"Erdal Sağlam" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Erdal Sağlam" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Erdal Sağlam

‘Ortam hassas herkes dikkatli olmalı’

BAŞLIKTA okuduğunuz sözler, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) Başkanı Tevfik Bilgin’e ait. Bilgin bu sözleri elbette kendi alanıyla, yani bankacılık sektörüyle ilgili olarak söylemiş.

Ancak bu sözleri kimin söylediğine bakmadan okuduğunuzda, herhalde sizin de aklınıza, acaba bu sözler ne için edildi; siyasi atmosfer için mi, asker-sivil ilişkileri için mi, güvenlik kuruluşlarının hem kendi içlerinde hem birbirleriyle giriştikleri kavgalara ilişkin mi, uluslar arası konjonktür için mi, Türkiye’nin örneğin İsrail’le ya da ABD veya AB ile ilişkileri için mi, Ermenistan ya da Kıbrıs meselesi için mi, yoksa küresel ekonomik gidişat ya da içerideki işçi olayları ya da üretimdeki zorluklar için mi söylendi diye düşünebilirsiniz...


Şahsen kimin söylediğini bilerek okumama rağmen, acaba bu sözleri ne için söyledi diye, aklımdan bir sürü alan ve konu geçti...


Son dönemde genel ortamı izleyen her insanın aklına, bu soruların gelmesi çok doğal. Son dönemde içinde yaşadığımız atmosfer, en büyük işadamından sokaktaki bireye kadar herkesi karamsarlığa itecek kadar karamsar.


Bence asıl sorun ülkenin yönetilememesi. Ülkenin yönetilememesinden kastım; devleti oluşturan birimlerin hem kendi içlerinde hem de diğer birimlerle eşgüdümlerinin hiç kalmamasını, kimsenin altına artık sahip olamamasını ve dolayısıyla tümüyle ülke yönetimine bu havanın hakim olmasını kastediyorum.

Bence önümüzdeki dönem için asıl korkulması gereken unsur; kontrolsüzlük...


Gördüğüm kadarıyla yöneticilerin çoğu kendi altlarına hakim değil, belirlenen usul ve esaslar içerisinde kendi kurumlarını yönetemiyorlar. Yönetime rağmen alt birimlerin kafalarına göre davranma biçimlerinin hakim olmaya başladığını, Hükümet, emniyet güçleri, ordu, herkes için rahatlıkla söyleyebiliyoruz.


İşte asıl korkulması gereken yaşadığımız bu kontrolsüzlüktür. Kontrolsüzlük yönetimin, denetimin, disiplinin kaybolmasını, fevri hareketlerin hakim olmasını beraberinde getirir ki; bunun getireceği ortamın adı kaostur...


Kaos ise sonunda bir şekilde çözülür ama kaos ortamı rasyonel düşünme ve eylemi ortadan kaldıracağı için, kaostan çıkış da pek sağlıklı olamaz.

EKONOMİ KENDİ BAŞINA KÖTÜ DEĞİL


BDDK Başkanı Tevfik Bilgin, elbette bankacılık sektörü için söylediği bu sözlerle, yukarıda saydığım şeyleri kastetmiyordu. Zaten diğer alanlarda, siyasi ve idari alanda durum bu kadar vahimken ekonomiyle, bankacılıkla ilgili durum için o kadar karamsar tablodan sözedilemez. Ancak ekonomik gerekçelerden kaynaklanmasa da, bu siyasi ve idari kaostan kaynaklanan risklerin sonunda ekonomiyi, bankacılığı vurması da kaçınılmaz olacaktır.


İşte o nedenle ekonominin tüm aktörleri gibi bankacılar da son dönemde kurumların kendi içlerinde ve aralarında yaşadıkları çatışmaları kaygıyla izliyor.

BDDK Başkanı Tevfik Bilgin’in bu sözlerden kastına gelince...


Türev enstrümanlar ve lisans konusunda hassasiyetin devam edeceğini belirten Bilgin, “2010 yılında bankacılık yapmak zorlaşacak, endişemiz düşen kâr marjlarından dolayı riskli gruplarla ve ürünlerle çalışma ihtimali olmasıdır” dedi.


Krizden çıkışta bankacılık sektörünün reel sektöre destek olacağına inandığını kaydeden Bilgin, “Hassas ortamın bozulmaması için herkes dikkatli davranmalı” demiş ve sektörde gelecek yıl en önemli riskin kredi riski olacağını kaydetmiş.


Bankacılıkta durum iyi, BDDK sektöre hakim ama dediğimiz gibi; yaşanacak kaos ortamı, durumu iyi olan sektör ve kurumları da sonunda olumsuz etkiler.

X