Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Onlar krizin farkında mı sanıyorsunuz?

ÖNCEKİ gün karşılaştığım bir işadamı sordu: ‘‘Fatih Bey, Ankara'nın çıkardığı her kriz milyarlarca dolara mal oluyor. Böyle giderse önümüzdeki yıl ayakta kalan firma olmayacak.

Milliyetçilik adına yaptıklarıyla, Türkiye'yi yabancılara satıyorlar. Yarın öbür gün Türkiye'nin bütün üretim olanakları üç otuza yabancıların eline geçecek. Ülke her gün milyarlarca dolar kaybediyor. Bunu görmeyecek kadar kör mü bunlar?’’ Hayır kör değiller.

Sadece onlar işin ciddiyetinin farkında değiller.

Çünkü onların durumu iyi.

Onlar piyasada çarpışmıyorlar.

Onların maaşları ödeniyor.

Onların makam otomobilleri hálá Mercedes'in en lüks modeli.

Benzin devletten.

Lojman devletten.

Bırakın onları, onların altında çalışanlar bile ne tek bir makam aracını geri verdiler, ne tek bir lojmanı boşalttılar.

Kriz onları vurmuyor.

Kriz işadamını vuruyor.

Kriz işçiyi vuruyor.

Kriz esnafı vuruyor.

Dar gelirli memuru vuruyor.

Onlar hálá aybaşında kendi belirledikleri maaşlarını alıyorlar.

Canlarının istediği gibi döşettikleri lojmanlarda oturuyorlar.

Siz işten adam çıkarmanın acısını yaşarken, işten çıkarılmanın yüküyle ezilirken, onlar sevdiklerine iş ve ihale veriyorlar.

Onlar için kriz yok. Onlar durumun vahametinin farkına varacak noktada durmuyorlar.

Onlar ülkenin üstünde oturuyorlar ve yukarıya bakıyorlar.

Ülkenin tamamı battıktan sonra sıra onlara gelecek.

O zaman olan biteni anlayacaklar.

Ama çok geç olacak.

Bizim için de, onlar için de.

Ülke menfaatinden dönmek var mı?


ULAŞTIRMA Bakanı Enis Öksüz'ün peydahladığı her krizin ülkeye maliyeti birkaç milyar dolar.

Ve Enis Bey, bütün bu krizleri çıkarırken ülke menfaatini düşündüğünü söylüyor.

Hadi kendisine inanalım ve ülke menfaatini gözettiğini düşünelim.

Peki Enis Bey, her seferinde ikna olup kendisine dayatılanı yaptığına göre, zora gelince ‘‘ülkeyi satıyor mu?’’

Öyle ya, yaptıklarından ilki, krize neden olan dayatması ülke menfaatineyse, sonra fikrini değiştirmesi, kendi tanımıyla ülke menfaatine olandan dönmesi ülke menfaatine değildir.

Ben onun yerinde olsam, eğer ülke menfaatine bir şey yaptığımı düşünüyorsam bundan asla dönmem.

İçinde bulunduğum hükümet ve dahi partimin genel başkanı, hatta babam bile gelip rica etse ülke menfaatine aykırı bir şey yapmam.

Ülkeme ihanet edeceğime istifa ederim ve inanmadığım şeye imza atmam.

Enis Öksüz, ‘‘ülke menfaatine’’ kararlarından fırıl fırıl dönebildiğine göre, Öksüz'ün ülke menfaati anlayışının ne olduğunu doğrusu giderek daha çok merak ediyorum. Çünkü, ‘‘ülke menfaati için’’ yaptığı son engelleme, bırakın IMF'den gelecek parayı, sadece iç borç maliyetinin 2.5 milyar dolar artmasına neden oldu.

Sanayiye, ticarete, vatandaşa verdiği zararlar da cabası.

Acaba bu durum hangi ülkenin menfaatine?

Paparazzi terörü


FATİH Terim evinin terasında ailesiyle güneşlenirken denizden kendisini fotoğraflamak isteyen muhabirlere sinirlenip denize inmiş ve jet ski ile bindirmiş.

Gazeteler Fatih'i eleştiriyor.

Ben ise hak veriyorum.

Çünkü yapılan iş açık bir ‘‘medya terörü’’.

İnsan hakkına tecavüz.

Medyanın işi insanları rahatsız etmek, huzursuz etmek, taciz etmek değil.

Evinin balkonunda güneşlenen adamdan ne istersiniz?

Sevgili okurlar, bir an kendinizi Fatih Terim'in yerine koyun.

Bütün gün kameralar üzerinizde.

Poponuzu kaşıyamazsınız. Burnunuzu karıştıramazsınız.

En insani hareketlerinizi bile yapamazsınız.

Sadece Fatih mi?

Geçen hafta ben de Türkbükü'ne gittim.

Aman Allahım!

Her yana pusu kurmuş ‘‘paparazziler’’.

Sürekli bir denklanşör sesi, sürekli bir kamera hareketi.

Sadece şöhretli insanlar değil, sıradan vatandaş bile tedirgin.

Çünkü onlar da namlu gibi doğrultulmuş objektifin ucunda.

Yanlış anlamayın, bu fotoğrafları çekmek için yırtınan çocuklarda zerre suç yok.

Kabahat gazete ve televizyon yönetimlerinde.

Kullanmasalar bu görüntüleri, bu paparazziler de çekmeyecek.

Medya yöneticileri, o insanların yerine bir an kendilerini koysalar ve o fotoğraflara kendi eşleri, kendi kızlarının fotoğrafıymışçasına baksalar mesele hallolacak.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?


Öküz güdemeyeceklere kendimizi güttürdüğümüz için öküzden de beter olduğumuzu anladığımız zaman.
X