu kadar üzmemiş,

Hiçbir teşvik ve takdir bu kadar kıt olmamış, hiçbir takdir de bu kadar çok bekletmemişti.

Hiçbir komşu kazığı bu kadar koymamış,

Hiçbir yıl bu kadar çok tatsız hastalık haberi aldığım da olmamıştı, hiçbir tatsızlığın bu kadar uzadığı da olmadıydı...

Hayat hiçbir zaman bu kadar ciddi takılmamıştı.

Mıştı, dıydı, vıydı, fıydı... dı dı dı dı!

 

***

Saatlerce dırdırlanırdım size. Sayfalarca yazabilirdim içimdeki tümmm, sırf bana özel olmadıklarını bildiğim, perişanlıklarımı tek tek özenle. Şikayet ederdim halimden, en kolayı şikayet etmek değil de ne?

Ama etmiyorum, etmeyeceğim işte. Siz de etmeyin!

Silkinin ve kalkın ayağa bir zahmet. Doktoru da ilacı da bir yere kadar. Çözüm sizde. İnsan depresif oldu mu bu halinden zevk alıp alışır da oluyor. Ne kötü bir zaman kaybı!

Nasıl olsa hayat böyle; inişli çıkışlı, zorlu kolaylı, acılı ekşili, tatlılı tuzlulu... Hepsi bir arada; baharatı bol bir yemek şöleni değil de bu hayat ne?

Onu olduğu gibi kabul edip yaşayıp tad almak lazım, en acilinden hem de.

Bakın bu yıl da bitiyor işte!

 

***

Hem biliyor musunuz, bu yukarıdakileri sıraladım ama, hayatımda hiçbir dönem bu kadar da atlatılmamıştı. Daha önceleri kolaycacık altında kalmıştım yıkıntıların. Bana savaşmayı, bir şeylerin altından kalkmayı öğretti hayat bu zor dönemde. Bir dolu savaş yaptırdı; bazılarını kaybettim, bazılarını kazandım. Bazılarında yanıldım, bazılarında haklı çıktım. Çıktım da ne oldu? Hiiiç. Zafer çığlıkları atan bir tip hiçbir zaman olmadım.

Pes etmemeyi, küllerden doğmayı becertti bana hayat. Nasıl oldu bilmiyorum. Bazen zordu, bazen ben gözümde büyüttüm. Ama oldu. Büyümeye direndim, ama küçük de kalmadım. İnsanın durma, vazgeçme, tüyme şansı olmayınca, depresyon lüksü de kalmıyor kaçma lüksü de. Çalışmak zorunda kalıyor. Ve bu iyi bir şey.

Evin dandini olunca hamarat kesiliyorsun birden bire. Yemek olmayınca buluyorsun, yapan olmayınca pişiriyorsun. Kolaylıklar kalkınca ortadan, zorluklarla başetmenin kolay yollarını buluyorsun. Üretiyorsun. Üşenmiyorsun. Şımarıklıkları bırakıp kendini alaya alıyorsun. Adam oluyorsun bir şekilde.

 

***

İş kadını anneysen, aracı kalmayınca çocuklarınla aranda, adı her ne kadar “yardımcı” olsa da, sayesinde tam doyamıyorsun anneliğini yaşamaya ya; işte o yardımcı gidince, içgüdüleri inanılmaz bir anne olduğunu hatırlayıp dakkasına aslan kesilip 10 senedir hasret kaldığın anneliğine yeniden sarılıveriyorsun dört elle. Nasıl da iyi geliyor insana doya doya anneliğini yaşamak anlatamam size.

Saçı başı dağıtmak, ayakkabıların eşlerini şaşırmak, yetişememek zevk oluyor bunlara hasret kaldığın anları düşününce. İşteyken evde olmayı istediğini hatırlamak komik geliyor, evdeyken işte olmayı dilediğinde.

Ne uykusuzluk sorun oluyor, ne yorgunluk bahane. Hayatla başlıyorsun kafa kafaya gelmeye. “Ulan,” diyorsun, “yok öyle! Ne sen ne ben, ne ikilem. İkimiz beraber çözeceğiz her bir haltı öyle ya da böyle.”

 

***

Hayat seni sıkıştırınca sen zaman yaratır oluyorsun kendine...

Ailene, işine, gücüne, dostlarına, sevdiklerine...Gereksiz mesaileri asgariye çekiyorsun en nihayetinde. Seçici oluyorsun, önceliklerini keşfediyorsun yıllardır yapmak isteyip de bir türlü yapamadığın gibi hem de.

Hayat dersi dedikleri şey, işte bu bence.

Tabi almasını bilene...

 

***

Tüm saydığım “hiçbir” lere karşın, hiç bu kadar mutluluk duymamıştım yorgun olmaktan, anne olmaktan, kadın olmaktan...

Çok uzun zamandır hem de.

Yorulmanın tadına varabilmek de önemliymiş.

Haketmesi de.

Şikayeti kesin, yaşayın işte.
Yonca

“hepsi”

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI