Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Otomotivin sesine kulak verin

Otomotiv sektörü gerek ihracat, gerek vergi geliri, gerekse yarattığı istihdam açısından Türkiye’nin lokomotif sektörleri arasında yer alıyor.

Türkiye’nin en büyük ikinci ihracatçı sektörü ünvanını geçen yıl da koruyan otomotiv, 2004’te bir ilke daha imza attı. En fazla ihracat yapan şirketler sıralamasında ilk 5 arasına 3 otomotiv firması girerken, birincilik kürsüsü Toyota’nın oldu.

İhracattaki artışla birlikte Türk otomotiv sektörü, üretim açısından dünyada 18’inci, Avrupa Birliği ülkeleri arasında ise Almanya, Fransa, İspanya, İngiltere ve İtalya’dan sonra 6’ncı sıraya yükseldi. Yani devler ligine girdi.

Ancak Türkiye’nin devler liginde yerini sağlamlaştırması ve daha yukarıya çıkabilmesi rekabetçi avantajını koruması lazım. Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) geçen hafta düzenlediği bir toplantıyla bu avantajın sürdürülebilmesi için yapılması gerekenleri açıkladı. Önemli mesajların verildiği bu toplantıda altı çizilmesi gereken noktalar var:

- Dünyada 62 ülkede 60 milyon adet taşıt aracı üretiliyor. Üretimin yüzde 80’inini 5 sanayileşmiş ülkenin 10 firması yapıyor. Küresel üretim planları 62 ülkenin koşulları dikkate alınarak yapılıyor ve en avantajlı ülkeler seçiliyor. Bugün Türkiye, üretim için avantajlı ülkeler arasında bulunuyor. Ancak bu avantajı tehlikede...

- Türkiyenin araç üretiminde bugünkü rakipleri Polonya, Çek Cumhuriyeti, Slovakya, Slovenya, Romanya ve Rusya. Gelecekteki rakipleri ise Hindistan, Çin ve İran. Bu ülkeler otomotiv yatırımlarını çekebilmek için büyük teşvikler uyguluyorlar. Türkiye bu yüzden birçok yatırımı Doğu Avrupa ülkelerine kaptırdı.

- Türkiye’nin şu an ihracatını yaptığı ürünlerin ilki 2 yıl içinde tamamı ise 5 yılda ömrünü tamamlayacak. Bu nedenle Türkiye, bu araçlar yerine geçecek yeni ürünlerin üretimini almalı. Bu ürettiğimiz ürünler nasıl başka ülkelerden Türkiye’ye geldiyse, aynı şekilde buradan daha avantajlı ülkelere kayabilir.

- Orta vadede sanayiimiz 1.5 milyon adet üretim ve 1 milyon adet araç ihracatına ulaşabilir. Hedefimiz 480 binlik istihdamı ile 15 milyar dolar ihracat gerçekleştiren bir sanayi olmak. Bunun içinde 4 milyar dolarlık bir yatırım gerekiyor.

- Otomotiv firmaları Hükümetten, pazarda istikrarlı vergi uygulamaları, satış vergilerinde AB ile uyumun sağlanması, yeni yatırımlar için devlet yardımları mevzuatının geliştirilmesi, Ar-Ge devlet yardımlarının genişletilmesi, aşırı stok ve araç başına 100 dolar gibi ek maliyet yaratan bürokratik işlem ve giderlerin kaldırılmasını talep ediyor.

Bu sese geç olmadan kulak verin... Tüm engellere rağmen önemli bir başarıyı yakalayan otomotivin önünü açın. Türkiye’nin geleceğini karartmayın.

Karla kaplı otomobiller

Geçen hafta İstanbul kara teslim oldu. Kar yağışı nedeniyle birçok sürücü işlerine gitmek için toplu taşıma araçlarını kullandılar. Yolda mahsur kalmayı göze alan bazı sürücüler ise otomobilleriyle yollara çıktılar. Ancak bazı sürücüler sanırım üşendikleri için otomobillerin üstündeki karları temizlememişlerdi. Çünkü birçok otomobil karla kaplı bir halde yollardaydı. Bu sürücüler trafikte en önemli kural ‘gör’ü unutmuşlardı. Kar yığınının izin verdiği ölçüde trafiği görebiliyorlardı. Ayrıca bu sürücüler aracın üstünden savrulan karların da diğer araçları tehlikeye soktuğunun farkında değillerdi. Trafiğe çıkmadan bir fırça alıp, karları temizlemek o kadar zor mu? Merak ediyorum.

Karın İstanbul’a hediyesi çukurlar

Kar İstanbul’u terketti. Ancak karın faturası ağır oldu. Yolları açık tutmak için yapılan harcamalar trilyonları buldu. Karın yol açtığı fatura bununla sınırlı değil. Kar temizleme çalışmaları da yollara zarar verdi. Yapılan tuzlama ve asfaltın içine sızan suyun donması yolları çatlattı. Yollar büyük zarar görürken E-5, TEM otoyolunda çukurlar oluştu. Karayolları’na şimdi büyük iş düşüyor. Yolların biran önce düzeltilmesi lazım.
X