Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Ömer Dinçer’e bazı sorular

EĞER Başbakanlık Müsteşarı Ömer Dinçer medyaya, hakkında alınan YÖK kararının ardından bazı açıklamalar yapmasa idi, bu yazıyı yazmayacaktım (CNN Türk ve Milliyet). Kendini savunmak Dinçer’in en temel hakkıdır; ama benim elimdeki bazı bilgiler ile Dinçer’in bazı açıklamaları arasında farklar olduğu için bu yazıyı yazma mecburiyeti doğdu.

* * *

Ömer Dinçer
’in Yahya Fidan ile yazdığı iki kitap var. İkisiyle de ilgili intihal iddiaları içeren raporlar mevcut. Ama, Prof. Dr. Tamer Koçel’den aşırma yapılan kitap (‘İşletme Yönetimi’) ile ilgili intihal iddiası zamanaşımına uğradığı için bu kitap hakkında bir işlem yapılamıyor. Ama diğer kitap (‘İşletme Yönetimine Giriş’-6. baskı- Kasım 2003) zamanaşımına uğramadan (zamanaşımı Kasım 2005’te işlerlik kazanıyordu) hakkında intihal kararı verildi. Karar bir ay geç alınsa idi, bu kitap da işlem göremeyecekti.

1) Ömer Dinçer, kitaplarında kaynak göstermeden bazı alıntılar olduğunu kabul ediyor. Ancak, sosyal bilimlerde bazı kavramların kamuya mal olduğunu, herkesin bu kavramları aynı kelimelerle tarif ettiğini söylüyor. Örnek olarak da, kooperatif kavramının her yerde aynı kelimelerle açıklanabileceğini belirtiyor. Haklı!

Ancak bir kitapta sadece tarifler değil, kaynaksız alıntı yapılmış cümleler, paragraflar ve dahi sayfalar var ise böyle bir kitapta intihal (aşırma) olduğu kabul edilmez mi?

2) İddialara göre, ‘eğer kitapta intihal yapılan sayfalardaki cümleler kırmız kalemle, intihal yapılmayan cümleler yeşil kalemle çizilse, intihal yapılan bölümler o kadar çok ki, kitapta kırmızı sayfalar yeşil sayfalardan nerede ise fazla çıkacaktır!’

Açıkçası, kitapta sadece kamuya mal olmuş kavramlar olmadığı, çok yüksek sayıda aşırma olduğu iddia ediliyor. Yanlış iddialar olsalar dahi; hakkınızda suçlama yapan raporda kaç adet, kaç sayfa intihal iddiası olduğunu açıklar mısınız?

3) Dinçer; hakkında rapor düzenleyen bilim adamlarının işletme alanı uzmanı olmadığını söyleyerek, ‘işi bilmeyenlerin rapor tuttuğunu’ ima ediyor. Çok şaşırdım. Bilimsel eserlerde nasıl kaynak gösterileceği, nasıl alıntı yapılacağı, bilim dalından bilim dalına değişiyor mu? İşletme Bilim Dalı ile örneğin Tarımcılık Bilim Dalı’nın ‘eser yazma kuralları’ aynı değil mi? Ben bile intihali tespit edemez miyim?

4) Dinçer, henüz intihalin etik kurallarının gelişmediğini, normlarının tespit edilmediğini söylüyor. Yine haklı! Peki, Dinçer lehine oy kullanan ve hepsi hükümet tarafından atanan 5 üye dışında, aleyhine karar veren 14 üyeden bazılarının bu konuda kendisine hak verdiklerini ve bunu beyan ettiklerini biliyor mu?

Bu soru şundan önemli: Dinçer, aleyhine oy verenlerin kendisine karşı adeta bir komplo tertip ettiklerini ima ediyor. Halbuki, bu insanlar içinde intihalin tarifinin yeterince geliştirilmediğine dair görüşüne hak verenler de var.

5) Yahya Fidan neden ortada yok, neden ifade vermedi, vermiyor veya en ufak bir açıklama yapmıyor? O üniversiteyi terk edecek mi?

6) (Bu görüş doğrudan Dinçer’e ait değil ama önemli) Dinçer’i savunan bazı yazarlar ‘...Kaldı ki Danıştay’ın 8. Dairesi’nin, bir başka davada ‘ders notu niteliğindeki kitapların bilimsel eser sayılmayacağı, alıntı yaptığı iddia edilen ilgili eserin sayfa numaralarının belirtilmemesinin intihal olmadığı’ yolunda kararı mevcut’ diyorlar (Bugün-24.10.2005). Dinçer yazdığı ve piyasada sürekli satılan, defalarca basılan, referans verilen kitabının bir ders sırasında teksir edilen veya elle çoğaltılan notlardan farklı olduğu için ‘ders notu niteliğinde kitap’ olmadığını kabul eder mi?
X